Gazetecilik Suç Değildir
21 Şubat 2026, Cumartesi 13:03Bazı hikâyeler insanın uzağında değildir.
Bu kez yazdığım isim yalnızca bir gazeteci değil, aynı zamanda iki çocuğunun gözleri yaşlı bırakan Alican Uludağ.
On sekiz yıldır adliye koridorlarında görev yapan bir yargı muhabiri. Cumhuriyet’te başlayan meslek hayatı bugün NOW TV’de devam ediyor. Deutsche Welle ile de çalışan, Almanya’dan ödül almış bir gazeteci. Ve bütün bunların ötesinde, iki çocuğu olan bir baba.
Ancak burada mesele bir özgeçmiş değil.
Yıllardır iddianameleri satır satır okuyan, kürsünün önünü de arkasını da bilen bir gazeteci bugün kendi hakkında yazılan iddianame için “Burada suç yok, eleştiri var.” diyorsa, sorgulanması gereken dosya değil, yaklaşımın kendisidir.
Savunması net:
Kaçma şüphesi yok. Delil karartma ihtimali yok. Hakaret yok. Küfür yok. Yalnızca eleştiri var. “Çizgimden ayrılmayacağım çünkü suç işlemedim.” diyor.
Bu sözleri söyleyen yalnızca bir gazeteci değil; iki çocuğunu geride bırakmış bir baba.
Basın özgürlüğü söz konusu olduğunda susmanın mümkün olmadığına inandığım için yazıyorum. Açıkça ifade ediyorum: Adalet mülkün temelidir, basın özgürdür
Çünkü mesele artık kişisel değildir. Eğer bir yargı muhabiri yaptığı eleştiriler nedeniyle yargılanıyorsa, bu basının alanına açık bir müdahaledir. Bu, gücün eleştiriye tahammül sınavıdır. Eleştiri ile suç arasındaki çizgi siyasal reflekslerle bulanıklaştırılıyorsa, zarar gören yalnızca bir gazeteci değil, toplumun haber alma hakkıdır.
Bugün mesele yalnızca Alican Uludağ değildir.
Mesele, bu ülkede basının gerçekten özgür olup olmadığıdır.
Basın özgürlüğü bir gazetecinin değil, toplumun nefesidir. Gazetecinin sustuğu yerde adalet konuşmaz. Ve susmak, bazen en büyük ortaklıktır

Yorum Yazın
E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişdir.
Facebook Yorum