Biz Bitti Demeden, Bu dava Bitmez

Kırklareli İğneada'daki sel felaketinde Sisli Vadi adı verilen tesiste tatil yapan 6 kişinin ölümüne ilişkin olarak, İl Özel İdaresi'nde görevli 5 kamu personeli hakkında Kırklareli Cumhuriyet Başsavcılığı Memur Suçları Soruşturma Bürosu tarafından aralarında İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Bilal Kuşoğlu'nun da aralarında olduğu sanıklar hakkında iddianame hazırlandı.
Yaşanan bu gelişmelerin ardından acılı Anne ve mağdur aileler adına Dr kızı ve damadını kaybeden Safiye Yaşa Kırklareli İl Özel İdare binası önünde ardından da saat 13.00 te Kırklareli Adiye binası önünde bir basın açıklaması yaptı. Yaşa açıklamasında, haklarında iddianame hazırlanan 5 kamu görevlileri hakkında gerekenlerin yapılması konusunda Savcılık ve kolluk görevlilerinin görevlerini yapmaya davet ediyorum dedi.
Yaşa yaptığı basın açıklamasında, Değerli basın mensupları çok değerli sivil toplum kuruluşları ve değerli kamuoyu sözlerime gerçek adalet arayışımıza vermiş olduğunuz desteklerinizden dolayı teşekkür sizlere teşekkür ederek başlamak istiyorum.Sisli Vadi katliamı cinayeti 5 Eylül 2023 tarihinde yaşandı.Bu cinayetin asli kusurlu olduğu tespit edilen kamu görevlileri'nin yargılanmasına 14 Mayıs 2026 günü başlanacak olması yakınlarını kaybeden müteveffalar için çok üzücü çok yaralayıcıdir. Aslında sadece bizler için yaralayıcı değildir.Tüm Türkiye için, ülkem için, çok yaralayıcı ve adalete olan güvencin tamamen yok olmak üzere olduğunu gösteren vahim bir durumdur.
Evlatlarımızı kaybetmemizin ardından yaklaşık 3 yıl gibi kocaman bir süre süre geçti. Sisli Vadi Bungalov tesisi hiçbir resmi belgesi olmayan bir tesisti, Turizm tesisiydi ama Turizm belgesi yoktu. Evet Sisli Vadiyi Bungulu tesisinin bir resmi belgesi yoktu.Ruhsat Yapı izni ve benzeri belgelerden bahsediyorum. Tamamen çok da resmi olan kişiler tarafından yapılması ve işletilmesi sağlanmıştır göz yumulmuş. Çok resmi kişiler diyorum.
Kaçak Tesislerin Yapılmasına Kamu Görevlileri İzin Verdi
Çünkü tesisin yapımı aşamasında Vali Osman Bilgin çok büyük rol almıştı ve adli kusurluydu. Ve yine 5 Eylül 2023 tarihinde olay tarihinde Birol Ekici Kırklareli valisiydi. Aradan geçen bir buçuk yıla rağmen yıkım kararı olan resmiyeti olmayan bu tesisi yıkmamıştı.Çok resmi olan Kırklareli!nde memurların hemen hemen en yüksek seviyesinde bulunan öngörüsünün de o seviyede olması gereken ve tüm resmi görevlerini bildiği halde hepsini bilmezden ve görmezden gelerek bu tesisin yapımına işletilmesine ve hatta olay günü olayın örtülmesine dahi destek veren kiside il Özel idare Genel Sekreteri Bilal Kuşoğlu'ydu.O da asli kusurluydu.Sisli Vadi Bungalov tesisinin hiçbir resmi kaydı olmadığı halde tamamen resmi olan kişiler tarafından yapılmasına ve işletilmesini göz yumulduğunu üzülerek söylemek istiyorum. 4 jandarma komutanı da Sisli Vadi katliamının yaşandığı tesise gitmişti, yemek yemişti, çay içmişti, kesif yapmıştı ama tesisin resmi olmadığını bilmiyordu. Çevredeki bütün halk buranın Kaçak olduğunu, resmi olmadığını bilmesine rağmen resmi kamu görevini yürüten tüm yetkililer buranın kaçak olduğunu hiç bilmiyorlardi.İfadelerinde böyle söylemişlerdi. Ama onların bu yalanlarını jandarma komutanları bozdu. Bu tesise Vali İl Özel idaresi Genel Sekreteri, Hakimler, Savcılar sık sık geliyorlardı. Biz ne yapabilirdik?. Kimi kime şikayet edelim dediler adeta.Bir de Sisli Vadi katliamından sorumlu memurlar Müdürler var. Tabii ki altını çizerek ifade etmek istiyorum ki memurlar tabii ki amirlerine bağlı hareket ederler. Fakat kendilerinin de sorumluluklarını daha farklı olarak değil, yazılı olarak bildirmeleri gerekir. Buradan basın açıklaması yapmamızın sebebi il Özel idaresi çalışanlarının tamamına sesleniyorum. Bu konu ile alakalı bildiğiniz ne varsa lütfen herkes hiç korkmadan açık bir şekilde ifade versin ve bu davaya destek olsun Kırklareli'nde gerçek adalet tecelli etsin. Yanlış olan ne varsa düzeltin yanlış olan kim varsa bedelini ödesin hem Kırklareli'nde, hem de ülkemizde cezasızlık algısının son bulmasına destek olsun.
Ben bir Anneyim.ülkemde birçok anne evladını adaletsizlikler hukuksuzluklar içerisinde kaybetmiş durumda ve sadece Adalet istiyor.
Ben bir anneyim. Annelik minik bebeğinin elini ip tuttuğunda başlar, kucağına ilk aldığında başlar, onun kokusunu ilk defa içine çektiğinde başlar, evladıyla Güler, onunla ağlar. Anneler ve bir anne son nefesini verdiğinde ancak o zaman anneliği biter. Çok üzgünüm ülkemde birçok anne evladını adaletsizlikler hukuksuzluklar içerisinde kaybetmiş durumda ve sadece Adalet istiyor. Bu durum kartalkaya'da da böyle. Sisli Vadide de böyle. Deprem davalarında da böyle. Dilovası yangın faciasında da böyle. Gayrettepe yangın faciasında da böyle. Evlatları pazarda okulda yolda tren faciasında, maden faciasında ilic'te, Soma'da daha birçok yerde anneler evlatlarını çok acı çok vahim bir şekilde kaybettiler. Ve ardından Adalet istiyorlar suçlular gerçekten hak ettikleri cezaları alsınlar diyorlar.Yasalar çok açık.Üzgünüm 18 yıl verilen bir sanık bunun çok az bir kısmını yatıyor.Yatarı az olan cezaları aldıkları için suç işlemekten korkmuyor. Kırklareli il Özel idaresi için hazırlanan iddianamede çok net bölümler var. Bu kamu görevlilerinin bir an evvel görevinden el çektirilmesi gerekmektedir.Eğer savcılık el çektirme kararı vermese bile, adli tedbirleri uygulamak durumundadır. Ev hapsi, yurt dışı yasağı, imza yükümlülüğü gibi hususlar hakkında savcılığa da bizlerde suç duyurusunda bulunacağız.Aradan geçen 3 yıl boyunca zaten belgelerle oynandığını tahmin etmekteyiz.Bu hususun da sonuna kadar üzerine gideceğiz. Takipçisi olacağız ve bu davanın gerçekten asli kusurlu olan sanıkların gerçekten hak ettikleri olası kask ile cezalandırılmalarının takipçisi olacağız.
Sisli Vadi katliamının olduğu günden güne kadar asli kusurlu olup yargılaması başlamamış olan tüm sanıklarin hayatlarında hiçbir şey değişmeden günlerini gün etmeye devam ettiler.Oysa ki bizler evlatlarını kaybeden anneler yakınlarını kaybedenler acı, ızdırap dolu günler yaşadık. Eksiktik, hep eksik kaldık ve maalesef bizler gözümüzü kapatıp gerçek hayata gidene kadar da hep eksik kalmaya devam edecegiz.Mecburen yaşadığımız bu süreçte bir de Adalet tecelli etsin diye mücadele etmek zorunda bırakıldık.Bu cümleyi çok üzülerek söylüyorum 5 Eylül 2023 tarihinden beri bizler bu davanın peşine düşmemiş olsaydık siz değerli basın mensupları sivil toplum kuruluşları ve kamuoyu da bizlere destek vermemiş olsaydınız kesinlikle bu davanın üstü çoktan örtülmüş olacaktı.
Hayatımda Adliye Binasına Gitmemiştim.
Açıkçası 50 yıllık hayatım boyunca pekte adliyeye yolum düşmemişti. Adalet aramak zorunda hiç kalmamıştım. Adalet aramak zorunda kalmamak demek, bir gün Adalet aramak zorunda kalmayacağım anlamına gelmediğini öğrendim.Ülkemde birçok annenin feryat ettiğini birçok ailenin gidip giden canları için adalet aradığını görürdüm ve bu süreçlere destek verirdim. Ama adalet aramanın bu kadar zor olduğunu şu Kırklareli Adliyesinde öğrendim. Aslında adliyeye ilk geldiğim gün Kırklareli'nden hiçbir bilgim olmamasına rağmen o gün bu tesisin kaçak olduğunu ve kamu görevlileri tarafından, Valiler tarafından korunduğunu kullandığını hatta İçişleri Bakanlığına varana kadar bu korumanın olduğunu öğrenmiştim.Ama yine de bunlara inanmamıştım.Acaba böyle bir şey olabilir mi demiştim.Sonrasında çok net olan bilgileri vermiş olduğumuz soruşturma Savcısının davranışları ilk önce çok candan davranırken biz dosyamızın bir örneğini istediğimizde çok asabi hareketler sergileyip ilk tanıştığı kişiyi yani beni "seni ters kelepçe yaptırırım " diye tehdit etti.Daha sayamayacağım kadar durum ve nihayetinde soruşturmada gerekli hiçbir şey yapmadığını gördük. Dosyada hatta tüm dijital verileri en önemli dava delili olduğu halde, sessiz halinde teslim etmişti. Tabii bunların kendilerince çok önemli sebepleri vardı bazı durumları örtmeye çalışıyorlardı.İlk günde bunlara söyledik. Bugün yine bunları söylüyoruz. Ve bu dava sonuçlanana kadar bunları söylemeye devam edeceğiz.
Sonrasında anladık ki Adalet meclis'te aranır olmuş. Türkiye'de Anneler meclise gitmek zorunda… Yaklaşık 3 senedir mücadele ediyoruz.Bugün geldiğimiz noktada Bülent Bayrak için baştan yanlış yapmıştı. Zaten soruşturma savcısı bu yanlışı bilerek ve isteyerek yapmıştı.Tüm delilleri karartmıştı ve deliller olmadan Bülent Bayrak'ın çocuklarım evlatlarım ailemden ayrı kaldım edebiyatlarıyla bir mahkeme süreci yaşattılar bize.
Biz korkmuyoruz.Ve mağdur aileler adına gerçek Adalet yerini bulana kadar mücadeleyi bırakmayacağız dedi.
Videolar için YouTube kanalımıza abone olmayı unutmayın!
BUNLARA DA BAKABİLİRSİNİZ
- Kırklareli TSO Başkanı Soner Ilık, Zafer Partisi Kırklareli İl Başkanı Mehmet Ataman’ı Ağırladı
- Biz Bitti Demeden, Bu dava Bitmez
- Kırklareli Bakkal ve Perakende Esnaf Odası Odası Seçiminde "Hikmet Ay " Yeniden Seçildi
- SP İl Başkanlığından 2021 Emekliler Sendikasına Çalıştay Daveti
- AB Destekli "Turizm İçin Sınır Ötesi İş Birliği "Proje Tanıtımı Yapıldı

Yorum Yazın
E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişdir.