KIZ ÇOCUĞUMUZUN KIYMETLİ OLDUĞUNU HİSSETTİRELİM
17 Şubat 2026, Salı 13:44
Kıymetli okurlarım merhaba nasılsınız? Umarım hepimiz için her şey yolundadır. Diliyorum vaktiyle hepiniz için umut ve sevgi dolu, birlik bilinciyle yaşayabilen ve bunun için emek veren bir toplum haline geliriz. Yeter ki hepimiz kendi üzerimize düşeni yapanlardan olalım.
Her yıl mağazalar da tüketicilere sunulan değil dayatılan kıyafetler bizlere vitrinlerde mankenlerin üzerinden göz kırpıyor adeta. Tabii mankenlerin boyları ve kiloları özellikle bir kadın için dayatılan güzel, zayıf, ince ve uzun olmalısın. Hayatında ideal kiloya ulaşmak için çabalayan, daha gelişim evresindeyken birçok kız çocuğu, genç kızlar ve kadınlar olmuştur. Aslında hepimizin bildiği gibi kiloyu yapan bizde oluşan, tamamlanmamış eksik duygularımızdır. Neyse konumuza dönecek olursak, daha İlkokul, ortaokula ve liseye giden kız çocuklarının saçı başı, aşırı makyaj ve kıyafetlerine baktığımızda sanki büyümüşte küçülmüş kadın kıyafetleri giyindiklerini görüyoruz.
Bazı okullarda kıyafet yönetmeliği farklı olduğu için bir kıyafet gösterisi ve yarışı oluyor. Bazı aileler bu konuda zor durumda kalıyorlar. Bu kıyafet saç, baş, makyaj tüm genç kızlarımızı kapsamıyor tabii ki…
İdeallerinin pek farkında olmayan ya da olamayan gençlerin öncelikle aileler olarak bizler onlara sabır ve yol gösterici olmalıyız. Bazen de aileler olarak gösterdiğimiz emek ve çabanın karşılığını görememek anne, babayı ve anne baba yerine geçen büyüklerimizi ne kadar çok üzdüğünün farkındayım. Çocuklarımız arkadaş ortamından ve sosyal medya dayatmalarından çok etkilenerek arkadaş çevresini de olumsuz etkilemektedir.
Giyilen kıyafetlere baktığımızda yaz kış bel açık, şort olarak satılan ama şort olmayan kıyafetler, göğüs dekolteli olan kıyafetlerle kızlar ve kadın hemcinslerimiz mahrem olan tüm özel alanını podyuma çıkar gibi “Beni gör, ben buradayım.” Diye sessiz bir çığlık atıyorlar adeta.
Çocuklarımızı bir bedeninin sergilenecek bir alan olmadığını, korunmaya ve saygıya layık olduğunu öğreterek büyütmeliyiz. Giydiği kıyafet, onun değerini belirlemez. Değer; var oluşundan, kalbinden, neşesinden ve hayallerinden gelir. Çocuk, çocuk gibi giyinmeli; koşabilmeli, oynayabilmeli, özgürce hareket edebilmelidir.
Yetenekleri, hobisi bir sporda çok başarılı olan bir müzik aleti çalan, ideali olan gençlere ve kadınlarımıza baktığımızda onların çok açık seçik giyindiğini pek göremezsiniz. Çünkü onlar böyle bir gösteriye gereksinim duymazlar.
Onun için lütfen ailelerden çocuklarını küçük yaşlarda yaz sporuna, kurslara, müzik aleti çalmaları ve güzel projelerde bulunmasını imkanlar dahilinde yönlendirmeliyiz. Günümüzde birçok belediye bu imkanları sağlamaktadır.
Çocuklarımıza yüzünü renklerdirme (boyama) ile bedenini gösterme ve açma ile değil de yaptığı çalışmalarla kendi yetenekleri ile görünür olabilmesi için aile, okul, belediye ve devletimizin tüm sistemleri tekrar düzenlemesi ile olacaktır.
Asıl sorumluluk ise yetişkinlerdedir. Çünkü çocuk neyin doğru neyin yanlış olduğunu değil, kendisine sunulanı normal kabul eder. Kız çocuklarını korumak; onları kısıtlamak değil, yaşlarına uygun, güvenli ve sağlıklı bir alan açmaktır. Çocuklarımıza “Bedenin sana ait, değerlisin ve korunuyorsun.” Mesajını vermek ve hissettirebilmektir.

Yorum Yazın
E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişdir.
Facebook Yorum