Kırklareli
27 Haziran, 2026, Cumartesi
  • DOLAR
    30.71
  • EURO
    32.91
  • ALTIN
    1967.5
  • BIST
    8994
  • BTC
    49397.326$

   OKUYUCUYA  DOKUNMAK...

27 Haziran 2026, Cumartesi 10:04

               

    Edebiyat,insan ruhunun derinliklerine inen ve duygusal yönleriyle etkileyici bir sanat dalıdır.İster roman,hikaye,şiir olsun veya  edebiyatın başka dalları olsun,hatta gazetede bir haber bile olsa  okuyucu onda kendinden bir şeyler arar.O iletişim kanalında  yazılanlarla kendi dünyası arasında bir bağ oluşturmaya çalışır.Zaten o bağı kurduktan sonra arkası gelir.Bu bağ sadece edebiyatta değil hayatın her alanında da böyledir.En önemlisi yazılanların,anlatılanların kişinin kendisini alakadar etmesi gerekir ki yoksa  o kişi mevzudan uzak kalır.Biz buna  “okuyucuya dokunmak” deriz.Yani kitap fuarlarında veya buna benzer etkinliklerde   stanta  gelen bir okuyucunun yazarın   eseriyle yakından  ilgilenmesine karşılık, yazarın da  onunla diyalog kurmasını böyle nitelendiriyoruz.

   Serin bir Mayıs günü memleketim olan Uzunköprü Belediyesi ile   Trakyaşad derneğinin ortaklaşa organize ettikleri 1.Kitap Fuarı iş merkezlerinin de olduğu Belediye İş Hanının salonunda standımızı kurmuş tanıdık,tanımadık eş dostu,okuyucularımızı standımıza gelmesini bekliyoruz.U şeklindeki salon kalabalık bir yazar-şair dostların stantlarıyla dolu.Belediyenin bizlere olan ilgisi,hizmeti olağanüstü.Karnımızı doyurdular.Bunun yanında çay,kahve hizmeti de sınırsız.Sağ olsun bizimle yakında ilgilenen kadın görevli  bir dediğimizi ikiletmedi fakat her nedense etkinliğe gelen hiç yok gibiydi.Esnaf tabiriyle adeta sinek avlıyorduk.Bir ara gayet kibar,oldukça konuksever  bir kişi olan  Belediye Başkanı ekibiyle birlikte bütün stantları dolaşarak bizlerle tanıştı,sohbet etti.Beni de sadece bir yakın arkadaşım ziyarete gelip uzun uzun sohbet ettik,o kadar.Hal böyle olunca “Körler sağırlar birbiriniz ağırlar”misali yazarlar bu kez kendi aralarında birbirlerinin kitaplarını imzalamaya başladılar.Üstümde kalın bir mont olmasına rağmen serin salonun serin betonunda yazlık ayakkabılarımla iliklerime kadar üşümeme rağmen başkaları gibi işim var deyip oradan ayrılmak aklıma bile gelmedi.Ben de yanıma gelen birkaç yazar arkadaşla fotoğraf çekilip birbirimize kitaplarımızı imzalayıp hediye ettik.Ben ayaklarımdan üşüyünce sık sık tuvalete çıkmaya başlamıştım.Saat 16.00’ya doğru standıma ellili yaşlarda genç sayılabilecek başı bağlı bir kadın geldi.Benim hemen arkamdaki tanıtım afişinde “Ötekiler,Taşeron İşçiler “kitabımın kapağındaki üstü açık bir kamyonetin kasasında yolculuk yapan mavi elbiseli işçileri olduğu afişi göstererek:

“Hocam,kaç kez oldu afişinizin önünde geçerken bana kendimi   o kamyonetin üzerinde hissettirdiniz ”dedi.Ben çok şaşırdım kaldım tabii ki.”Buyrun yanıma gelin”diyerek onu yanımdaki boş sandalyeye buyur ettim.Genç kadın yanıma oturdu ama gözü hala afişteydi.Buğulanmış dostane bakışlarla derin bir hiç çekerek:

“Hocam,bu resmi kitabınızın kapağına nasıl buldunuz?”diye merakla sordu.Ben de  ”Bu resimden niye bu kadar etkilendiniz?”dedim.”Deşme yaramı”diyorcasına genç kadın okuyucumla derin bir sohbete daldık.Fatsa’lıymış.Bir zamanlar Karadeniz’in çekim merkezi  olan Fatsa’nın efsanevi Devrimci Belediye Başkanı Terzi Fikri Sönmez’in memleketlisi. Ablası da yazar olup Uzunköprü’ye çok yakın  bir köyden biriyle evliymiş.Kitaplarını karşı stantda sergilemişti.Salona ilk girdiğimde yazar ablasıyla tanışmıştım ama onu hiç fark etmemiştim doğrusu.İstanbul’da yirmi yedi yaşında bir oğluyla birlikte yaşıyorlarmış.Eşi Diyarbakırlı olup,işin enteresan tarafı eşinin siyasi yapısı bizim gelenekten olup yakın zamanda vefat etmiş.Gam yüklü olduğu her halinden belli kadın okurum eşim Diyarbakırlı deyince ben de Ahmet Kaya’nın o ünlü şarkısından  esinlenerek “Adı Bahtiyar mı?”dedim.Güldü,”Hayır”dedi.Çok sevdiği eşinin ismini bana söyledi.Ayrıca,”Kendi kızlık soyadımı kullanmayıp sadece eşimin soyadını taşımaktan onur duyuyorun.”dedi.İstanbulda merdiven altı dedikleri bir tekstil atölyesinde çalışarak hayatlarını idame ettiriyorlarmış.

  “Ben de taşeron işcisiyim”dedi hüzünlü bakışlarıyla.Çalıştığı tekstil atölyesinin bir hayvanı bağlasanız durmaz hijyenik olmayan   yemekhanesinden,ihtiyaçlarını gidermek için erkeklerle ortak kullanmak zorunda oldukları tuvaletlerden ve daha birçok şeylerden bahsetti.Sonra kitaplarımı tek tek incelemeye başlayarak niye yazma gereği duyduğumu sordu.Ben de  her bir kitabımın yazılış hikayesini dilim döndüğünce anlatmaya çalıştım.O dramatik hayat hikayesini anlatınca  haliyle ben de hüzünlendim.Ona,  çok beğendiği “Ötekiler Taşeron İşçiler”kitabımı  hediye etmeye kalktım.

  “Hayır! dedi benim param var.Siz de emek harcıyorsunuz,olmaz öyle şey”deyip benim de yönlendirmemle toplumsal içerikli üç kitabımı imzalatarak ücretini ödedi.Sohbetimiz uzayınca ablası da yanımıza gelerek o da bize katıldı.Çay servisi yapan kadının bıraktığı sıcak enfes çaylarla içimiz ısınmıştı.Hazır yakalamışken onlara Fikri Sönmez’in belediye başkanlığı dönemini sordum.O yıllarda yaşları küçük olduğu için başkalarından duydukları çok güzel  şeyler aktardılar.Ben de çeşitli vesilelerle  Fatsa’dan tanıdığım Fikri Sönmez’in oğlu Naci Sönmez  ve daha birkaç kişiden bahsettim.Ablasının stantına ziyaretçiler gelince benimle  fotoğraf çektirip  vedalaşarak yanımdan ayrıldılar.Saat 19.00’a doğru gece sazlı sözlü,şiirli programa  kalacakların haricinde olan yazarlar yavaş yavaş satantlarını toplamaya başlamışlardı.Ben de toplanıp  salonu terk ederken  onlar da stantlarını topluyorlardı.Özellikle “Ötekiler,Taşeron İşçiler”kitabıma  böylesine ilgi gösteren kadın okurumun  yaklaşımı bende şöyle bir duygu oluşturdu.Kitap fuarlarında okuyucular  stantlardaki kitapların görsellerinde kendinle özdeşleştirdiği objeler  üzerinde yoğunlaşıyorlar.Ondan sonra kitaplarını eline alarak içine sinerse o kitabı alıyorlar.Yazar da stantına gelen ziyaretçisine  bir müşteri gibi değil  de  bir kitap dostu gibi görürse ancak o zaman okuruna dokunmuş olur.Başka türlüsü yakışık almaz zaten.Ve böylece her şey amacına ulaşmış olur.Kalın sağlıcakla.

                

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.

Facebook Yorum