Reklamı Geç
Kırklareli
16 Temmuz, 2024, Salı
  • DOLAR
    30.71
  • EURO
    32.91
  • ALTIN
    1967.5
  • BIST
    8994
  • BTC
    49397.326$

CHP NEREYE GİDİYOR, NE YAPMAK İSTİYOR

17 Haziran 2024, Pazartesi 22:25

        CHP, kurultay sonrası değişen Genel Başkan ve Genel Yönetimi ile girdiği 31 Mart yerel seçiminden büyük bir başarıyla çıktı ve yıllar sonrasında birinci parti oldu. Bu başarı, parti kadrolarında, tabanında ve geniş toplum kesimlerinde, büyük bir moral  motivasyon yarattı..
       Başarılı sonuçlardan sonra, genel başkan Özgür Özel olmak üzere, CHP’de ciddi hareketlilik başladı. Farklı toplumsal kesimlerin mağduriyetleri ve  sorunlarını  kamuoyunun gündemine getirmek, çözümü için  iktidarı zorlamak ve  somut çözüm  önerilerini kamuoyuna  açıklanmaya başlandı. İstanbul’da öğretmenlerin, Ankara’da emeklilerin, Rize’de Çay üreticilerin, Hayrabolu’da buğday üreticilerinin sorunları ile geniş katılımlı mitinglerle toplum kesimlerinin  sorunları gündeme getirildi. Ayrıca, haksızlık ve hukuksuzluklarla mücadele edilerek, özellikle, iktidarın muhalefetin kişi ve kurumlarını susturmak ve itaat ettirmek için yarattığı  siyasal davaların mağdurlarına destekler sunuldu. Bu etkinlikler, CHP’ye, ciddi güven sağladı, parti hakkındaki, yaratılmış yanlış  algıları büyük ölçüde değiştirme  sürecini başlattı.
          CHP genel başkanı Özgür Özel, birinci parti olmasının güveni ve  sorumluluğu içinde, ülkeyi yönetmeye namzet bir partinin başkanı olarak, bir yandan, yurtdışı ilişki ve tanınmışlığını geliştirirken, diğer yandan içeride, siyasal iktidarın, siyasi partilerin, meslek odalarının sendikaların ve  STK’ların  temsilcileriyle  görüşmeleri yapmaya başladı. Bu etkinlikler, şüphesiz, iktidar adayı bir  parti için, elbette yapılması gereken  iyi adımlardır. Ancak, bir projenin alt yapısı ve toplumsal temeli iyi hazırlanmadan yapılması amaçlanan faydayı sağlamayacağı gibi, zarar da verebilir. ‘Gerilimi azaltmak, normalleşme sağlamak, siyaseti yumuşatmak’’ girişimi, böyle algılanan bir projeye dönüşebilir. Çok  dikkat edilmelidir. Eleştirilere kızmak yerine ders çıkarılmalıdır. Biz haklıyız ne yaptığımızı biz biliyoruz tavrına savrulmak, milyonlarca  insanı, hayal kırıklığına, umutsuzluğa ve CHP’ye güvensizliğe itebilir. Çünkü, bu ülkede, yıllardır, siyaseti ve toplumu geren, normalleşmeyi  reddeden, gerilim çıkaran, her konuşmasında  hakaret, tehdit ve devlet baskısını kullanan kibirle tepeden bakan iktidarın kendisidir, bizzat AKP  başkanıdır. CHP, gerilimin  sorumlusu değil ki, gerilimi azaltmak için kapı kapı dolaşsın. 
           Saray iktidarı, 31 Mart seçimlerinde hezimete uğradı. İttifakta, sarayda, tabanlarında  panik ve  çözülme başladı. AKP başkanının, yumuşama ve gerilimi düşürme dediği, izlenen toplum ve memleket düşmanı siyasetten vazgeçmek, talanı durdurmak, hukuk ve  anayasal haklara dönmek değil, CHP’yi de, yedekleyerek, zaman ve moral kazanmak, panik ve dağılmayı önlemek, demokrasi geliyor diye dış kredi akışını sağlamak, muhalefeti yumuşatmak, pasifize etmek, yedeklemek, muhalefet belediyelerini  çalışamaz duruma getirmek, yeni vergi ve zamlara ortam hazırlamak  için bir göz boyamadır. Anormal olanı kurumlaştırıp, normal diye  kabul ettirmektir. CHP başkanı, bu süreçte, çeşitli kesimlerin  sorunlarını haklı olarak dile  getiriyor. Ama, bunu ‘’ sayın cumhurbaşkanına ileteceğim, anlatacağım, gündeme getireceğim, söyleyeceğim ’’ şeklinde söylemesi. iyi bir  yöntem değil. AKP başkanı, bu ülkeyi tek başına 22 yıldır mutlak şekilde yönetiyor. Bizzat, devlet benim diyor. Devletin istihbaratından bürokrasisine kadar  her yetki elinde. Memleket ve toplumu hangi felaket noktasına getirdiğini, siyasal İslamcı ve sermaye yanlısı zihniyetiyle, sizin  söyleyeceklerinizin, çok daha fazlasını biliyor. Bilmediği, görmediği neyi söyleyeceksiniz? Yoksa,‘’AKP başkanı iyi ama, çevresi kötü, yanıltıyorlar’’ diyen masallara mı inanıyorsunuz. Saray sakini,  başta emekliler, asgari ücretliler, sabit gelirlileri kamu  çalışanı, çiftçilerin vb durumlarını düzeltmek isteseydi, elinden tutan mı vardı? CHP, AKP başkanına  sorunları iletme merkezi değildir. CHP başkanı ve  her dereceden kadroları, sorunları  biz çözeceğiz, memleketi biz düzelteceğiz, Hukuku ve anayasal hakları, demokrasiyi biz sağlayacağız, iktidarı biz alacağız iradesinde ve kararlılığında bulunmalıdır. Halkı desteğe çağırmalıdır.
      Diğer yandan, CHP’nin gölge bakanlarının, saray bakanlarıyla görüşmesi tiyatrosu var. Bir kere, ortada gerçek anlamda bakanlar yok, sarayın sekreterler var. Bunların, istifa etmek iradeleri bile yoktur. Sadece af dileyebiliyorlar. Topluma ve meclise karşı sorumlu değiller, sadece tek adama  bağlılar. Bunlar, saraydan izinsiz adım atamazlar. Sorunları çözemezler, bizzat kendileri sorunun kaynağı. Görüşmeler, neye yarayacak. Boş işlerle uğraşmamak gerekir. Diğer yandan, onbinlerce, yüzbinlerce insanın oyu ile seçilmiş vekillerin, sonuç alınmayacağı bilinerek saraydan atanmış bakanlara göndermek ne derece doğrudur.? Boşuna  algı yaratmamak gerekiyor. Sorunları biz çözeriz, iktidara hazırız demek gerekir. Tek adam saray rejimi, kontrolündeki devasa devlet aygıtı ve yandaş medya gücünü kullanarak, bir yandan CHP ‘de iktidara yanaştı algısını yaratırken, diğer yandan parti içini dedikodularla, sorunlar yaratıp karıştırıyorlar. Özgür Özel-Ekrem İmamoğlu- Mansur Yavaş üçlüsünü, Cumhurbaşkanlığı için birbirlerine düşürme planı uyguluyorlar. Kimi partilileri de, bu tartışmalara alet ediyorlar. Bu tuzak görülmüyor mu.? 
        Cumhuriyet ve  Cumhuriyet devrimleri, başta  Laiklik olmak üzere, çağdaş değerler ayaklar altında. Okullar medreseye dönmüş, Taliban zihniyetli kadro, Milli Eğitimin başında şeriat uygulaması yapıyor. Ülke hızla ortaçağ dinci karanlığa gidiyor. Okullar tarikat yuvası olmuş. Parti devleti kuruldu. Halk iradesi yerine, saraydan kayyum atanıyor. Anayasa masalıyla diktatörlük hedefleniyor. Bu  konu yüksek sesle haykırılmalıdır. Sayıları 13 milyonu geçen  sığınmacılar, toplum ve  memleket için, nüfus, toplumsal yapı, ekonomi, güvenlik vb büyük sorun. İhaleler, sermaye çetelerine vergi affı, dar gelirliye vergi yükü, satılan memleket toprakları vb. konular haykırılmalı, toplumsal destek ve harekete öncülük edilmelidir. Sorunları ileteceğim ile olmaz. ‘’CHP, iktidara yedeklendi, bunlardan hayır gelmez’’ algısını yıkmak gerekiyor. CHP yönetiminin temel yönü ve görevi bu olmalıdır.    

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.

Facebook Yorum