2021 Tüm Emekli-Sen  Kırklareli Şubesi son günlerde siyasi iktidar tarafından dile getirilen emeklilere zam, iyileştirme v.b açıklamara karşı yazılı bir açıklama yaptı.
2021 Tüm Emekliler Sendikası Kırklareli Şube  Başkanı Hüseyin Budak imzalı yapılan yazılı açıklamada, emeklilerin yaşadığı ekonomik sıkıntılara dikkat çekerek; aylık bağlama oranının yüzde 70’e çıkarılmasını istedi. Budak, “Biz sadaka değil, hakkımız olanı istiyoruz.” dedi.
 
        Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından sosyal güvenlik sisteminde yapılması planlanan değişikliklere ilişkin hazırlıklar sürerken, 2021 Tüm Emekli-Sen Kırklareli Şube Başkanı Hüseyin Budak da, konuya ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Gündemdeki düzenlemelerin emeklilerin ekonomik koşullarını daha da zorlaştırabileceğini belirten Budak, yıllardır yapılan açıklamalara ve verilen vaatlere rağmen emeklilerin alım gücünün gerilemeye devam ettiğini ifade etti. İktidarın farklı dönemlerde emeklilik sistemiyle ilgili çeşitli açıklamalar yaptığını ancak bu açıklamaların emeklilerin yaşam koşullarında kalıcı bir iyileşmeye dönüşmediğini savunan Budak, “Ne yazık ki AKP iktidarı iş başına geldiğinden bu yana farklı zamanlarda bu tür açıklamalar yapılıyor. Her defasında yeni düzenlemelerden, iyileştirmelerden söz ediliyor. Ancak günün sonunda emekli yine yoksullaşmaya devam ediyor. Bizim yaşadığımız gerçek hayatla yapılan açıklamalar arasında ciddi bir fark var” diye konuştu.
 
        “EMEKLİLİĞİ SOSYAL YARDIMA DÖNÜŞTÜRMEK İSTİYORLAR”
          Emeklilik sisteminde gündeme gelen yeni modelin emeklilerin geleceği açısından kaygı verici olduğunu dile getiren Budak; emekli aylıklarının yapısının değiştirilmesi, birikimlerin farklı fonlara aktarılması ve emeklilik gelirlerinin azaltılması ihtimaline dikkat çekti. Budak, söz konusu sistemin bazı Avrupa ülkelerinde de farklı biçimlerde uygulandığını belirterek; Türkiye'de hayata geçirilmesi düşünülen düzenlemelerin emeklilerin gelir güvencesini zayıflatabileceğini söyledi. Budak, “Getirilmek istenen sistemle birlikte emekli olduğumuzda alacağımız paranın yapısının değiştirilmesi, bir bölümünün fonlara aktarılması ve sonuçta emeklinin eline geçecek gelirin azaltılması gibi bir tabloyla karşı karşıya kalabiliriz. Bizim asıl endişemiz budur. Emeklilik, insanın yıllarca çalıştıktan sonra ekonomik güvenceye kavuşması gereken bir dönemdir. Ancak bugün emekliler çalışmadan geçinemiyor. Birçok emekli belediyelerden yardım kolisi almak zorunda kalıyor. İnsanlar yıllarca çalışıp prim ödüyor, emekli oluyor ama temel ihtiyaçlarını karşılayabilmek için sosyal yardımlara ihtiyaç duyuyor. Bu kabul edilebilir bir durum değil” diye ifade etti. Emeklilerin sosyal yardım alan bir kesim olarak görülmesine karşı olduklarını belirten Budak, “Yoksulluğu ortadan kaldırmak yerine yoksulluğu kalıcı hale getirecek düzenlemeler yapılmasından endişe ediyoruz. Emekliyi hak sahibi bir yurttaş olarak görmek yerine, düşük gelirli vatandaşlara verilen yardımlarla geçinmeye mahkûm etmek doğru değildir. Biz sadaka değil, hakkımız olanı istiyoruz.” dedi.
 
         “EN DÜŞÜK EMEKLİ MAAŞI ALANLARIN SAYISI ARTIYOR”
         En düşük emekli aylığına yapılan artışların emeklilerin tamamına yönelik kalıcı bir iyileştirme sağlamadığını savunan Budak, en düşük aylık seviyesinde maaş alan emekli sayısındaki artışın dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti. Her altı ayda bir veya yılda bir yapılan seyyanen artışların ilk bakışta emeklilerin gelirinde yükseliş gibi gösterildiğini ifade eden Budak, bu uygulamanın emeklilik sistemindeki temel sorunları çözmediğini belirtti. Budak, “En düşük emekli maaşlarına her yıl ya da altı ayda bir artış yapılıyor. Dışarıdan bakıldığında emekliye zam yapılmış, maaşlar yükselmiş gibi görünüyor. Ancak burada gözden kaçırılmaması gereken çok önemli bir gerçek var. En düşük emekli aylığı alan insanların sayısı sürekli artıyor. Daha önce yaklaşık 3,5 milyon emekli en düşük aylık seviyesindeyken bugün bu sayının 4,5 milyona ulaştığını görüyoruz. Bu gidişat devam ederse 2027 yılının ocak ayında 5 milyonun üzerine çıkması da söz konusu olabilir. Bu rakamlar, emeklilik sisteminde ciddi bir gelir sorunu yaşandığını gösteriyor. En düşük emekli aylığına yapılan düzenlemelerin kök maaş sorununu ortadan kaldırmıyor. Emeklilerin gerçek anlamda rahatlaması için geçici artışlar yerine, kalıcı ve bütüncül bir düzenlemeye ihtiyaç var” şeklinde konuştu.
 
           “AYLIK BAĞLAMA ORANI YÜZDE 70'E ÇIKARILMALI”
        Emeklilerin temel taleplerinden birinin aylık bağlama oranlarının yükseltilmesi olduğunu vurgulayan Hüseyin Budak, mevcut sistemde yüzde 30-35 bandına kadar gerileyen aylık bağlama oranlarının emekli gelirlerini doğrudan etkilediğini ifade etti. Budak, emeklilikte insanca yaşam koşullarının sağlanabilmesi için aylık bağlama oranının yüzde 70 seviyesine çıkarılması gerektiğini belirterek şöyle konuştu: “Biz emekliler olarak sorunun nerede olduğunu biliyoruz. Bugün yüzde 30-35 bandına kadar düşen aylık bağlama oranlarının yeniden yüzde 70 seviyesine çıkarılması, emeklinin yaşadığı ekonomik sıkıntının çözümünde önemli bir adım olacaktır. İnsanlar yıllarca çalışıyor, prim ödüyor, ülkenin ekonomisine katkı sunuyor. Emekli olduklarında ise aldıkları maaşla ayın sonunu getiremiyor. Bizim talebimiz çok açık. Emeklinin aylığı, geçmişte ödediği primler ve verdiği emeğin karşılığını yansıtacak düzeyde olmalıdır. Sürekli umut veriliyor, yeni çalışmalar yapılacağı söyleniyor. Ancak bu çalışmaların ne zaman hayata geçirileceği, emeklinin cebine ne zaman yansıyacağı belli değil. Seçim yılı geldiğinde emeklilerin sorunları yeniden gündeme taşınıyor. Fakat biz artık açıklama değil, somut adım görmek istiyoruz. Emekli her geçen gün biraz daha yoksullaşırken geleceğe yönelik vaatlerle bu sorun çözülemez.”
 
     “SARAYIN BİR DAKİKALIK HARCAMASI EMEKLİNİN MAAŞINA DENK OLSUN İSTİYORUZ”
        Emeklilerin yaşadığı ekonomik sıkıntıları anlatırken kamu harcamaları ile emekli maaşları arasında karşılaştırma yapan Budak, Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nın harcamalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Budak, emeklilerin talebinin lüks bir yaşam değil; insanca yaşayabilecekleri bir gelir olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: “Düşünün, bir emeklinin bir aylık maaşı, Saray'ın 15-16 saniyelik harcamasına denk geliyor. Dakika demiyorum, saniyelik harcamadan söz ediyorum. Biz bu tabloyu kabul etmiyoruz. Saray'ın bir dakikalık harcaması ne kadarsa, en düşük emekli aylığının da, en azından o seviyeye ulaşmasını istiyoruz. Bugünkü hesaplamalarla 52-53 bin lira civarında bir rakamdan söz ediyoruz. Bizim talebimiz budur. Emekli, yıllarca çalışmış, ülkesine hizmet etmiş bir insan olarak insanca yaşayabileceği bir maaş almalıdır.”
 
          “DUL VE YETİMLERİMİZİN DURUMU DAHA DA AĞIR”
           Emeklilik sisteminde yapılacak düzenlemelerin yalnızca emeklileri değil, dul ve yetimleri de doğrudan ilgilendirdiğini belirten Hüseyin Budak, özellikle ölüm aylığıyla yaşamını sürdürmeye çalışan vatandaşların çok daha ağır ekonomik koşullarla karşı karşıya olduğunu söyledi. Dul ve yetim aylıklarının da yaşam koşulları dikkate alınarak yeniden düzenlenmesi gerektiğini ifade eden Budak, sosyal güvencesi bulunmayan 65 yaş üstü vatandaşların durumunun da göz ardı edilmemesi gerektiğini kaydetti. Budak, “Dullarımızın, yetimlerimizin durumu çok daha vahim. Birçok vatandaşımız çok düşük gelirlerle yaşamını sürdürmeye çalışıyor. Hayat pahalılığı karşısında bu gelirlerle geçinmek mümkün değil. Bunun yanında 65 yaşını geçmiş, çalışma hayatından çekilmiş ancak herhangi bir sosyal güvencesi bulunmayan yurttaşlarımız var. Onların da insanca yaşayabilecekleri bir gelire sahip olması gerekiyor. Sosyal devletin görevi, bu insanları yoksullukla baş başa bırakmak değil, yaşamlarını güvence altına almaktır.” dedi.
 
“MÜCADELEMİZİ SÜRDÜRMEYE DEVAM EDECEĞİZ”
          Emeklilerin yaşadığı ekonomik sorunların yalnızca maaş artışlarıyla ele alınamayacağını belirten 2021 Tüm Emekli-Sen Kırklareli Şube Başkanı Hüseyin Budak, emeklilik sisteminin bütün yönleriyle yeniden değerlendirilmesi gerektiğine vurgu yaptı. Budak; emeklilerin, dul ve yetimlerin, sosyal güvencesi bulunmayan yaşlı vatandaşların, insanca yaşam koşullarına kavuşması için, taleplerini dile getirmeyi sürdüreceklerini belirterek açıklamasını şöyle tamamladı: “Bizim mücadelemiz yalnızca kendi maaşımız için değil. Bu ülkede yıllarca çalışmış, üretmiş, prim ödemiş insanların emeklilik dönemlerini yoksulluk içinde geçirmemesi için mücadele ediyoruz. Dul ve yetimlerimizin, sosyal güvencesi olmayan yaşlılarımızın da insanca yaşayabilecekleri bir gelire sahip olmasını istiyoruz. Emekliler, torununa harçlık veremediği için üzülmemeli; pazar alışverişini yaparken neyi alıp neyi bırakacağını hesaplamak zorunda kalmamalı. Yıllarca çalışmış bir insanın emekliliği yoksullukla anılmamalı. Taleplerimizi her platformda dile getirmeye, haklarımız için mücadele etmeye devam edeceğiz.”