Kırklareli
18 Mart, 2026, Çarşamba
  • DOLAR
    30.71
  • EURO
    32.91
  • ALTIN
    1967.5
  • BIST
    8994
  • BTC
    49397.326$

KÜRESEL ISINMAYA ÇÖZÜM YENİLENEBiLİR (YEŞİL) ENERJİ Mİ?

18 Mart 2026, Çarşamba 13:20

 Fosil yakıtların(Petrol, kömür, doğalgaz, kaya gazı…) gezegeni tüm canlılar için yaşanmaz hale getirdiği tartışmasız bir gerçek.

Sermayenin enerji franksiyonları arasında (Fosil yakıttan yana olanlar ile yenilenebilir enerjiden yana olanlar arasında) mücadele sürüyor. Fosil yakıt sermaye fraksiyonu (Trump onların temsilcisi. Küresel ısınmayı yadsıyor! Bundan dolayıAmerika Paris İklim Anlaşması’ndan çekildi.) insiyatifi ele geçirmiş durumda.  ABD’nin İran’a saldırarak fosil yakıt rezervlerin %20’nine sahip Ortadoğu’yu yeniden dizayn etmek istemesi bunun en büyük göstergesi! Savaşın bizzat kendisi Küresel Isınma’yı derinleştiriyor.Fosil yakıttan yana olan sermaye franksiyonunun insiyatifi ele geçirmesi Küresel Isınma Cehennemine odun atmak anlamına geldiği açıktır!  Peki Yenilenebilir Enerji, Küresel Isınma’ya çözüm mü?  Fosil yakıttan, yenilenebilir enerjiye geçiş yani enerji dönüşümü kulağa çok hoş geliyor. Rüzgar türbinleri,Güneş panelleri, Elektirikli otomobiller, Sıfır karbon hedefleri. Fosil enerjiden, yenilenebilir enerjiye(yeşil enerji) geçişin bir karanlık yüzü var. Karanlık yüz  17  nadir toprak elementlerinde saklı! Her biri cep telefonlarında, rüzgar türbinlerinde, güneş panellerinde, elektirikli otomobillerin motorlarında yani hayatımızın içinde ve tam merkezinde. Kurtuluş olarak sunulan yenilenebilir enerji de kullanılan nadir toprak elementleri çıkarılması yeni bir felaket anlamına gelir. Nadir Toprak Elementleri’ni çıkarabilmek çok zor. Cevherin içindeki %1’lik NTE’yi çıkarabilmek için tonlarca kaya parçalanır, asitle yıkanır,geriye zehirli bir çamur ve radyasyonlu atıklar kalır. Yeşil Teknolojiyi elde etmek için toprağın rengi, suyun berraklığı ve yaşamın dokusu yok edilir. Bugün dünyanın bir çok ülkesinde “yenilenebilir enerjiye” geçiş gerekçesiyle Çevre yasalarındaki standartlar düşürülüyor. AB’nin “Kritik ham maddeler yasası” nda bile çevre izin süreleri kısalıyor. Türkiye’de de benzer bir söylem yerleşmiş durumda; “Milli Çıkar” için Çevre engel olmasın! Kime göre milli çıkar? Bu yaklaşım yenilenebilir enerji dönüşümünü, Çevresel gerileme  potansiyelini de beraberinde   taşıyor. Yeşil dönüşüm denilen şey, doğayı koruma değil,doğadan daha fazlasını alma anlayışı ile yürütülüyor. Karbonsuz bir yaşam uğruna zehirli bir yaşam. Kırk katır mı, kırk satır mı? durumu!  Öte yandan gezegendeki yaşam için felaket anlamına gelen “Nükleer Enerji”de temiz enerji sınıfına dahil edildi! Ayrıca NTE’nin bulunduğu ülkeler, Kapitalist-Emperyalist ülkelerin baskısı altında. Bu baskı yeni savaşları beraberinde getirir. Peki gerçek çözüm nerede?  Her şeyden önce şu gerçeği kabul etmek zorundayız. Kapitalizm sınırsız, büyüme, yayılma, genişleme, eğilimine ve dinamiğine sahip bir üretim tarzı.Kapitalizm sürekli büyümek zorunda olan bir sistem, aksi taktir de yok olur! Aşırı ve gereksiz üretim ve tüketim ekolojik yıkımlara yol açıyor. Sınırsız büyüme, her şeyin sınırlı olduğu bir gezegende asla mümkün değil. Başta Küresel Isınma olmak üzere ekolojik sorunlar ve ekolojik çöküşler bundan kaynaklanıyor. Bugün doğadan çekilen %30 kaynak ile 8,5 milyar insana  insanca bir yaşam kurmak mümkün! Öte yanda Kapitalizmin tarih sahnesine çıktığı 16.yüzyıldan bu yana savaşın olmadığı bir gün yok! Geride bırakılan beş yüzyılda jenositler,kitle katliamları, vahşet ve savaşlar istisna değil, kural. Böyle bir üretim tarzında ne vahşi madencilik olmadan  yenilenebilir enerjinin ihtiyacı olan Nadir Toprak Elementleri çıkarılabilir  ne savaşlar  önlenebilir, ne de her şeyin sınırlı olduğu bir gezegende sınırsız bir büyümenin neden olduğu  ekolojik yıkımlar önlenebilir! Ne yapılsa kapitalizm yeşile boyanamıyor! İvedi olarak ideolojik kölelikten kurtulmak ve ekolojik yıkımın sorumlusu kapitalist sistemle hesaplaşmak gerekiyor.  
Çözüm türümüz insanoğlu kapitalizmi aşıp,insanın ve doğanın  sömürülmediği  yeni bir uygarlık inşa etmesinde. Yani “Eko-Sosyalizm”de!!!


 

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.

Facebook Yorum