İĞNEADA SEL DAVASINDA KARAR: BÜLENT BAYRAK’A 18 YIL HAPİS

Kırklareli’nin Demirköy ilçesine bağlı İğneada beldesinde, 5 Eylül 2023 tarihinde meydana gelen ve 6 kişinin hayatını kaybettiği sel felaketine ilişkin dava, Yargıtay’ın bozma kararının ardından Kırklareli 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yeniden görüldü. Mahkeme, tek tutuklu sanık Bülent Bayrak’ı “bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma” suçundan 18 yıl hapis cezasına çarptırırken, diğer sanıklardan Cenan A. ve Büşra G.’ye 7 yıl 6’şar ay hapis cezası verdi. Sanık Sevcan U. ise beraat etti.
Kırklareli 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde saat 09.20’de başlayan duruşmaya, davanın tek tutuklu sanığı Bülent Bayrak ile hayatını kaybedenlerin yakınları Safiye Yaşa, Kadir Yaşa, Mehmet Han Yaşa, Emine Solmaz ve Çiçek Dinç ile taraf avukatları katıldı. Sanık Bülent Bayrak’ın annesi ve yakınları da duruşmada hazır bulundu.Tutuksuz sanıklardan Cenan A., Sevcan U. ve Büşra G. ise duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı.
YARGITAY’IN BOZMA KARARI OKUNDU
Duruşma, Mahkeme Başkanı tarafından Yargıtay Ceza Dairesi’nin bozma kararının okunmasıyla başladı. Kararın okunmasının ardından mağdur aileler ve avukatları ile sanık ve sanık avukatlarına söz verildi.Mağdur aileler, Yargıtay’ın bozma kararına katıldıklarını belirterek davanın “bilinçli taksir” yerine “olası kast” kapsamında değerlendirilmesini istedi. Aileler, Kartalkaya’daki otel yangını davasını emsal göstererek, sanıkların hayatını kaybeden her bir kişi yönünden ayrı ayrı cezalandırılması talebinde bulundu.
Mağdur ailelerinin avukatları da olayın “olası kast” kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirterek sanıkların en ağır şekilde cezalandırılmasını talep etti.Sanık avukatları ise Yargıtay’ın bozma kararına katılmadıklarını belirterek, sanıkların aleyhine olan hükümlerin kabul edilmemesi, lehlerine olan hükümlerin uygulanması ve Bülent Bayrak’ın tutukluluk halinin kaldırılması gerektiğini savundu.
SAVCI “OLASI KAST”TAN CEZA İSTEDİ
Tarafların beyanlarının ardından Cumhuriyet Savcısı esas hakkındaki mütalaasını sundu. Savcı, sanıklar Bülent B., Büşra G., Cenan A. ve Sevcan U.’nun; hayatını kaybeden Ahmet Baki Şimşek, Selman Bağışlar, Ümit Solmaz, Rahile Şimşek, Mihriban Bağışlar ve Hüseyin Duman’a karşı “olası kastla öldürme”, selden yaralı kurtulan Kerem Şimşek, Hüseyin Duman ve Mila Duman’a karşı ise “olası kastla yaralama” suçlarından ayrı ayrı cezalandırılmasını talep etti. Mütalaada ayrıca Bülent Bayrak’ın tutukluluk halinin devamına, diğer sanıkların da hükümle birlikte tutuklanmasına karar verilmesi istendi.
MAĞDUR AİLELER: “BİZ SADECE ADALET İSTİYORUZ”
Savunmalar sırasında mağdur aileler yaşadıkları süreci ve adalet taleplerini dile getirdi.Mağdur yakınlarından Safiye Yaşa, davanın ilk gününden bu yana olayın “olası kast” kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini savunduklarını belirterek, “Bu olay 6 kişinin ölümüyle sonuçlandı. Biz ilk günden beri sanıkların olası kasttan en ağır şekilde cezalandırılmasını istedik” dedi.Olayla ilgili bazı delillerin kaybolduğunu ileri süren Yaşa, hard disklerin incelenmesi ve olayda kullanılan kamera kayıtlarının değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.Biz sadece Adalet istiyoruz.Ölen canlarımızın hesabını sormak ve Adaletin yerini bulması sorumluların cezalandırılmasını istiyoruz.Mücadelemiz sadece ADALET.Yitirdiğimiz canlarımız geri gelmeyecek ama buradan öyle bir karar çıkmalı ki başka ailerin bizim gibi canı yanmasın.İnsanlar ölmesin dedi.
Yaşa, olay sırasında mağdurların kurtarılması yerine bölgeden ayrıldığı iddia edilen kişilerin de dinlenmesini isteyerek, “Biz mağdur aileler olarak sadece adalet istiyoruz. Üç yıldır adalet arıyoruz. Kartalkaya’da yaşanan olayda kamu görevlileri ve sanıklar olası kast kapsamında yargılandı. Burada da gerçek adaletin ortaya çıkmasını istiyoruz” diye konuştu.
MAĞDUR YAKINLARI TEK TEK KONUŞTU
Çiçek Dinç, Alihan Yaşa, Kadir Yaşa ve Emine Solmaz da mahkemede söz alarak sanıkların “olası kast” kapsamında cezalandırılmasını istedi.Çiçek Dinç, bölgede kaçak yapılar bulunduğunu ve bazı yapılarla ilgili yıkım kararlarının uygulanmadığını ileri sürerek,Meydana gelen sel felakaetinde yeğenim annesinin ölümüne tanıklık etti.Yurt dışına gittiler bu ülkede kalamadılar.Suçlular cezasını çekecek.Sisli Vadide “Kaçak yapılar var, yıkım kararı uygulanmayan yapılar var.Sel felakaetinde ölen 6 can var.Olası kast için daha ne olması gerekiyor?” ifadelerini kullandı.
Kadir Yaşa ise tesiste binlerce kişinin katılımıyla etkinlikler ve 1000 kişinin katıldığı düğünler düzenlendiğini, buna karşın SSK ve Maliye kayıtlarında çalışan sayısı bir olarak ifade edildiği, yeterli personel bulunmadığını ve çeşitli usulsüzlükler yaşandığını iddia ederek sorumluların cezalandırılmasını istedi.
Emine Solmaz ise yaşadığı ekonomik ve psikolojik zorlukları anlatarak, “Hayatta kimsem yok. Ankara’dan geliyorum.Yaşlıyım ve rahatsızım. Akşam terminalde sabahladım. Ölen çocuğumun borcunu ödüyorum.Çocuğumun ölümüne sebep olan kim varsa cezalarını çeksin." Adalet istiyorum” dedi.Mağdur ailelerden Alihan Yaşa da sanıkların olası kasttan yargılanması ve en ağır cezaları almaları gerektiğini söyledi.
SANIK AVUKATLARI BERAAT İSTEDİ
Sanık Bülent Bayrak’ın avukatları ise savunmalarında olayın büyük bir sel felaketi olduğunu ve yaşanan felaketin devlet tarafından dahi öngörülemediğini ileri sürdü.
Bayrak’ın yaklaşık üç yıldır tutuklu bulunduğunu belirten avukatları, müvekkillerinin sel felaketinden sorumlu tutulamayacağını savunarak beraat talebinde bulundu.
BÜLENT BAYRAK: “BEN KATİL DEĞİLİM”
Duruşmanın ilerleyen bölümünde tek tutuklu sanık Bülent Bayrak da savunmasını yaptı.Medya tarafından hakkında bir “linç kampanyası” yürütüldüğünü savunan Bayrak, yaklaşık üç yıldır cezaevinde bulunduğunu belirterek suçsuz olduğunu söyledi.Yaşananların öngörülemeyen bir sel felaketi olduğunu savunan Bayrak, “Benim de önceden bunu bilmem mümkün değildi. Başarılı bir iş insanıyım. Vergi rekortmeni oldum, yüzlerce kişiye istihdam sağladım. Hayatım mahvoldu, şirketlerim battı, aile hayatım bitti” dedi.
Gözyaşları içinde savunmasını sürdüren Bayrak, “Ben katil değilim. Benim kedilerim, köpeklerim var. Ben bir kaz bile kesemem, hayvan kesemem. Sabıkam yok. Ben nasıl katil olurum?” ifadelerini kullandı.Bayrak ayrıca dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’yu tanımadığını, dönemin Kırklareli Valisi Osman Bilgin’i tanıdığını ve kendisine destek olduğunu, dönemin Tarım ve Orman Bakanı’nın da projesini desteklediğini öne sürdü.
DURUŞMADA GERGİNLİK YAŞANDI
Bayrak’ın savunması sırasında FETÖ yapılanmasıyla ilgili sözleri üzerine duruşma salonunda tansiyon yükseldi. Bayrak, geçmişte FETÖ mensuplarıyla iş yaptığını, ancak Cumhuriyet ve Atatürk’e yönelik söylemler nedeniyle bu kişilerden uzaklaştığını savunarak, görüştüğü bazı kişilerin daha sonra FETÖ soruşturmaları kapsamında tutuklandığını söyledi.Bayrak’ın sözleri üzerine mağdur yakınlarından Safiye Yaşa tepki gösterdi ve suç duyurusunda bulunacağını belirtti.Yaşanan gerginlik nedeniyle mahkeme heyeti duruşmaya ara vermek zorunda kaldı.
YAŞA’DAN SUÇ DUYURUSU
Verilen aranın ardından Safiye Yaşa, Bülent Bayrak’ın duruşma sırasında yaptığı açıklamalar nedeniyle suç duyurusunda bulunduğunu belirtti.Yaşa, “15 Temmuz’u yaşamış bir ülkeyiz. Sanık mahkeme heyetinin gözlerinin içine bakarak FETÖ ile ilgili itirafta bulunmuştur. Bu sözlerinin araştırılmasını ve hakkında gerekli işlemlerin yapılmasını istiyoruz” dedi.
MAHKEME KARARINI AÇIKLADI
Verilen aranın ardından mahkeme heyeti kararını açıkladı.
Kırklareli 2. Ağır Ceza Mahkemesi, sanık Bülent Bayrak’ı “bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma” suçundan 18 yıl hapis cezasına çarptırdı. Mahkeme, Bayrak’ın tutukluluk halinin devamına hükmetti.
Sanıklardan Cenan A. ve Büşra G. aynı suçtan 7 yıl 6’şar ay hapis cezasına çarptırılırken, haklarındaki adli kontrol hükümlerinin devamına karar verildi.
Sanık Sevcan U. hakkında ise beraat kararı verildi.
Mahkeme Başkanı, kararın oy çokluğuyla alındığını açıkladı.
“BEKLEDİĞİMİZ ADALET ÇIKMADI”
Duruşmanın ardından hayatını kaybedenlerin yakınları Kırklareli Adliyesi önünde basın açıklaması yaptı.
Aileler adına açıklamayı yapan Safiye Yaşa, mahkeme kararından duydukları hayal kırıklığını dile getirerek, “Beklediğimiz adalet çıkmadı. Çıkmasını da beklemedik” dedi.
Mahkeme heyetindeki kadın hakimin karara muhalif kalmasının kendilerini şaşırtmadığını ifade eden Yaşa, “Mahkeme kararı, sanığın adeta meydan okuduğu, mahkemenin baskı altında kaldığı ve özgür hareket edemediği düşüncemizi değiştirmedi. Bu karar bizleri şaşırtmadı” diye konuştu.
İğneada’daki sel felaketinde yakınlarını kaybeden aileler, kararın ardından da mücadelelerini sürdüreceklerini belirterek, olayın “olası kast” kapsamında değerlendirilmesi ve sorumluların en ağır şekilde cezalandırılması yönündeki taleplerini yineledi.
Videolar için YouTube kanalımıza abone olmayı unutmayın!

Yorum Yazın
E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişdir.