Kırklareli
13 Eylül, 2026, Pazar
  • DOLAR
    30.71
  • EURO
    32.91
  • ALTIN
    1967.5
  • BIST
    8994
  • BTC
    49397.326$

OKULLAR AÇILIYOR : ÖĞRENCİLER/VELİLER MÜSTERİ OLDU, EĞİTİM  TARİKATLARA TESLİM

13 Eylül 2026, Pazar 13:51


   Okullar açılıyor, ama, öğretmenlerden öğrenciye/veliye ve çeşitli fiziki sorunlar dahil, neresinden bakarsanız bakın, sorun yumağı içindeler. 24 yıldır kesintisiz iktidarda olan  AKP/saray iktidarı, sorunları çözmediği, ihtiyaçları karşılamadığı gibi, içinden çıkılmaz problemler yarattı. Eğitim- öğretimi, gerçek milli amacından saptırarak, bilimsel, laik, demokratik, herkes için, erişilebilir niteliğini bozarak, siyasal islamcı zihniyeti gereği, Cumhuriyet ve laiklik karşıtı bir ümmet toplumu yaratmanın aracı haline getirmeye çalışıyorlar. 
       AKP, siyasal İslamın temsilcisi bir proje olarak, kuruluşundan itibaren, Laik Cumhuriyet ve Demokrasi ile, her zaman problemli oldu. Hala problemli olan  zihniyetine devam ediyor. Bu nedenle, Milli Eğitimi, vatandaşlık ve millet bilincini geliştirecek, laik, demokratik, bilimsel, herkes için erişilebilir nitelikte düzenleme yerine, Laik Cumhuriyete, demokrasiye, vatandaşlık bilincindeki millet anlayışına karşı, tamamen ümmetçi/şeriatçı, biat eden, azgın bir ümmetçi toplum yaratma temelinde planladı. Amaçları, Laik, Demokratik Cumhuriyetin yerine, ABD’nin önerdiği, ‘’iyiliksever Monarşi ‘’  rejimi kurmak.
         İktidarın, Milli Eğitime ‘’bakan’’ olarak atadıkları kimseler, zihniyetleri gereği, bakanlıkta  iki temel dönüşümü hedefliyorlar. Birincisi, Milli Eğitimi, ümmet eğitimine dönüştürerek , bilimsel, demokratik ve laik niteliğini yok ederek, gerici/yobaz niteliğe dönüştürmek. Vatandaşlık bilinci ile, hak arayan nesiller yerine, her emre boyun eğen, sorgulamayan, kul nitelikli toplum yaratmak istiyorlar. Bunun için, Anayasaya göre, Devlet denetiminde olması gereken eğitim-öğretim, bugün, kendisi de bir cemaat üyesi olan ‘bakan’ aracılığı ile, resmen ve fiilen Tarikatlara/ cemaatlere, dinci/şeriatçı vakıf ve derneklere teslim edilmiş durumdadır. Ders kitapları ve programlar, buna göre ayarlanmaktadır. Değerler eğitimi adı altında, okullarda, fiilen şeriat eğitimi verilmekte, okullara ve bakanlık kurumlarına yerleştirilen Laiklik ve Cumhuriyet karşıtı kadrolar eliyle, çocukların beyni yıkanmaktadır. Derslere, laiklik karşıtı tarikat/cemaatlerin, müftülüğün personeli girmektedir. Bilim dışı hurafe uygulamalarla, tarikatların, ırkçı/ dinci görüşleri İslam diye sunulmaktadır. Laik -Demokratik eğitim isteyen personel, uyduruk gerekçelerle soruşturmalara uğramaktadır. Anayasa ve ‘Öğretim Birliği’ yasası ayaklar altında. Milli eğitimin bilgisi dahilinde, çeşitli özel kuruluşlarla açılan kreş/anaokullarında, Tam gün hizmet veriyoruz diyerek, velilerden, Müftülüklerden form doldurun, çünkü, öğlen sonraları müftülük personelleri gelecek, din eğitimi verecek diyebiliyorlar. Ülkede, azgın dinci azınlık, iktidar desteğiyle açıkça, Anayasaya meydan okuyor.
         Bakanlığın, yaptığı ikinci yıkım projesi ise, Okulları ticarethaneye, veli ve öğrencileri müşteriye dönüştürdüler. MESEM projesiyle, meslek lisesi öğrencilerini, sermayeye ucuz işgücü olarak sunuyorlar. Okullarda, öğretmenlerin maaşlarının dışında kalan, temizlikten, kırtasiye malzemelerine, çalıştırılan personelin ücretlerine kadar, neredeyse, her masraf, öğrenci ve velilerden toplanıyor. Kaynak yok denilerek, devasa kaynaklar, Cumhuriyet ve demokrasi düşmanı dinci/şeriatçı kurumlara akıtılıyor. Zaten, iktidarın amacı, nitelikli eğitim değil, sadece, söylenene inanan, boyun eğen kullar yetiştirmek olduğundan, kaynakların, sermayeye, yandaşlara akıtılması normal sayılıyor. Tecrübe kazansınlar yalanıyla, işyerlerine ucuz işgücü olarak pazarlanan gencecik çocukların, onlarcası iş cinayetlerinde katlediliyor.  Öğretmen ve personel alımları ve idareci atamalarında sadece yandaşlar için geçerli.
       AKP Saray iktidarı, Cumhuriyet rejimini tasfiye edip, siyasal İslamcı zihniyetine uygun, dine dayalı, tek kişinin egemen olduğu bir Ortaçağ rejimi kurmak istiyor. Anayasada belirtilen kuvvetler ayrımını yok edip, iktidar gücü tek elde topluyor. Anayasadaki ‘güçler ayrımı’ ihlal ediyor. Eğitim-öğretim dahil, bütün kurumların işlevini, bilerek bozarak, yok ederek, sadece iktidara hizmet eden, kurumlara dönüştürüyor. İzlen yol ve istenen rejim, Arabistan’ın da gerisinde, Afganistan’daki Taliban karanlığıdır. Türkiye, hızla kör bir karanlığa sürükleniyor. Yapılacak iş bellidir. Ya bu karanlığa, baskıya, zulme teslim olunacak, boyun eğilecek, ya da, Aonur ve haysiyetimizi koruyarak, Demokratik, Laik Cumhuriyet değerlerini korumak ve kazanmak için mücadele edeceğiz. Demokrasiden yana bütün kurumların, önündeki temel görev budur.

 Ben, AKP’nin yerleştirmeye çalıştığı karanlığa teslim olmayıp, mücadele edenlerin yanındayım.

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.

Facebook Yorum