Kırklareli
02 Mart, 2026, Pazartesi
  • DOLAR
    30.71
  • EURO
    32.91
  • ALTIN
    1967.5
  • BIST
    8994
  • BTC
    49397.326$

Her canlının yaşam hakkı kutsaldır

02 Mart 2026, Pazartesi 12:09

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu  3 Mart’ı Dünya Yaban Hayatı Günü ilan etti.

Aynı ekolojiyi paylaştığımız dağda, ormanda, suda  yaşayan canlıların günü..!

Dünyamızda var olan canlı türlerinin yok oluşuna dikkat çekmek , korumak ve farkındalık yaratmak için 2014 yılında ilk defa kutlandı..  Özellikle  3 Martın yaban hayatı günü ilan edilmesi  anlamlı. Çünkü,    Nesli Tehlike Altında Olan Yabani Hayvan ve Bitki Türlerinin Uluslararası Ticaretine İlişkin Sözleşmesi’nin (CITES) 1973 yılında 3Mart’ta imzalanmıştı..

Ancak günümüzde Azgın bir azınlığın oluşturduğu , Doğada ki işgal kuvvetleri yaban hayatını yok ediyor.

Yaban hayatının varlığını sürdürmeye çalıştığı yer onların dünyası. Yaşam alanı. Domuzun, sincabın karıncanın, kurdun, kuşun  evi.

 Biz ise onların evlerini başına yıkıyoruz. Bilinçsizce, acımasızca yapılan avcılık, vahşi madencilik ve plansız enerji sektörü yatırımları ile katlediyoruz. Istrancaların ortasında orman içinde kurulan RES (Rüzgar Enerji Santralleri) ve  orman derinliklerinde  gördüğümüz “dikkat kamyon çıkar”  “dikkat iş makinesi çıkar”  yerde gördüğümüz tabelalara rastlıyoruz.

 Yaban hayatının yaşam alanlarında olmaması gereken faaliyetler yaban hayatını olumsuz etkiliyor. Yaban hayatı sahipsiz. Sermayesi yok. Söz hakkı yok. Basını yok.. TV si yok.   İnsanoğlunun doymak bilmeyen aç gözlülüğü, vicdansızlığı  onları güçsüz bırakıyor. Yaşam alanlarını savunacak güçleri yok.    

TV haberlerinde domuzların Kırklareli’de pazara, İstanbul’da boğaza, Bodrum’da mahalleye  indiğini  izliyoruz. Gitmesinde ne yapsın.  Sermaye dağa çıkınca,  Domuzlar boğaza, mahalleye  ve pazara indi.

Haberlerde ve yorumlarda insanımız hala “buralarda   ne işi var..?” diyor.

Ne yapsın… Senin evini başına yıksalar,  evinin içinde dinamitler patlasa, bahçende iş makinaları ve kamyonlar dolaşsa sen ne yapardın..?

Günlük çıkarlar uğruna yok ettiğimiz yaban hayatın mensuplarını sirklerde, akvaryumlarda ve hayvanat bahçelerinde görebiliyoruz.. Ne yazık ki, Onlar eziyet çekerken, keyifle izlemeye devam ediyoruz. Bir anlık empati yapalım. Biz kafeste onlar tribünde. Oldukça iç acıtıcı değil mi.. ?

Bulgaristan sınırına AB mülteci göçünü önlemek için 4-5 metrelik jiletli-dikenli teller çekti.  AB kendi sınırlarının güvenliği için diyor. Ancak, yaban hayvanları binlerce yıldır  üremek, kış uykusuna yatmak, beslenmek, su içmek ve yaşamak  için  kullandıkları güzergah bir anda kapatıldı.  Karşıya gidemeyenlerin feleği şaştı.  Sözde insan ve hayvan haklarını savunan Avrupa,  Istrancalar’da ki doğal yaşamı yok saydı. Mülteciler bir şekilde geçmek için yol buluyor. Ya yaban hayvanları..?  Doğal yaşamın ortasına AB tarafından finanse edilerek yapılan öldürücü bariyer karada ki yaban hayatını yok ediyor. Öldürüyor.

AB bunu yaparken biz ne yaptık..?  Istrancalar   tüm Palaearktik bölgenin ana kuş darboğazlarından üzerindedir.. Bu nedenle, bölgede rüzgâr santralleri inşa edilmesi tüm biyocoğrafya bölgesindeki (Göçmen Kuşları) avifaunayı çok ciddi olarak  etkileyerek olumsuz sonuçlar doğuracağı bilimsel raporlar ile sabit iken,  yüzlerce  kurulan, binlerce  planlanan RES var. 

İletim hatları kuşları yok sayarak planlanınca, leylekler ve nesli tehlike altında olan ŞAH KARTALlar ölüyor. Aslında öldürülüyor.  Şah Kartal Yuvalarının bulunduğu üreme ve yaşama alanları RES ile dolduruluyor.

Kırklareli’de bulunan tek Küçük Akbaba yuvasının önüne RES dikmek hangi bilimsel temele dayanmaktadır.?

Istrancalarda planlanan ve var olan RES sayısı yaklaşık 2000 adet. Hepsi gerçekleşirse,  kuşlara uçacak gökyüzü, konacak dal kalmayacak.  Plansız yapılaşmayla zaten karada yaşayanların yaşam alanları da her geçen gün daralıyor..

Ne havada, ne karada yaşama şansı bırakmadığımız yaban hayatı gününü  kutlamaktansa, bir an önce onları korumak ve yaşatmak için gerekeni yapmak, insan olmanın gereğidir. 

Son yıllardaki düzensiz göçmen sorunu ülke ya da ülkelerin  sorunu değil bütün insanlığın sorunudur. Bu sorunu doğal ve insani olmayan yöntemlerle (örneğin ülkeler birbirlerinin sınırına yüksek duvarlar, jiletli dikenli teller)çözmeye çalıştıklarında bunun diğer hayvan popülasyonlarına yansıması acımasız ve geri dönüşümsüz olabilmektedir.

Bir hayvanın veya hayvan grubunun yiyecek veya eş aramak için düzenli olarak üzerinde seyahat ettiği ve komşu hayvanlar veya aynı türden gruplarla örtüşebilecek bir yaşam alanı   vardır.

 Hayvanlar bu alanı binlerce yüzbinlerce yıldır kullanmaktadır ve bu alandaki davranışlarını hareketlerini çoğunlukla içgüdüsel   olarak gerçekleştirirler, yani gen kontrollüdür. Bu alanlardaki insani faaliyetleri (yollar, otobanlar, yerleşim yerleri, sanayi aktiviteleri, ülke sınırlarını çizme-koruma amaçlı dikenli – jiletli teller, yüksek duvarlar v.b.) maalesef hayvanların yapmak zorunda oldukları bu hareketleri engeller. Sonuçta otobanlarda ezilmeler, yerleşim alanlarında, sınır boylarında yaralanmalar-ölmeler gerçekleşmektedir.

Hayvanların hiçbir suçu yokken insanların bu faaliyetleri maalesef habitatlarını parçalayarak onların beslenme ve üreme faaliyetlerine zarar vermekte, o hayvan türünün popülasyonlarının izole olmasına dolayısıyla iç döllenmenin artmasına ve sonuç olarak genetik çeşitlilikte azalmaya yol açarak popülasyonlarının azalıp yok olmalarına neden olmaktadır. Son yıllarda bunu engellemek için çeşitli yöntemler uygulanmaya başlanmış ve ekolojik koridor-yeşil koridor – yaban yaşamı koridoru gibi insani faaliyetleri veya yapıları ile ayrılmış yaban hayatı popülasyonlarını birbirine bağlayan habitat alanları oluşturulmaya çalışılmakta, böylece o alanlardaki hayvan popülasyonlarının korunması amaçlanmaktadır. Türkiye-Bulgaristan sınır hattı boyunca hayvanların izledikleri rotalar ortaya çıkarılırken aktif geçiş rotalarında bu şekilde yaban yaşamı koridoru-yeşil koridor ya da ekolojik koridorlar yapılması biyoçeşitliliğimizi korumak açısından önemli bir adım olacaktır.

 

 

 

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.

Facebook Yorum