Kırklareli
04 Şubat, 2026, Çarşamba
  • DOLAR
    30.71
  • EURO
    32.91
  • ALTIN
    1967.5
  • BIST
    8994
  • BTC
    49397.326$

    ÜÇGEN  PARK’IN HİKAYESİ 

02 Şubat 2026, Pazartesi 13:40

                

    Değerli okurlarım  bu haftaki yazımda size  Emek ve Demokrasi kenti  Lüleburgaz’ın  en gözde parklarından biri  olan  Üçgen Park’tan bahsedeceğim.Şimdi diyeceksiniz,  yazacak bir şey bulamadınız da bize  bir parkı mı anlatacaksınız Allah aşkına.Öyle demeyin,okuyunca  burası sizin de hoşunuza gidecek.Şehrin tam ortasında,en işlek caddelerinden olan  İstanbul caddesiyle Fatih caddesinin  kesiştiği noktada bulunan;bankaların,otellerin,kuyumcuların,seyyar satıcıların   çevrelediği  bu müstesna parkın  hiç eksilmeyen müdavimleri, başta emekliler olmak üzre sık sık basın açıklaması,imza  kampanyası yapan Emek ve Demokrasi Platformu’nun bileşenleri  ve işi çarşıya düştüğünde günlük koşuşturmalardan  yorulduğunda soluklanan   vatandaşlardır.Parka  zaman zaman bıçak,boncuk satan isoprtacıların yanısıra karşı süper marketten karton toplayan geri dönüşümcü  elemanlar da  uğruyor elbette.Diğer bir ismi de Özgürlük ve Demokrasi  Parkı olan;alanı birkaç yüz metre kareyi  geçmeyen üçgen biçimindeki bu küçüçük parkın esas cazibesi, içinde, altlarında  ahşap kaplı beton oturakları  olan koyu gölgeli çınar ve akasya ağaçlarının bolca bulunmasıdır.Parkın diğer bir özelliği de ortasında içilebilir suyu olan betondan bir çeşmesi  ve hiçbir harcamayı gerektirmeyecek şekilde  masrafsız olmasıdır.Şehrin diğer parklarındaki yiyecek,içeçek fiyatlarını  hesaba katarsak  sayıları otuz bini bulan  emekliler için burası adeta ekmeksiz evden iyidir.

      Üçgen  Park, hak arayan,seslerini duyarmak amacıyla  eylem yapanlar  için en büyük avantajı,iki büyük caddenin kesiştiği noktada  merkezi bir yer olması nedeniyle herkes tarafından rahatlıkla görülmesidir.Bir de alanı küçük olduğundan her gün  sayıları gittikçe azalan  protestocuların  alanı doldurmaları daha kolay oluyor.Parkın diğer müdavimleri çoğunlukla emeklilerden oluştuğundan ağaçların altındaki oturaklarda yaz kış hiç insan eksik olmaz.Çarşıya indiğimde oradan geçerken hemen hemen  aynı tanıdık  yüzleri görüyorum.Kimisi sabah erkenden gelip akşama kadar vaktini orada geçiriyor.Acıktıklarında parka uğrayan simitçiden bir simit  alır,açlığını giderdikten sonra  çeşmeden suyunu da  içer ve ondan sonra  bütün gün memleket meselelerini  masaya yatırıp olayların kritiğini yapıyorlar.Bazen ben de onlara katılır,parkın o mistik havasını doya doya yaşıyorum.Yazın  parkın müşterileri o kadar çok oluyorki oturmaya yer bulmak neredeyse imkansızdır.Parkın cömert koyu gölgeli ağaçların altındaki oturaklarda  yer kapmak için ya erkenden gitmek gerekir ya da  önceden giden arkadaşına senin için de yer tutmasını söylemek gerekiyor.Kışın  çok soğuk günlerinde parkın müşterileri iyice azalıyor.Oturanlar da üşümesinler diye altlarına kartonlar koyup fazla takılmadan kendilerini sıcak mekanlara atıyorlar.Ülkenin siyasi ve ekonomik gündemi malum,işsizlik,yoksulluk,geçim sıkıntısı ve çevremizde oluşan ekolojik tahribat  yüzünden insanların hak aramak için meydanlara,sokaklara çıkması bizim Üçgen  Park’ın önemini daha da arttırıyor.Pankartını alan,dövizini kapan soluğu burada alıyor.Bilhassa yakın  çevremizde  ve şehrimizde olan ardı sıra kesilmeyen  çevre tahribatlarını  halka duyurmak ve kamuoyunun desteğini sağlamak için direniş çadırı kurarak yaz kış demeden günlerce,aylarca eylemler yapıldığı da oluyor.İşte o zaman parkın devamlı müşterileri kendileriyle  alakalı bir şey oldu mu kalabalığa  katılmasalarda sessizçe izleyip konuşulanlardan bir anlam çıkarmaya çalışırlar.Bazıları da orada bir eylem olacağını sezdiklerinde dakikada arazi oluyorlar.Yazın Temmuz zammından önce  yine bir basın açıklamasının öncesinde aynı işyerinde yıllarca beraber çalıştığımız bir tanıdığa rastladım.Grubun toplanmaya başladığını görünce bana insanların neye toplandığını sordu.Ben de “Emeklilere yapılması düşünülen  düşük komik zammı  protesto edeceğiz”deyince ,kendisi de emekli olmasına rağmen hemen:

   “Eyvah!O zaman burası birazdan karışır.Zaten benim de işim vardı”diyerek oradan tüymeye çalışırken “Dur gitme,bir şey olmaz!”dememe rağmen arkadaşı orada tutamamıştım.

   İnsanların demokratik yönden  haklarını aramaları için basın açıklaması,miting yapması,yürüyüş düzenlemesi bir anayasal haktır.Ben de açlık sınırının altında emekli maaşıyla geçinmeye çalışan biri olarak sık sık katılmaya çalıştığım Üçgen Park’taki eylemlerde son zamanlarda şuna şahit oldum.Eylemin yapılmasına konu olan asli unsurlar nedense pek katılmıyorlar.Örneğin,işçilerin rağbet etmediği bir asgari ücreti  protestosu....Emeklilerin ilgi göstermedikleri  düşük emekli zammı  protestosu...Çiftçilerin,köylülerin  içinde olmadığı taban fiatını protestosu...Bu örnekleri çoğaltmak mümkün.İşin içine  asli unsurlar katılmazsa  o zaman  yapılan eylemlerin de  pek bir anlamı kalmıyor maalesef.Yolunuz Lüleburgaz’a düşerse,dallarını  kuşların  yuva yapmalarını açan;gölgesiyle  altlarında oturan müdavimlerine   huzur ve  güven veren   ulu  ağaçlarıyla;hiç eksilmeyen  eylemleriyle ünlü  Üçgen Park’a bi uğrayın derim.Oradaki gizemli havayı bir  de siz  koklayın,inanın sizin de hoşunuza gidecektir.Yaşadığımız yerin havasına,suyuna,toprağına,ormanına sahip çıktığımız gibi parklarına,yeşil alanlarına  da sahip çıkmalıyız.Hayatı güzelleştirmek,daha yaşanılabilir bir hale getirmek  bizim güçlü ellerimizdedir.Adını tarihe  yazdıran  şehirler ünlü  meydanlarıyla,parklarıyla anılmaktadırlar.İşte  antik çağdan günümüze kadar birçok medeniyet yaşamış tarihi  şehir Lüleburgaz’ın    gözde mekanlarından olan  ünlü Üçgen  Park’ımızın kısacık hikayesi bu kadardır,

kalın sağlıcakla.

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.

Facebook Yorum