Kırklareli
23 Ocak, 2026, Cuma
  • DOLAR
    30.71
  • EURO
    32.91
  • ALTIN
    1967.5
  • BIST
    8994
  • BTC
    49397.326$

2026 YILINA GİRERKEN EMEKLİLER

16 Ocak 2026, Cuma 10:09

 
        AKP/Saray iktidarının, özellikle  son on yılında, Emekliler, yoksulluktan da  öte, açlık ve  sefalet içinde yaşamaya mahkum edilmiş durumdadır. İktidar, bu durumu, kaynak yok, imkanlar bu kadar, daha fazlasını veremeyiz diye açıklamaya devam ediyor. Sonra da, utanmadan, sıkılmadan, ahlaksızca, emeklilerimizi ve çalışanlarımızı enflasyona ezdirmedik masalını anlatıyor. Kaynak yok sözü de, enflasyona ezdirmedik sözü de, yalan ve ahlaksızlıktır. Ülkede yeterince kaynak var, ama iktidar,   paylaşımı adaletli yapmıyor, kaynakları, halktan alıp zenginlere, yerli ve yabancı sermaye çetelerine, emperyalist tefecilere aktarıyor. Emekliye ve çalışana düşman bir politika izleyerek, Biz  emeklileri  enflasyona, hayat pahalılığına  ezdiriyor. Açlığa ve sefalete mahkum ediyor.
       AKP, başta ABD olmak üzere, emperyalist bir proje olarak kurulmuş, bütün kaynaklar ve  siyasi ilişkiler kullanarak iktidar yapılmış, emperyalizmin işbirlikçisi bir  partidir. İşbirlikçi iktidarın ve efendilerinin temel amacı, Anayasasında ‘’laik, demokratik, sosyal ve hukuku  devletidir’’ diye tanımlanan, Türkiye Cumhuriyeti rejimini, dinci/şeriatçı, ümmet esasına dayanan, ABD temsilcisi Tom Barak isimli CIA  ajanının deyimiyle, Ortadoğu’daki bütün ABD işbirlikçisi iktidarlarının olduğu  gibi, ‘’hayırsever Monarşilere’’ dönüştürmektir. AKP iktidar olduğu günden beri, bu projeyi adım adım hayata geçirdi. Geldiğimiz  süreçte, Cumhuriyet rejimi, yargısından yürütmesine, yasamasından, bütün bürokratik kurumlarına kadar, özünden ve işlevinden  koparılarak, laikliği değil, siyasal islamı referans alan, tek adam rejimine  dönüşmüştür. Ülke, tarikat/cemaatlerin, dinci vakıf ve  radikal cihatçı örgütlerin, uyuşturucu baronlarının, soygun çetelerinin, sığınmacıların,  cirit attığı alan olmuştur. Bu nedenle, ülkedeki sorunların çözülebilmesi için, acil olarak, siyasal İslamcılarca ele geçirilmiş Cumhuriyeti, yeniden kurtarmak, Laik, Demokratik Cumhuriyeti yeniden, ilke ve kurallarıyla kurmaktır. Bunun  için, söylemler değil, Laik Cumhuriyetten yana her kesimin elini taşın altına sokması gerekiyor.
        Emekliler, kendileri 17 milyon, yakın çevreleriyle 25-30 milyonluk sayılarıyla, ülke  nüfusunun  üçte birini  oluşturuyorlar. Buna rağmen, AKP iktidarı tarafından, işsizlerden sonra, ülkenin, en yoksul ve açlık sınırının altında sefalet içinde yaşamaya mahkum edilmiş durumdalar. Neden böyle oluyor. Çünkü, emekliler örgütsüzler, dağınıklar, güçlerinin farkında değiller, insanca yaşama hak mücadelesine katılmıyorlar, İktidarın ve cemaatlerin, soygun ve talanını gizleyen, dinci söylemlerinin, etkisiyle, ‘’şükür’’ teslimiyeti içinde ölümü bekliyorlar.
         Emekliler, Emekli arkadaşlar. Yoksulluk, sefalet ve açlık içinde yaşamak, kader değildir. İnsanca bir yaşam mümkündür ve hakkımızdır. Emekliler olarak, onlarca milyonluk bir gücüz. Gücümüzün  farkına varmalıyız. Emekli sendikalarında örgütlenmeliyiz., İnsanca yaşama hakkımız için  mücadele etmeliyiz. STK’ların yürüttükleri, ekonomik, demokratik ve sosyal hak mücadelelerine katılıp mücadeleye destek olmalıyız. Emeklileri, bilerek ve yok sayarak, sefalete mahkum ederek, bir an önce ölmemizi bekleyen, emekliyi, saygın insan yerine koymayan, kaynakları  kendilerine ve yandaşlarına aktaran, AKP ve ortaklarının iktidarına, artık oy vermemek gerekiyor. Oy verecek olanları uyarmak gerekiyor. Çünkü, AKP iktidarının, ülke kaynaklarını  adaletli dağıtmıyor. Kaynakları, başka kesimlere  aktarıyor. emeklilere komik denecek sadakalar veriyor. Adeta, dalga  geçiyor. Emekliler, hak ettikleri insanca yaşamak için, demokratik mücadeleye kararlılıkla  katılmazlarsa, hatta, tuzağa düşüp iktidara oy vermeye  devam ederlerse, sonra da,  geçinemiyoruz, beslenemiyoruz, barınamıyoruz diye  sızlanmalarının hiçbir  anlamı olmayacaktır. Çünkü, iktidara destek  oldukları için bu sefaleti, fazlasıyla hak etmiş olacaklardır.. Bu nedenle , Emekliler, kendi kaderlerini kendileri belirleyecektir. Dışarıdan bakarak, başkaları yapsın diyerek, çarşı- pazarda perişanlık içinde sızlanarak, insanca yaşama hakkı elde edemeyeceklerdir.   
        Emekli  arkadaşlar.  İktidar, emekli yılı dedi, emekliler perişan oldu, Aile yılı dedi,  bir  avuç sermaye ve yandaş dışında, bütün  aileler perişan oldu. Yıllardır, emeklileri yok sayan, insan yerine koymayan, bütçeden insan haysiyetine yaraşır bir kaynak  aktarmayan, ahlaksız ve vicdansız vergilerle, cezalarla, mal ve hizmetlere yaptığı astronomik zamlarla, hayatımızı daha da  çekilmez hale  getiren, AKP iktidarı, başta kaldığı sürece, 2026 yılı da, emekliler için,  geçmiş yıllardan daha  beter olacaktır. Öyleyse, 2026 yılını, insanca bir yaşam hakkı için mücadele yılı yapalım. Uzaktan seyretmeyi, ilgisizliği, sızlanmayı bırakalım, umut ve iradeyle örgütlenip mücadele edelim. Mücadele etmeden hak kazanılmaz. Her mücadele, belki başarılı olmaz, ama yalnızca mücadele edenler kazanır. Görev başına

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.

Facebook Yorum