LAİKLİK ÖZGÜRLÜKTÜR.. BİRLİKTE SAVUNALIM
22 Şubat 2026, Pazar 15:35
Anayasa mahkemesince ‘’LAİKLİK KARŞITI HAREKETLERİN ODAK NOKTASI OLDUĞU’’ tescil edilen, siyasal islamcı AKP iktidarı, son zamanlarda, Laiklik ilkesine ve laik yaşam tarzına doğrudan saldıran davranışlar ve uygulamalarına hız verdi. Saray rejimi, bir yandan, parti devleti haline getirdiği bürokrasi aracılığı ile, bir yandan, maddi, manevi ve kurumsal olarak destekleyip koruduğu, bürokrasiye yerleştirdiği, emperyalizmin ileri karakolları durumundaki CEMAAT/tarikat militanlarının azgın saldırılarıyla, Türkiye’ de dinci monarşik bir rejimi yerleştirmeye çalışıyor.
Ana okulundan üniversiteye kadar, her kademedeki okullar ve eğitim öğretim işleri, açıkça, Cumhuriyet düşmanı, gericiliğin sembolleri tarikatlara teslim edildi. Ramazan bahanesiyle kurumlara gönderilen genelge, tam bir şeriat propagandasıdır. Küçücük beyinlere, hurafe ve korku salan, pedegoji dışı garabettir. Zorla, çocuklar, din diye, Arap kültür emperyalizminin kalıplarına sokuluyor. Her veli, bu bilim dışı uygulamaya karşı çıkmalıdır. Devlet kurumları, tarikat, cemaat, ve ırkçı yapılar tarafından paylaşılmış durumda. Bu yapılar, sokakta, mahkeme koridorlarında, devlet kurumlarında, açıkça, ‘kahrolsun laiklik, yaşasın şeriat’ diye slogan atıp meydan okuyorlar. Toplumsal yaşama müdahale ediyorlar. Hangi konserin veya tiyatronun, hangi sinema ve konferansın yapılıp yapılmayacağına, cemaatlerin isteği doğrultusunda, idare ve adli makamlar öyle kararlar veriyor. Bu gerici yobaz azgın azınlık, kimi ve ya hangi kurumu, yapıyı hedef gösterirse, hakkında işlemler yapılıyor. Anayasada, ‘Türkiye laik, Demokratik, sosyal hukuk devletidir’ denmesine rağmen, siyasal islamın temsilcisi ve proje partisi olan AKP yüzünden, Laikliği savunmak, yasak, Şeriatçılığı savunmak artık serbest olmuştur.
Siyasal islamcılar, toplumda, samimi inanan insanları aldatarak, eğitilmemiş kesimleri kullanarak, ‘Laiklik dinsizliktir’ yalanı ve iftiraları atarak, toplumsal taban yaratmaya çalışıyorlar. Aslında bu proje, başta ABD olmak üzere, emperyalizmin, islam ülkelerinde demokrasiyi ve bağımsızlık düşüncesini yok ederek, sömürmesi için uydurduğu bir yalandan ibarettir. Siyasal islamci iktidar ve cemaatler de, bu projenin uygulayıcılarıdır. Çünkü, siyasal islamcı cemeatler ve iktidarlar, yaptıkları her türlü, soygun, talan, rüşvet ve ahlaksızlığı, sahtekarca din maskesiyle kapatıp, halkın aç ve yoksulluğunun sebebini, tepkisini, başka alalara, muhalefete, yada yarattıkları hayalı düşmanlara yöneltmek istiyorlar. İslam ülkelerinde, halklarına, şükretmeyi, bir lokma bir hırka masalını anlatan, iktidar muktedirlerine ve cemaat/tarikat şeflerine bakınız, hepsi lüks yaşam içindeler. Toplumları yoksulluk ve perişanlık içindeler. Dini ve samimi din inancını kullanarak, zenginliklerine zenginlik katıyorlar.
Din sosyolojik bir olaydır. Her toplumda farklı inançlar olmuştur. İnanç, kişi ile inandığı varlık/ilah arasındaki bağdır/duygudur. Bu inanç, ne zaman ki, egemenlerce, siyasi ve ticari çıkar ve nüfuz olarak kullanılmaya başladıysa, din, kutsallığını ve saf inanç yapısını kaybetmiş, siyasi sömürü aracı haline getirilmiştir. Türkiye’de ve islam ülkelerindeki ‘Siyasal İslamcıların’ yaptığı budur. Avrupa’da, Kilisenin yaptığı da, böyleydi. Ancak, Avrupa’da, Reform ve Rönesans aydınlanması yaşandığı için, din işleri ile devlet işleri ayrıldı. Sonrasında, toplum, papanın/ papazların fetvalarıyla değil, aklın ve bilimin ışığında yürüyerek kalkındı. Ne yazık ki, İslam dünyasında, böyle bir reform ve rönesans yaşanamadığı için, İslam ülkeleri, akıl ve bilim yerine, dogmatik kalıplarda geri kalmaya ve emperyalizme hizmete devam ediyorlar.
Laiklik, dincilerin dediği gibi, din inanca düşmanlık değil, dinin ve inancın özgürleşmesidir. Devlet ve toplum alanında, aklın özgürleşmesi, insanın özgürleşmesi, özgür birey olmasıdır. Bilimin ışığında yol alınmasıdır. Devlet, soyut bir kavramdır, insan değildir. Bu yüzden, devletin dini olmaz, insanın dini, inancı olur. Devleti yönetenler, kişilerin inancına ve inanmayışına, saygı duyarsa, zorlama ve ayrım yapmazsa, o zaman, devlet laik devlet olur. Demokrasi ve hukuk olur. Din çatışması değil, inançlara saygı olur. Ülkemizdeki ve diğer İslam ülkelerindeki siyasal İslamcılar, kendileri, birer sömürü projeleri oldukları için, halkın, ümmet/ kul olarak kalmasını, kendilerine ilahi vasıflar ekleyerek, saltanat sürmeyi istedikleri için, Laikliğe ve Demokrasiye karşı oldukları için şeriat istiyorlar.
Laiklik, özgür insan olmaktır. Akıl ve bilim yolunda yürümektir. Medeniyettir. LAİKLİĞİ HEP BİRLİKTE SAVUNMALIYIZ ASLA TESLİMİYET YOK.

Yorum Yazın
E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişdir.
Facebook Yorum