Gazetecilik Suç Değildir
13 Nisan 2026, Pazartesi 17:04Gazetecilik suç değildir ve gazeteci halkın doğru haber almasını sağlamak için kamu görevi yapan kişidir.Ancak son günlerde gazetecilere giderek artan baskılar, sansür ve yaptıkları haber yada paylaşım haberlerinden dolayı sabaha karşı operasyonlarla evlerinden gözaltına alınan ve tutuklanan gazeteciler var.
TGS verilerine göre Türkiye 15 gazeteci gazetecilik mesleği yüzünden cezaevlerinde tutukludur.Türkiye’de gazeteciler yazdıkları veya söyledikleri nedeniyle cezaevinde haklarında iddiameler bile hazırlanmadan cezaevlerinde tutuluyor. Gazeteciler özgürlüğünü yitirirken, toplumumuz haber alma hakkını, ülkemiz de demokrasisini kaybediyor. Tutuklu ve hükümlü tüm meslektaşlarımız serbest bırakılmalı. Çünkü gazetecilik suç değildir.
Hepimizin hatırladığı fibi yakın tarihimizde TELE1 Genel Yayın Yönetmeni Merdan Yanardağ hakkında "devletin askeri veya emniyet teşkilatını alenen aşağılamak" suçlamasıyla 1 yıl 3 ay hapis cezası verildi.Ve Yanardağ tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Merdan Yanardağ'ın casusluk suçlamasıyla önce gözaltına alınıp ardından tutuklanması, Tele'1 e kayyum atanması, gazeteci Fatih Altaylı'nın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı "hedef alan tehdit içerikli" sözler sarf ettiği suçlamasıyla yargılanan ve dört yıl iki ay hapis cezasına çarptırılan Fatih Altaylı 191 gün yattığı cezaevinden tahliye edildi.Bu uygulamalr ne yazık ki ülkemize yakışmadığı gibi gazetecilik mesleğini yapanlara da haklı olarak endişeye sevk etmektedir.
Alican Uğurlu'nun hakkında iddianame olmadan sosyal medya paylaşımlarını gerekçe göstererek tutuklanması ve hale hakkında geçte olsa iddianame hazırlanmaış ve mahkeme iddianameyi kabul ederken görevsizlik kararı verrek suçuj işlendiği iddia edilen yerin Ankara olması nedeniyle dosyaysı yetkiszlik kararı vererek Ankaraya göndermiştir.
Yine Birgün gaztesi muhabirlerinden İsmail Arı bayram ziyareti için gittiği akraba evinde gözaltına alınıp ardından tutuklanması yakın tarihimizde gazetecilere, Sendikacılara, sanatçılara ve muhaliflere uygulanan uygulamalardır ve halen gazeteciler ve sendikacılar cezaevlerine tutulmaktadır.
Bir gazeteci olarak meslektaşlarıma yapılan bu uygulamalara karşı sessiz kalmak insan onuruna yakışmayan bir davranış biçim olarak gördüğümden dolayıda meslektaşları cezaevlerine girerken alkış tutmasa da sessiz kalmayı içine sindirenleri de anlamakta zorlanıyorum açıkçası.
DW Türkçe muhabiri Alican Uludağ "Cumhurbaşkanına alenen hakaret" iddiasıyla tutuklandı. Soruşturma kapsamında Ankara'daki evinde gözaltına alınan Uludağ, 20 Şubat'ta İstanbul 9. Sulh Ceza Hakimliği tarafından "cumhurbaşkanına hakaret" suçlamasıyla tutuklanmıştı.İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, gazeteci Alican Uludağ hakkında X hesabından yaptığı paylaşımlar gerekçesiyle "Cumhurbaşkanına alenen hakaret", "yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ve "yargı organlarını aşağılama" suçlamalarıyla resen soruşturma başlatmıştı."Basın meslek örgütleri Basın Konseyi, Basın-İş (DİSK), Çağdaş Gazeteciler Derneği, Diplomasi Muhabirleri Derneği, Ekonomi Muhabirleri Derneği, Gazeteciler Cemiyeti, Haber-Sen (KESK), İzmir Gazeteciler Cemiyeti, Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği (MLSA), Parlamento Muhabirleri Derneği, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti ve Türkiye Gazeteciler Sendikası tarafından ortak açıklamada,Alican Uludağ'ın tutuklanmasına tepki göstermiş ve kendisinin gazeteci oludğuna vurgu yapılarak kndisine kefiliz açıklaması yaptılar.Alican Uludağ geçmişte çağrıldığında ifade vermeye gitmiş, hiçbir soruşturmadan kaçmamıştır. Hal böyle iken meslektaşımızın evine onlarca polis ile gidilmesi, çocuklarının gözü önünde üzerini değiştirmesine dahi izin verilmemesi, savcılık açıklamasında sanki kaçıyormuş da yakalanmış gibi kullanılan ifadeler asla kabul edilemez. denilmiştir.
Ankara'daki evinden 20 Şubat'ta gözaltına alınıp tutuklanan gazeteci Alican Uludağ hakkında iddianame düzenlendi.Başsavcılık, tutuklu gazeteci Uludağ hakkında, zincirleme şekilde, "Cumhurbaşkanına alenen hakaret", "Yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ve "Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ve devletin yargı organlarını alenen aşağılama" suçlarından iddianame düzenlendi.İddianame, İstanbul 26. Asliye Ceza Mahkemesi'ne gönderildi.Bir gazeteci olarak davayı tabiki takip edeceğiz.
Tutuklu gazeteci İbrahim Arı da tutuklanmasını anlattı.Ramazan Bayramı’nın ikinci gününde, aile ziyareti sırasında Tokat’ın Turhal ilçesinde gözaltına alınıp Ankara’ya getirildim. “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçlamasıyla tutuklandım.Gazeteci İsmail Arı, BirGün gazetesinde yolsuzluk ve rant haberleri yapan; bu haberleri nedeniyle defalarca savcılığa ifade veren bir isimdi. Arı’nın tutuklanması, başta gazetecilik meslek örgütleri olmak üzere toplumun geniş bir kesimi tarafından tepkiyle karşılandı.
Bizler gazeteciler olarak neyin suç olup olmadığın bilmiyoruz.Anayasal güvence alrında olan basın özgürlüğünün kapsamı hakkında da bilgimiz yok.Sosyal medya paylaşımların gerekçe olarak gözaltına alınıp tutuklananan gazeteciler varsa o ülkede me kdar demokrasi var tartışırı hale gelir.Biz gazeteciliğin suç olmadığını, ve gazetecilerin kamu adına halkı bilgilendirmek için kamu görevi yaptığını düşünüyoruz.
Biz kimse yargılnamasın demiyoruz ama gazeteciliğinde suç olmadığının bilinmesini isteriz.Gazeteci arkadaşlarımızın cezaevlerinde olmasını işlerini bir parçası olduğu bilinciyle yanlarında olduğumuzu bilinmesini istiyor ve meslektaşlarımızın serbest bırakılmasını talep etmekteyiz.


Yorum Yazın
E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişdir.
Facebook Yorum