2026 YILINA GİRERKEN EMEKLİLER
16 Ocak 2026, Cuma 10:09
AKP/Saray iktidarının, özellikle son on yılında, Emekliler, yoksulluktan da öte, açlık ve sefalet içinde yaşamaya mahkum edilmiş durumdadır. İktidar, bu durumu, kaynak yok, imkanlar bu kadar, daha fazlasını veremeyiz diye açıklamaya devam ediyor. Sonra da, utanmadan, sıkılmadan, ahlaksızca, emeklilerimizi ve çalışanlarımızı enflasyona ezdirmedik masalını anlatıyor. Kaynak yok sözü de, enflasyona ezdirmedik sözü de, yalan ve ahlaksızlıktır. Ülkede yeterince kaynak var, ama iktidar, paylaşımı adaletli yapmıyor, kaynakları, halktan alıp zenginlere, yerli ve yabancı sermaye çetelerine, emperyalist tefecilere aktarıyor. Emekliye ve çalışana düşman bir politika izleyerek, Biz emeklileri enflasyona, hayat pahalılığına ezdiriyor. Açlığa ve sefalete mahkum ediyor.
AKP, başta ABD olmak üzere, emperyalist bir proje olarak kurulmuş, bütün kaynaklar ve siyasi ilişkiler kullanarak iktidar yapılmış, emperyalizmin işbirlikçisi bir partidir. İşbirlikçi iktidarın ve efendilerinin temel amacı, Anayasasında ‘’laik, demokratik, sosyal ve hukuku devletidir’’ diye tanımlanan, Türkiye Cumhuriyeti rejimini, dinci/şeriatçı, ümmet esasına dayanan, ABD temsilcisi Tom Barak isimli CIA ajanının deyimiyle, Ortadoğu’daki bütün ABD işbirlikçisi iktidarlarının olduğu gibi, ‘’hayırsever Monarşilere’’ dönüştürmektir. AKP iktidar olduğu günden beri, bu projeyi adım adım hayata geçirdi. Geldiğimiz süreçte, Cumhuriyet rejimi, yargısından yürütmesine, yasamasından, bütün bürokratik kurumlarına kadar, özünden ve işlevinden koparılarak, laikliği değil, siyasal islamı referans alan, tek adam rejimine dönüşmüştür. Ülke, tarikat/cemaatlerin, dinci vakıf ve radikal cihatçı örgütlerin, uyuşturucu baronlarının, soygun çetelerinin, sığınmacıların, cirit attığı alan olmuştur. Bu nedenle, ülkedeki sorunların çözülebilmesi için, acil olarak, siyasal İslamcılarca ele geçirilmiş Cumhuriyeti, yeniden kurtarmak, Laik, Demokratik Cumhuriyeti yeniden, ilke ve kurallarıyla kurmaktır. Bunun için, söylemler değil, Laik Cumhuriyetten yana her kesimin elini taşın altına sokması gerekiyor.
Emekliler, kendileri 17 milyon, yakın çevreleriyle 25-30 milyonluk sayılarıyla, ülke nüfusunun üçte birini oluşturuyorlar. Buna rağmen, AKP iktidarı tarafından, işsizlerden sonra, ülkenin, en yoksul ve açlık sınırının altında sefalet içinde yaşamaya mahkum edilmiş durumdalar. Neden böyle oluyor. Çünkü, emekliler örgütsüzler, dağınıklar, güçlerinin farkında değiller, insanca yaşama hak mücadelesine katılmıyorlar, İktidarın ve cemaatlerin, soygun ve talanını gizleyen, dinci söylemlerinin, etkisiyle, ‘’şükür’’ teslimiyeti içinde ölümü bekliyorlar.
Emekliler, Emekli arkadaşlar. Yoksulluk, sefalet ve açlık içinde yaşamak, kader değildir. İnsanca bir yaşam mümkündür ve hakkımızdır. Emekliler olarak, onlarca milyonluk bir gücüz. Gücümüzün farkına varmalıyız. Emekli sendikalarında örgütlenmeliyiz., İnsanca yaşama hakkımız için mücadele etmeliyiz. STK’ların yürüttükleri, ekonomik, demokratik ve sosyal hak mücadelelerine katılıp mücadeleye destek olmalıyız. Emeklileri, bilerek ve yok sayarak, sefalete mahkum ederek, bir an önce ölmemizi bekleyen, emekliyi, saygın insan yerine koymayan, kaynakları kendilerine ve yandaşlarına aktaran, AKP ve ortaklarının iktidarına, artık oy vermemek gerekiyor. Oy verecek olanları uyarmak gerekiyor. Çünkü, AKP iktidarının, ülke kaynaklarını adaletli dağıtmıyor. Kaynakları, başka kesimlere aktarıyor. emeklilere komik denecek sadakalar veriyor. Adeta, dalga geçiyor. Emekliler, hak ettikleri insanca yaşamak için, demokratik mücadeleye kararlılıkla katılmazlarsa, hatta, tuzağa düşüp iktidara oy vermeye devam ederlerse, sonra da, geçinemiyoruz, beslenemiyoruz, barınamıyoruz diye sızlanmalarının hiçbir anlamı olmayacaktır. Çünkü, iktidara destek oldukları için bu sefaleti, fazlasıyla hak etmiş olacaklardır.. Bu nedenle , Emekliler, kendi kaderlerini kendileri belirleyecektir. Dışarıdan bakarak, başkaları yapsın diyerek, çarşı- pazarda perişanlık içinde sızlanarak, insanca yaşama hakkı elde edemeyeceklerdir.
Emekli arkadaşlar. İktidar, emekli yılı dedi, emekliler perişan oldu, Aile yılı dedi, bir avuç sermaye ve yandaş dışında, bütün aileler perişan oldu. Yıllardır, emeklileri yok sayan, insan yerine koymayan, bütçeden insan haysiyetine yaraşır bir kaynak aktarmayan, ahlaksız ve vicdansız vergilerle, cezalarla, mal ve hizmetlere yaptığı astronomik zamlarla, hayatımızı daha da çekilmez hale getiren, AKP iktidarı, başta kaldığı sürece, 2026 yılı da, emekliler için, geçmiş yıllardan daha beter olacaktır. Öyleyse, 2026 yılını, insanca bir yaşam hakkı için mücadele yılı yapalım. Uzaktan seyretmeyi, ilgisizliği, sızlanmayı bırakalım, umut ve iradeyle örgütlenip mücadele edelim. Mücadele etmeden hak kazanılmaz. Her mücadele, belki başarılı olmaz, ama yalnızca mücadele edenler kazanır. Görev başına

Yorum Yazın
E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişdir.
Facebook Yorum