Kırklareli
26 Mart, 2026, Perşembe
  • DOLAR
    30.71
  • EURO
    32.91
  • ALTIN
    1967.5
  • BIST
    8994
  • BTC
    49397.326$

ENERJİ BEDEN

26 Mart 2026, Perşembe 12:54

 

İnsan sadece etten ve kemikten ibaret değildir.
Bir odaya girdiğimizde hissettiğimiz o “hava” bir insanın yanındayken içimizi kaplayan huzur ya da sebepsiz bir sıkışma hissi. Tüm bunlar bize görünmeyen ama hissedilen bir alanı işaret eder. Bu enerji bedendir.

Enerji beden düşüncelerimizin, duygularımızın ve inanç sistemimizin titreşim alanıdır. Nasıl ki fiziksel bedenimiz beslenmeye, uykuya ve harekete ihtiyaç duyuyorsa; enerji bedenimiz de farkındalığa, dengeye ve temiz duygulara ihtiyaç duyar.

Duygularımızın da enerjisi vardır. Olumlu, olumsuz ne düşünüyorsak beden dilimize yansımasını enerji bedenimizde görülür. Korku duyuyorsak bu bizim kalbimizi sıkıştırdığı gibi enerji bedenimiz daraltır. Öfkeli, kızgın, kırgın isek bu da bizi sıkıştırarak yorar.  

 Bununla birlikte sevgi, şükran, minnettarlık, keyifli, neşeli isek içimizden gelen saf sevgi ile enerji bedenimizin yani auromuz pırıl pırıl parlar. Bazı kişileri daha gördüğümüzde çekiliriz. Onlarda bizi çeken güzel enerjileri olur. Oturur sohbet ederiz sanki senelerdir tanışıyormuş gibi oluruz, öyle değil mi? Bu temiz enerjili kişiler kendilerine emek verip, kendi değerini bilenlerdir. Bununla beraber insana hayvana yaratılmış her canlıya sahip çıkan koruyup kollayandır. Bütünün hayrına emek verenlerdir. Onların kendi çıkarları yoktur. Egolarını dengeye almışlardır. Makam, mevki, rütbe, tanınmışlık önemini yitirmiştir.

Etrafımızda egosuna yenik düşen kişileri gözlemlediğimizde ne büyük kayıptalar değil mi?

Bazen bir ortamdayken ya da ayrılırken oranın kasveti bize ağır gelir. Her mekanın da bir enerjisi vardır. Aslında daralan sadece göğsümüz değil enerji alanımızdır. Bastırılmış duygular, ifade edilmeyen kırgınlıklar, söylenmeyen sözler enerji bedeninde birikir. Zamanla bu birikim yorgunluk, isteksizlik ve motivasyon kaybı olarak kendini gösterebilir.

Enerji bedenimiz sürekli eleştiri ortamında kalmak, değersizlik hissi, yoğun stres, suçluluk yaşadığımız korkulardır, enerji alanımızı zayıflatan. Tıpkı açık bir pencere gibi, dış etkilerden daha kolay etkilenir hâle geliriz.

Enerji bedenimizi farkında olmadan zayıflatırız. Yaptığımız yorumlar, yargılamalar, kınamalar bizim enerji bedenimize olumsuz etkiler yapar. O zaman ne yapacağız? Onu yapma bunu yapma, konuşma, konuşmadan mı? duracağız dediğinizi duyar gibiyim. Karşıdaki kişi her ne yaşıyorsa o onun yolculuğu.  Onun ne yaşadığını ve neler hissettiğini bilmeden yorumlar havada uçuşur. Her kişinin hayat deneyimi ve tecrübesi farklı yollardan geçebilir. Tabii ki bu ahlak kurallarını kapsamıyor.

Peki enerji bedenimizi nasıl temizleyebiliriz? Ve nasıl güçlendirilebilir, dengelenebilir?

Doğada yürümek, derin nefes çalışmaları yapmak. Meditasyon ve dua. Şükür listesi oluşturma. Tütsü yakmak, zikir çekmek, Kuran-ı Kerim dinlemek sana ne iyi geliyorsa artık. Alanımıza saygı göstermesini henüz bilmeyenlere karşı sınır koyabilmek. Geçmişte kalbimizi kıranlardan özgürleşebilmek adına onları affedebilmek.

En önemlisi ise kendimizi suçlamayı bırakmak. Çünkü enerji bedenin en güçlü ilacı öz-şefkattir. Bir insanla konuştuğunuzda konuşma bitse bile içinizde bir his kalıyorsa, orada enerji alışverişi vardır. Bu yüzden bazı insanlar bizi güçlendirir, bazıları ise yorar.

Burada kendimize sormamız gereken soru “Ben hangi enerjiyi yayıyorum?” Enerji beden yalnızca aldığımız değil, verdiğimiz titreşimle de şekillenir.

Enerji bedenimizi beslemek çok kıymetlidir. 

Son zamanlarda hangi duyguyu daha çok taşıyorum?

Beni aşağı çeken düşüncelerim neler?

Kendimi hafif hissettiğim anlar ne zaman?

Lütfen hatırlayalım. Işığımız zaten var. Sadece üzerini örten duyguları fark edip sevgiyle araladığımızda, enerji bedenimiz yeniden parlamaya başlayacaktır.

Sevgiyle.

 

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.

Facebook Yorum