Kırklareli
27 Haziran, 2026, Cumartesi
  • DOLAR
    30.71
  • EURO
    32.91
  • ALTIN
    1967.5
  • BIST
    8994
  • BTC
    49397.326$

TÜRKİYE NATO’NUN ÜYESİ Mİ, NATO’NUN (ABD’NİN) SÖMÜRGESİ Mİ?

27 Haziran 2026, Cumartesi 16:01


              İkinci emperyalist paylaşım savaşından galip  çıkan ABD, kapitalist emperyalist haydutluk sisteminin  yeni çetebaşı oldu. Savaştan sonra, dünya, bir yanda ABD liderliğinde Emperyalist blok, diğer yanda da. SSCB başkanlığında Sosyalist  Blok oluştu. Soğuk savaş dönemi de,  böylece  başlamış oldu.
        Türkiye’de, 1946 da, çok partili sistemle birlikte, iktidar ve muhalefette bir ABD hayranlığı başladı. Bu eğilim, Truman Doktrini ve  Marşal yardım masallarıyla  zirveye  çıktı. 1950 seçimlerinde iktidara gelen Demokrat Partinin, 10 yıllık Bayar-Menderes döneminde, Komünizme karşı ‘Hür Dünya’da yer almalıyız ‘karşı devrimci’  söylemleriyle, Türkiye, ekonomiden, siyasete, askeri, mali, ticari, diplomatik ve  köleleştiren ikili antlaşmalarla ABD’ye  peşkeş  çekildi. Bugünkü bağımlılığın bütün temelleri o zaman atıldı. ( Milli Birlik Komitesi Üyesi Haydar Tunçkanat- İkili Anlaşmaların  İç Yüzü kitabına bakınız)
                Demokrat parti, tıpkı bu gün AKP’nin halkı kandırdığı gibi, özgürlük gelecek, ekonomi düzelecek, baskılar gidecek, Türkiye küçük Amerika olacak yalanıyla gelip, tamamen, Amerikan mandacılığına girdiler. Önce, 1951 de, solcu avına çıkıp, Amerika karşıtı diye, yüzlerce aydını tevkif ettiler, işkenceden geçirdiler. 1952 yılında, sırf NATO’ girmek için, mecliste bile tartışmadan 5500 kişilik bir askeri birliği, ABD’nin Kore devletini bölmek için başlattığı, Kore savaşına gönderdiler. Yüzlerce askerin ölümüne, yaralanmasına ve tutsaklığına sebep oldular. İktidarın, bu mutlak bağımlılığı karşısında, ABD, 1952de Türkiye ve Yunanistan’ı, aynı gün  NATO üyesi yapılmasını sağladı. Bundan  sonra Türkiye, bağımsızlığını yitirip, NATO/ABD işbirlikçisi bir ülke oldu. Türkiye’nin NATO’ya  girmesiyle  tescillenen ABD işbirlikçiliği, bütün sağcı ve  dinci iktidarlar tarafından, bu gün de, aynen devam etmektedir. AKP iktidarı, bu işbirlikçiliğin açık ve  somut durumudur.
                NATO, kurulduğu günden beri, savaşları önlemiyor. tam tersine yeni gerilimler, yeni savaş sebepleri yaratıyor. Başta ABD olmak üzere, emperyalist ülkelerin çıkarını koruyor.. Emperyalizm, özgürlük değil, egemenlik peşinde oldu için, NATO, halkların  dostu değil  düşmanı bir örgüttür. ABD ve işbirlikçilerinin güzelleme masallarına rağmen, NATO, Emperyalist haydutluk sisteminin kanlı bir savaş örgütüdür. Türkiye, bağımsızlık için NATO’dan derhal çıkmalıdır.
        NATO toplantısı, bu yıl Ankara’da yapılıyor. Halkların düşmanı emperyalist ülkelerin ele başları da ,Ankara’da toplanacaklar. Bölge ve dünya halklarına, sahte barış, güvenlik, demokrasi, özgürlük, kalkınma  nutukları atacaklar, demokrasi ve halk düşmanı niyetlerini  gizleyecekler.
         Siyasal islamcı AKP tek adam  rejimi, NATO toplantısı nedeniyle, ülke genelinde, özellikle de Ankara’da, fiili sıkıyönetim ilan etmiş durumda. ABD ve NATO’ya karşı çıkar gerekçesiyle, ev baskınları yapılıyor. Gözaltına alınan yüzlerce bilim insanı, aydın, emekçi tutuklanıyor. Her türlü hak arama eylemi yasaklanıyor. 70 bin güvenlik görevlisi sahaya  çıkarılmış. Kamu hizmetleri tatil ediliyor. Nedir bu korku, panik, Aslında yapılan bu sınırsız tedbirler, sıkıyönetim ilanları, bir acizlik ve beceriksizlik  görüntüsüdür
      Avrupa’nın göbeğinde, ABD sarayının önünde, NATO protestosu, yapılıyor. Bunun, bir  özgürlük ve insan hakkı olduğu kabul ediliyor. Türkiye’de neden yasak oluyor? ABD’nin, katliamcı çeteliğine yaranmak için mi. Neden? Ülkemiz, NATO/ ABD’nin sömürgesi mi ki, her dedikleri yapılıyor? Ülkemizde, istedikleri yere, silah ve üs konuşlandırıyorlar. AKP, İsrail’e karşı hamasi nutuklar atıyor ama, ABD/NATO’nun, başta İncirlik ve Kürecik olmak üzere üstleri, ve füze bataryaları, İsrail güvenliği için çalışıyor ve ülkemizi hedef yapıyor. Önce bunu önleyin. Ülkedeki, bir avuç sermaye çetelerinin ve zenginleştirilen kesimin dışındaki, milyonlarca emeklinin, asgari ücretlinin, çalışanın durumunu düzeltin. NATO için gelenlerin yolundaki yoksulluk görüntülerine, branda çekmek, ve boyalamak, yoksulluğu gizler ama, ortadan kaldırmaz. 
         İktidar, hala soğuk savaş zihniyetiyle hareket ediyor. Eleştiriyi ‘tehdit’, protestoyu ‘Risk’ olarak görüyor. Çünkü, Anayasayı, hukuku, hak ve özgürlükleri ayaklar altına alan dinci bir rejim yürütüyor. Halktaki meşruiyetini yitirdi. Şimdi, Meşruiyetini ABD’den, Tramp’dan, NATO’lu emperyalist ülkelerden almak istiyor. Dün, Devrimci/Yurtsever 68 kuşağı 6. Filoyu protesto ederken, işbirlikçi iktidar ve dinciler karşı çıkıp saldırıyorsa, bu gün de, aynı durum devam ediyor. Kahrolsun emperyalizm ve kanlı savaş örgütü NATO
         YAŞASIN BAĞIMSIZ DEMOKRATİK TÜRKİYE MÜCADELEMİZ

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.

Facebook Yorum