UMUDU BÜYÜTMEK
31 Ağustos 2026, Pazartesi 18:05
Sabah uyandığımızda çoğumuzun yaptığı ilk iş, gece telefonumuza gelen mesajlara bakmak ve ardından sosyal medyayı taramak olur.Ardından, televizyondaki haber kanallarını dolaşıp bizi biraz olsun mutlu edecek,içimizi ferahlatacak iyi bir haber yakalama derdine düşeriz.Ama maalesef, özlemini çektiğimiz iyi haberlere bir türlü ulaşamayız.Alacaklarını alamayan maden işçilerinin başkent sokaklarındaki aylardan beri devam eden direnişleri…Yine başkentte eşit özlük haklarını arayan er gazilerin eylemleri…Muhaliflere yapılan operasyonlar,gözaltılar,tutuklamalar…Etrafımızda devam eden, nedense bir türlü bitirilmeyen savaşlar,çatışmalar...Bu haberleri görünce haliyle bu kez karamsarlığa kapılıp güne moralsiz başlarız.Kendi kendimize,”Bu işler ne zaman düzelecek?” diye habire sitem ederiz.Bazen de kendimize kızarız.Niye kızdığımızı da pek bilmeyiz.Halbuki sitemlerimizin,serzenişlerimizin çoğu yersiz,boşu boşunadır.Çünkü dünyanın merkezi biz değiliz ki her şey istediğimiz gibi gitsin.Madenciler analarının ak sütü gibi helal alacaklarını alsa...Er gaziler özlük haklarına kavuşsa…Cezaevlerinin kapıları bütün siyasi tutsaklara ardına kadar açılsa...Tutuklu muhalif belediye başkanları serbest bırakılıp görevlerinin başına getirilse kötü mü olur.Elbette çok iyi olur ama bu bizim iyiniyetli isteklerimizle,beklentilerimizle olacak bir şey değil.Çünkü bu insani,olması gereken isteklerimiz bile iktidarı elinde bulunduran,topluma ayar veren güç odaklarının nedense pek işine gelmez.Çünkü onların elleri her yere uzanır.Örneğin,iktidara aday olacak oy verdiğimiz partilerin başına getirilecek kişileri bile çoğu kez onlar çok önceden ayarlar.Ola ki partinin başına onların kontrolu dışında biri getirildi.Eğer o kişi onların değil de üyelerinin ve dolayısıyla partinin programı ekseninde siyaset yapmaya kalkarsa o kişinin siyasi hayatı fazla sürmez.Bu kişi veya kişiler o derin güçler tarafından bir şekilde tasviye edilir.İster kabul edelim ister etmeyelim bu işler çoğu ülkede böyle oluyor.Bunun canlı örneğini CHP’ye yapılan operasyonda açıkça gördük.Siyaseti “Doğa,İnsan,Emek” ekseninde yakından takip biri olarak iktidara yürüyen,halkın kurtuluş umudu olmuş olan bir partiye yapılanları ve sonrasında yaşanılanları görünce tespitlerimin ne kadar gerçekçi olduğunu bir kez daha şahit olduk.Yukarıda dönen işlerin çoğu, halkın iradesinin yansıtıldığı yapılarla değil muktedirlerin çok önceden kararlaştırdıkları planlar dahilinde gittiğinin işaretidir.Ama işler hep böyle mi gidecek?Hayır!Bu durum nereye kadar sürer dersiniz.Bu sorunun yanıtını örgütlü toplumdan, demoktatik mücadeleden yana olanlar gayet iyi bilir.Çözümü gayet kolay…
İlk baştan, toplumda belli bir yerlere gelmiş sorumluluk sahibi kişilerin mevki ve makam uğruna tüm toplumsal değerleri bir yana bırakıp onu o yerlere getiren insanlara sırtını dönmesine fırsat verilmemeli.Kolayca parti değiştirmesine veya sorumsuzca davranmasının önüne geçilmeli.Bunu yapan ister belediye başkanı olsun,ister milletvekili olsun buna cesaret edememeli.Yaptığı hainlik yanına kar kalmamalı.Halkın arasına çıkamamalı eğer biraz onuru varsa.Ama maalesef bu durum sık sık yaşanmasına rağmen bunu yapanlar bir süre sonra affedilip tekrar ayni partisine kabul ediliyor.Biz de yapılanları çabuk unutup,”Ne yapalım,partimiz böyle uygun görmüşse bize laf söylemek düşmez”deyip, daha önce partisini yüzüstü bırakmış kişilere tekrar oy vermekten geri durmayız.Bu kısır döngü böyle sürdüğü sürece yapanların yaptıkları yanına kar kalır.Biz de olanlara kızıp umutsuzluğa kapılıyoruz.Niye umutsuzluğa,karamsarlığa kapılıyoruz ki?..Özgür iradeni,aklını kullan kardeşim.Partin ne derse onu yapmaya mecbur değilsin.Bir kere de HAYIR!de.Vereceğin kararları iyi düşünüp vicdanın süzgecinden geçirdikten sonra geri adım atma.Dik dur!Sen kapıkulu askeri değilsin ki,özgür bir bireysin.Edilgen olma,etken ol!Önüne gelene kanma!Bunları yapmak çok mu zor?..
Aslında her sorunun mutlaka bir çözüm şekli vardır.İşte o çözüm de bizim özgür irademizde saklıdır.Çözüm şekli,somut koşulların somut tahlilini yapıp ona göre hareket etmektir dostlar.Bu da toplumun her alanda topyekün örgütlenmesinden geçer.Bir yerde güç değilsen seni kimse gale almaz.Unutmayalım,toplumsal bütün kazanımlar bireysel mücadeleyle değil ortaklaşa yapılan mücadelelerle kazanılmıştır.Umudu büyültmek için karamsarlığı bir yana bırakıp, ama fakat demeden özgür irademizin yani vicdanımızın sesini duyarak verdiğimiz kararların arkasında durursak başaramayacağımız hiçbir şey yoktur.UMUDU BÜYÜTMEK için haydi mücadeleye…

Yorum Yazın
E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişdir.
Facebook Yorum