Kırklareli
28 Mayıs, 2026, Perşembe
  • DOLAR
    30.71
  • EURO
    32.91
  • ALTIN
    1967.5
  • BIST
    8994
  • BTC
    49397.326$

CHP’DE “MUTLAK BUTLAN” KRİZİ VE KIRKLARELİ’NDE DİRENİŞ

28 Mayıs 2026, Perşembe 17:10

 

Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP)  yargılanan 38. Olağan Genel Kurultayı hakkında mahkemeden çıkan “mutlak butlan” kararı, Türk siyasetinde eşi benzeri görülmemiş yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi.
Açıklanan mahkeme kararıyla birlikte Genel Başkan Özgür Özel ve yönetiminin görevden alınmasına, eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun yeniden göreve dönmesine hükmedildi.

Kararın açıklanmasının ardından yalnızca CHP içerisinde değil, siyasi partilerden sivil toplum kuruluşlarına, hukuk çevrelerinden sosyal medyaya kadar toplumun geniş kesimlerinden sert tepkiler yükseldi. Özellikle CHP tabanında kararın siyasi olduğu yönündeki değerlendirmeler dikkat çekti.

Kırklareli’nde ise süreç çok daha farklı bir boyuta taşındı. CHP Kırklareli İl Örgütü, alınan mahkeme kararını tanımadığını ilan ederek “örgütsel direniş” kararı aldı. İl örgütü, “Baba ocağı CHP’dir, terk etmeyeceğiz” diyerek il ve ilçe binalarında nöbet başlattı.

Başta Kırklareli İl Başkanlığı olmak üzere 7 ilçede partililer parti binalarına sahip çıktı.İl ve ilçe binalarında ışıklar sabahlara kadar sönmedi "Direniş Nöbeti" başladı. İl ve ilçe örgütleri tarafından yapılan basın açıklamalarında, “Seçilmiş iradeye müdahale kabul edilemez” mesajı verildi. Kırklareli merkezde düzenlenen yürüyüşlerde ise yüzlerce partili sloganlarla ve alkışlarla karara tepki gösterdi.Vatandaşlardan da yürüüyüşetekilere  çok büyük destek geldi.

Süreç boyunca CHP Kırklareli İl Başkanı’nın çağrısıyla belediye başkanları, ilçe başkanları, il genel meclisi üyeleri, belediye meclisi üyeleri ve kadın kolları temsilcileri ayrı ayrı toplantılar düzenledi. Yapılan ortak açıklamalarda, “Seçilmiş Genel Başkan Özgür Özel’in ve yönetiminin yanındayız” mesajı verildi.

Ancak tüm bu açıklamalarda dikkat çeken bazı eksiklikler de kamuoyunda tartışma yarattı.

Yapılan yürüyüş ve açıklamalarda CHP Kırklareli Milletvekili Vecdi Gündoğdu, Fahri Özkan ve önceki dönem milletvekillerinden Turabi Kayan’ın yer almaması dikkat çekti. Yine Lüleburgaz Belediye Başkanı’nın süreç boyunca net bir tavır ortaya koymaması, yürüyüşlere katılmaması ve kamuoyuna açık güçlü bir destek açıklaması yapmaması çeşitli soru işaretlerini beraberinde getirdi. Buna karşın daha sonra il binasında gerçekleştirilen belediye başkanları toplantısına katılarak Gerenli'nin hazırlanan  ortak metne  imza vermesi dikkatlerden kaçmadı.

Gözlemimize göre İl Başkanlığı tarafından hazırlanan görseller kamuoyuyla paylaşılırken, toplantılara kaç belediye başkanının katıldığı, kaçının imza verdiği; ilçe başkanlarından kimlerin toplantıda yer aldığı ve kimlerin destek açıklamasına imza koyduğu net olarak açıklanmadı.

Aynı durum il genel meclisi üyeleri, belediye meclisi üyeleri ve kadın kolları açıklamalarında da yaşandı. Kamuoyuna yalnızca ortak görseller servis edildi ancak destek verenlerin isim listeleri yada imza metinleri kamuoyu ile  paylaşılmadı.

Oysa keşke yapılan toplantılarda açık basın açıklamaları düzenlenseydi, kamuoyu da bu birlik mesajlarına doğrudan şahit olabilseydi.İl Başkanlığı tarafından düzenlenen toplantılarda  keşke ortak metinler imzaya açılsaydı ve kimlerin imza attığı, kimlerin imza atmaktan kaçındığı şeffaf biçimde ortaya konulsaydı diyorum.

Çünkü bugün CHP tabanının en çok merak ettiği konulardan biri budur:

Kimler Özgür Özel’in yanında?
Kim sessiz?
Kimler bekle-gör politikası yürütüyor?
Kim gizli biçimde Kemal Kılıçdaroğlu’nu destekliyor?.Tüm kamuoyunun merak ettiği ve bilmesini istediği konuların başında geliyor.Kim yada kimler neyi tercih ediyor?

Bu bir tercih meselesidir çünkü.

Ya halkın oylarıyla seçilmiş, CHP’yi 47 yıl sonra Türkiye’nin birinci partisi haline getiren ve partiyi iktidar yürüyüşüne taşıyan Özgür Özel’den yana tavır alırsınız…

Ya da girdiği 13 seçimde kazanamamış sıdır çekmiş, yerel genel Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin hiç birini  kazanamayan, siyasette yaptığı stratejik hatalar yıllardır tartışılan Kemal Kılıçdaroğlu çizgisini desteklersiniz.Halkın umudu yerine AKP'nin umudu olmuş ve CHP yi bölme görevi verilmiş birinide tercihte edebilirsiniz.

Elbette herkesin siyasi tercihi kendisinedir. Ancak siyaset aynı zamanda açıklık ve cesaret işidir. Gizli destekler, perde arkası hesaplar ve bekleme politikaları tabanda güven oluşturmaz.

CHP sıradan bir siyasi parti değildir. Cumhuriyeti kuran partidir. Dünyada kuruluşunun üzerinden bir asır geçmesine rağmen varlığını sürdüren ender siyasi yapılardan biridir.

Bu parti darbeler gördü.
12 Eylül’ü gördü.
Muhtıralar gördü.
Kapatılma süreçleri yaşadı.
Ama her defasında küllerinden yeniden doğmayı başardı.

İsmet İnönü’nün yıllar önce söylediği o tarihi söz bugün yeniden hafızalara geliyor:“Hiçbir ülke yoktur ki, kendi içinden bizim kadar hain yetiştirebilsin.”

Bugün yaşanan süreçte de tarih herkesi not etmektedir.

Mutlak butlan kararının ardından sokaklarda direnenleri…
Yağmur altında nöbet tutanları…
TOMA’nın karşısında duranları…
Biber gazına, plastik mermilere rağmen geri adım atmayanları…
“Hak, hukuk, adalet” diye meydanları dolduranları…

Ve aynı zamanda sessiz kalanları da…

Başta seçilmiş Genel Başkan Özgür Özel ve ekibi olmak üzere, demokrasi mücadelesinin her alanında yer alan tüm CHP üyelerine ve demokrasiye sahip çıkan vatandaşlara,"Sokaklarda, meydanlarda Kurtuluş yok tek başına, Ya hep beraber ya hiç birimiz diyen demokrasi sevdalılarına  selam olsun.Unutmayalım ki;

Çünkü tarih, direnenleri de yazacaktır…
Sessiz kalanları da…
İhanet edenleri de…

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.

Facebook Yorum