Kırklareli'de Tarım Haftasının 180.Yılı Kutlamaları Başladı

Türkiye‘de Tarımsal Öğretimin Başlamasının 180. yıldönümü kutlama etkinlikleri kapsamında Kırklareli TMMOB ya bağlı Ziraat Mühendisliği (ZMO) Kırklareli İl Temsilciliği adına Atatürk anıtına çelenk koyarak saygı duruşunda bulunuldu ve ardından da basın açıklaması yapıldı.
ZMO Kırklareli İl Temsilciliği tarafından düzenlenen etkinliğe ZMO odası üyeleri,Ziraatçılar Derneği, CHP İl Başkanlığı, Ortak Akıl Derneği, Kent Konseyi,Tabip Odası,2021 Tüm Emekliler Sendikası, DOKU Derneği ile bazı STK temsilcilerinin de destek verdiği çelenk sunma töreni sonunda, ZMO İl Temsilcisi Dr. Erol ÖZKAN basın mensuplarının Çalışan Gazeteciler Gününü kutlayarak açılış konuşması yaptı.Basın açıklamasını ise Kübra Çabuk Özarslan okudu. Özarslan okuduğu basın açıklamasında,
10 Ocak 1846 tarihinde İstanbul Yeşilköy'de bulunan Ayamama Çiftliği'nde "Ziraat Mektebi" adıyla kurulan ve daha sonra 13 Ekim 1892 tarihinde Halkalı Ziraat ve Baytar Mektebi ismini alan okul, ülkemizdeki ilk tarımsal eğitimin verilmeye başlandığı kurumdur. Bu yıl Ayamama Çiftliği’nde başlayan tarımsal eğitim ve öğretimin, 180. onur yılını kutluyoruz.. O nedenledir ki, 1846’dan bu yana devam eden 180 yıllık köklü tarihsel gelişime sahip bir meslek grubu olmanın haklı gururunu yaşıyoruz.
Tarım, Türkiye için sosyal-ekonomik-politik bakımdan son derece önemli bir sektördür. Bu kapsamda ulusal gelire ve istihdama katkı sağlayan, kırsal ekonominin tek ekonomik getiri kaynağı olan, doyuran ve barındıran bir sektördür. Ancak, tarımda 1980’li yıllardan bu yana uygulanan neoliberal politikalar sonucu tarım daralmış, üreticiler tarımdan uzaklaşmak zorunda kalmıştır. Eğitim öğretimde hızla artan fakülte sayıları ve artan kontenjanlarla bu sonuç birleşince Ziraat Mühendislerinde istihdam sorunları baş göstermiştir. Geldiğimiz noktada meslektaşlarımızın işsizlik sorunu mesleki sorunlarda baş sırayı almıştır.
İnsanlık var olduğu sürece Dünya’da ve Türkiye’de tarımın gözardı edilemeyeceği gerçeği ortadadır. Hızla artan dünya nüfusu ve kıtalar arası gelir dengesizliği bu nüfusun beslenme sorununu da gündeme taşımaktadır. Geçtiğimiz yıllarda yaşadığımız Korona virüsü (Covit-19) salgını tüm dünyada ve ülkemizde tarımın önemini ortaya çıkarmıştır. Aslında zaten var olan bu önem konusunda algıyı ve farkındalığı artırmıştır. Kısacası, yerküredeki aymazları uyandırmıştır. Kendini dünyanın jandarması ve süper gücü olarak gören emperyalist ve sömürgen ülkeler bile bu salgın karşısında çaresiz kalmışlardır. Özelleştirmelerin ve her koşulda ithalatın her şeye çözüm olmadığı, kamucu politikaları tamamen terk ederek çözüm üretilemeyeceği gözler önüne serilmiştir.
Türkiye, çevre ve emek ilişkilerini gözeten uygun teknolojileri, kendi ARGE faaliyetleri ile geliştirmek; başka bir deyişle, mülkiyetine sahip bulunduğu teknoloji araçlarından en etkin şekilde yararlanmak durumundadır. Doğal kaynakların yanlış kullanımına, yanlış kentleşme politikalarına, tarımdaki ve sanayideki yanlış uygulamalara bağlı olarak her geçen yıl artan küresel ısınma ve kuraklık, tarımda yeni stratejiler oluşturmayı zorunlu kılmaktadır. Toprak ve su kaynaklarının sürdürülebilir kullanımı ve yönetimi ve kurağa dayanıklı tohum çeşitleri çok daha fazla önem kazanmıştır. Bu bağlamda, bu görevleri üstlenecek kurum ve kuruluşların yeniden örgütlenmesi veya tekrar oluşturulması ve işin uzmanı ziraat mühendisleri ile donatılması gerekmektedir. Diğer deyişle, tarımsal teknolojinin üretimde kullanılması, bunun ziraat mühendisleri ve sektördeki tüm tarımcılar tarafından desteklenmesi gerekmektedir.
TMMOB ZMO mesleki sorumluluklarının yanı sıra genelde halkımızın, özelde ise hizmet ettiği toplumun çıkarlarını savunmayı da temel görevi olarak görmektedir. ZMO üretimi artıracak önlemler alınmasını ve bu sayede yeni iş olanakları yaratılacağı için ülkemizin işsizlik sorununun çözümüne de katkı sağlanmasını savunmaktadır.
ZMO üstlendiği sorumluluktan dolayı, yıllardır ülke tarımının gelişmesi ve meslektaş hak ve çıkarlarının korunması yönünde çalışmalarını sürdüregelmiştir. Bu konuda birçok olumlu gelişme olduğu gibi, elbette sonuç alınamayan veya halen yargıda olan uygulamalar da söz konusudur. Kısacası, meslek odamız, hem meslek hak ve çıkarlarını koruma hem de tarım sektörünün bütününe ilişkin kamusal denetleme yapma konusunda Ana Yönetmeliği’nin kendisine yüklediği görevleri, eksiksiz yerine getirmeye çalışıyor ve çalışmaya devam edecektir.
Atatürk'ün aydınlattığı yolda gelişen ve kalkınan bir ülkede, köylüsüyle–kentlisiyle daha çok üretip daha adil paylaşan, Cumhuriyet'in tanıdığı olanaklarla onurlu, bağımsız ve mutlu bir yaşamın sürdürüldüğü ülkeye olan ortak inancımızı bir kez daha dile getirmek isteriz.
Amacımız; tarım sektörünün kalkındığı ve kalkınırken ülke kalkınmasına da omuz verdiği, daha çok üreten, daha adil paylaşan, Cumhuriyet’in korunup geliştirildiği, Atatürk ilkelerine bağlı nesillerin yetişip refah içerisinde yaşadığı bir ülkeye, Ziraat Mühendisleri toplumu ve tüm tarımcılar olarak, katkımızı koyabilmektir.
Tarım Haftası vesilesiyle, insanlığın varlığını sürdürmesine katkı sağlayan, alın terini akıtan, üretimde bulunan, bu üretimin kalitesini ve verimini arttırmaya çalışan işçisinden çiftçisine, teknikerine, mühendisine ve sanayicisine kadar tarım sektöründeki tüm sektör bileşenlerine şükranlarımızı sunarız. Tüm meslektaşlarımıza, tarımcı dostlarımıza, üreticilerimize, halkımıza, basınımıza mutlu ve sağlıklı yaşam diler, saygılarımızı sunarız dedi.
Videolar için YouTube kanalımıza abone olmayı unutmayın!

Yorum Yazın
E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişdir.