ABD’nin Venezuela’ya Yönelik Emperyalist Saldırılarını ve Hukuk Tanımazlığını Kınıyoruz

TMMOB İl Koordinasyon Kurulu ABD'nin Venezuela'ya müdahalesini protesto etmek amacıyla, "VENEZUELA HALKININ YANINDAYIZ" konulu Kırklareli Eğitim Sen Şube salonunda bir basın açıklaması yaptı.
Basın açıklamasını TMMOB İl Koordinasyon Sekreteri Erol Özkan okudu.Özkan okuduğu basın açıklamasında,Amerika Birleşik Devletleri, kendi emperyalist çıkarları doğrultusunda dünyanın birçok bölgesinde sürdürdüğü savaş ve müdahale politikalarına bir yenisini daha ekleyerek 2 Ocak tarihinde Venezuela’ya yönelik doğrudan askeri saldırı, bombalama ve devlet başkanını kaçırma hukuksuzluğunu gerçekleştirmiştir.Venezuela halkına karşı başlatılan bu saldırılar derhal son bulmalıdır. ABD emperyalizmi, “uyuşturucuyla mücadele” ve “demokrasi” söylemlerinin ardına gizlenerek yürüttüğü kuşatma ve ablukayı bugün açık bir askeri saldırganlığa dönüştürmüştür. ABD öncülüğünde yürütülen askeri, siyasi ve ekonomik müdahaleler; halkların kendi kaderini tayin hakkını, egemenlik ilkesini ve uluslararası hukuku açık biçimde ihlal etmektedir. Birleşmiş Milletler’in Kurucu Şartı’nda yer alan uluslararası barış ve güvenliğin korunması, insan haklarına saygı, insani yardımın güvence altına alınması ve hukukun üstünlüğü ilkeleri sistematik biçimde yok sayılmaktadır. Bu hukuksuzluk karşısında BM’nin ve uluslararası toplumun sessiz kalmaması; emperyalist müdahalelere karşı açık ve kararlı bir tutum alması tarihsel bir sorumluluktur. ABD’nin Venezuela’ya yönelik saldırıları yalnızca askeri müdahalelerle sınırlı değildir. Hukuk tanımazlığını bağımsız bir ülkenin devlet başkanını kaçırmaya kadar vardırmıştır. Yaptırımlar, ambargolar, ekonomik kuşatma ve siyasal istikrarsızlaştırma politikalarıyla yürütülen çok boyutlu bir emperyalist saldırı söz konusudur. Bu politikaların hedefinde Venezuela’nın başta petrol olmak üzere doğal kaynakları, enerji altyapısı ve kamusal birikimi bulunmaktadır. Sağlık, barınma, beslenme ve insanca yaşam hakkı, bilinçli olarak yaratılan kriz ve savaş koşulları altında sistematik biçimde ortadan kaldırılmaktadır. Amerika Birleşik Devletleri, Başkan Donald Trump’ın emriyle Venezuela’ya saldırarak, Devlet Başkanı Maduro ve eşini esir alıp ülkeden çıkararak bir “devlet terörizmi” örneği ortaya koymuştur ve uluslararası hukuku bütün yönleriyle ihlal ettiği ağır bir suç işlemiştir. Donald Trump ve ABD, Venezuela topraklarında tek taraflı askerî operasyon yaparak ve, fiilî devlet başkanını zorla yakalayıp ülke dışına çıkararak BM Şartının 2 (4). Maddesinde belirtilen bir devletin başka bir devletin toprak bütünlüğüne ve siyasi bağımsızlığına karşı güç kullanma kesin yasağını ihlal etti. Bu uluslararası barış ve güvenliğe karşı ağır bir ihlaldir. Donald Trump ve ABD uluslararası hukuka göre, yabancı devletlerin ceza yargısından bağışık ve zorla yakalanamaz, tutuklanamaz, yargılanamaz olan Venezuela Devlet Başkanının devlet başkanı dokunulmazlığını çiğneyerek Uluslararası Adalet Divanı içtihadına karşı eyleme geçti. Maduro’nun Trump’ın ima ettiği üzere ABD’deki olası “yargılanması” UAD içtihadı kapsamında kişisel dokunulmazlığın ihlali ve devletlerin eşitliği ilkesinin çiğnenmesidir.Devlet destekli insan kaçırma ve yargısız alıkoymanın uluslararası hukukta yeri yoktur.Maduro ve eşinin Trump’ın beyanına göre “yakalanması ve ülke dışına çıkarılması” hukuken, devlet destekli adam kaçırma ve yargısız alıkoyma kapsamında bir başka uluslararası suç oluşturuyor.
ABD dünyanın polisi, jandarması veya yargıcı değildir
ABD’nin bu eylemleri meşru müdafaa veya “terörle mücadele” ile gerekçelendirilemez: Meşru müdafaa, ancak silahlı saldırı halinde mümkündür. Uyuşturucu terörü iddiası, egemen bir devlete askerî operasyonu meşrulaştıramaz.ABD mahkemelerinin, evrensel yargı yetkisi iddiası ve iç hukukta Venezuela ve Maduro’ya karşı ileri sürülmüş iddianameler, uluslararası hukuka aykırı fiilleri meşrulaştırmaz. Uluslararası hukukta “önce kaçır, sonra yargıla” diye bir ilke yoktur.ABD’nin Venezuela’ya saldırısı uluslararası haydutluk ve terörizmdir
ABD ve Donald Trump, Venezuela devlet egemenliğini ihlal ederek, yasadışı kuvvet kullanımı, uluslararası adam kaçırma, devlet başkanı dokunulmazlığının ihlali ve uluslararası saldırı fiillerini işleyerek, hukuken savunulması olanaksız bir eylemle siyasal açıdan savaş gerekçesi yaratarak, uluslararası hukuka ve dünya barışına karşı bir saldırı gerçekleştirdi.Latin Amerika’yı yeniden emperyalizmin “arka bahçesi” haline getirmek isteyen ABD, Venezuela’yı kuşatarak halkın kazanımlarını yok etmeye çalışmaktadır. Bu girişim açık bir işgal niteliği taşımaktadır. Bu saldırılar, yalnızca Venezuela’nın değil, bölgedeki tüm bağımsız ve demokratik hareketlerin karşısına konulan bir tehdittir.Unutulmasın ki savaşlar ve askeri müdahaleler hiçbir zaman halkların değil; sermayenin, silah tekellerinin ve çokuluslu şirketlerin çıkarlarına hizmet etmektedir. Venezuela’da yaşananlar bu gerçeği bir kez daha ortaya koymaktadır. Emperyalist saldırılar sonucunda savaş baronları servetlerini büyütürken, bedeli emekçiler, yoksullar ve halklar ödemektedir. Emperyalizm; yoksulluk, göç, yıkım ve ölüm üreten bir tahakküm düzenidir ve bu düzenin en büyük mağdurları doğrudan halklardır.
Bu nedenle bir kez daha altını çiziyoruz; savaşa karşı barışı, ölüme karşı yaşamı, sömürüye karşı emeği ve emperyalizme karşı bağımsızlığı savunmak tarihsel bir sorumluluktur. Venezuela halkıyla dayanışma içinde olduğumuz; emperyalizme, savaşa ve her türlü dış müdahaleye karşı barış, demokrasi ve halkların kardeşliği mücadelesinin kararlılıkla sürdüreceğimizi kamuoyuna saygıyla duyuruyoruz dedi..
Videolar için YouTube kanalımıza abone olmayı unutmayın!

Yorum Yazın
E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişdir.