© Manşet Haber Gazetesi 2021

YAPRAK: “ÖNCE TEDBİR, ÖNCE DENETİM, ÖNCE ÇOCUKLARIMIZIN CAN GÜVENLİĞİ”

 

İYİ Parti Kırklareli Merkez İlçe Başkanı Arzu Karadağ Yaprak, Manisa’nın Turgutlu ilçesinde bir okul önünde meydana gelen silahlı saldırının ardından yaptığı yazılı açıklamada, çocukların yalnızca okulda ve sokakta değil, dijital dünyada da korunması gerektiğini belirterek, “Devletin görevi yalnızca olay olduktan sonra müdahale etmek değildir. Asıl görev, olay olmadan önce tehlikeyi görmek ve çocuklarımızı korumaktır” dedi.

Manisa’nın Turgutlu ilçesinde bir okul önünde meydana gelen silahlı saldırı kamuoyunda büyük tepkiye neden olurken, olayla ilgili bir açıklama da İYİ Parti Kırklareli Merkez İlçe Başkanı Arzu Karadağ Yaprak’tan geldi.

Çocukların güvenliğinin yalnızca ailelerin sorumluluğuna bırakılamayacağını ifade eden Yaprak, özellikle sosyal medya ve dijital platformlarda çocukları tehdit eden içeriklerin daha etkin şekilde denetlenmesi gerektiğini vurguladı.

Yaprak açıklamasında, çocukların okul ve sokak güvenliğinin yanı sıra sanal dünyada da korunması gerektiğini belirterek, “Bunu daha önce de yazdım. Yine yazıyorum. Çocuklarımızı yalnızca okulda ve sokakta değil, sanal dünyada da korumak zorundayız” ifadelerini kullandı.

“BÜTÜN SORUMLULUĞU AİLELERE BIRAKAMAYIZ”

Çalışan anne ve babaların çocuklarını günün her saniyesinde takip etmesinin mümkün olmadığını dile getiren Yaprak, çocukların kısa süre içerisinde dahi yaşlarına uygun olmayan platformlara, oyunlara ve içeriklere ulaşabildiğine dikkat çekti.

Yaprak, “Elbette aileler çocuklarını takip edecek. Ancak çalışan anne babalar var. Çocuklarımızın her saniyesini gözetlemek mümkün değil. Bir saatlik bir boşlukta bile yaşlarına uygun olmayan platformlara, oyunlara ve içeriklere ulaşabiliyorlar. Bu nedenle bütün sorumluluğu ailelerin üzerine bırakamayız. Devletin de çocuklarımızı korumak için daha güçlü ve etkin tedbirler alması gerekiyor” dedi.

“TEHDİTLER GÖRÜLEBİLİYORSA NEDEN ÖNCEDEN ÖNLEM ALINMIYOR?”

Sosyal medya üzerinden okulların açılmasıyla birlikte saldırı ve şiddet olaylarına ilişkin tehdit içerikli paylaşımların zaman zaman gündeme geldiğini belirten Yaprak, bu tür içeriklerin olay gerçekleşmeden önce tespit edilmesi ve gerekli önlemlerin alınması gerektiğini söyledi.

Yaprak, “Sosyal medyada okulların açılmasıyla birlikte saldırı olacağına, okullarda şiddet yaşanacağına dair tehdit ve söylemler zaman zaman karşımıza çıkıyor. Eğer bu tür içerikler görülebiliyorsa, neden olay gerçekleşmeden önce gerekli tedbirler alınamıyor?” diye sordu.

Hakaret içerikli paylaşımların tespit edilerek işlem yapılabildiğini hatırlatan Yaprak, çocukları tehdit eden, şiddete ve suça yönlendiren dijital içeriklerin de aynı ciddiyetle takip edilmesi gerektiğini ifade etti.

“ŞİDDET VE SUÇ KÜLTÜRÜ NORMALLEŞTİRİLMEMELİ”

Çocukların karşısına çıkan içeriklerin de daha ciddi biçimde denetlenmesi gerektiğini belirten Yaprak, şiddet, silah, uyuşturucu, çeteleşme ve suç kültürünün normalleştirilmesinin çocuklar üzerindeki etkilerine dikkat çekti.

Yaprak, “Şiddetin, silahın, uyuşturucunun, çeteleşmenin, ağır argo dilin ve suç kültürünün normalleştirildiği içerikler çocuklarımızın karşısına bu kadar kolay çıkmamalı. Dizilerden filmlere, sosyal medya platformlarından oyunlara kadar çocuklarımızın zihnini etkileyen içerikler konusunda daha ciddi denetim ve yaş sınırı uygulaması gerekiyor” dedi.

“ÇOCUKLARIMIZIN HAYALLERİNİ KAYBETMESİNE SEYİRCİ KALAMAYIZ”

Günümüzde bazı çocukların gelecek hayallerinin yerini sosyal medyada görünür olma, kolay para kazanma ve saatlerce oyun oynama gibi hedeflerin almaya başladığını savunan Yaprak, çocukların geleceğe dair umutlarının korunması gerektiğini belirtti.

Yaprak, “Bugün bazı çocuklarımızın hayallerinin yerini sosyal medyada görünür olmak, kolay para kazanmak, anlamsız videolar çekmek ve saatlerce oyun oynamak almaya başladı. Çocuklarımızın hayallerini kaybetmesine seyirci kalamayız” ifadelerini kullandı.

“DEVLETİN GÖREVİ SADECE OLAYDAN SONRA MÜDAHALE ETMEK DEĞİL”

Çocukların korunmasında aile, eğitimciler ve devletin birlikte sorumluluk üstlenmesi gerektiğini vurgulayan Yaprak, özellikle kamu kurumlarının önleyici tedbirler konusunda daha etkin olması gerektiğini söyledi.

Yaprak, açıklamasını şu sözlerle sürdürdü:

“Aileler üzerine düşeni yapacak. Eğitimciler üzerine düşeni yapacak. Ancak devlet de üzerine düşeni yapmak zorunda. Devletin görevi yalnızca olay olduktan sonra müdahale etmek değildir. Asıl görev, olay olmadan önce tehlikeyi görmek ve çocuklarımızı korumaktır.”

“GÜVENLİKTE ÖLÇÜ LİYAKAT OLMALI”

Arzu Karadağ Yaprak, açıklamasının son bölümünde ise güvenlik gibi kritik görevlerde görev yapacak kişilerin belirlenmesinde liyakat ilkesinin esas alınması gerektiğini vurguladı.

Yaprak, “Eğer güvenlik gibi kritik görevlerde işe alımlar torpil, referans veya kişisel bağlantılar üzerinden yapılıyorsa, bunun bedelini en sonunda hepimiz öderiz. Çünkü güvenliği sağlayacak kişinin öncelikle o görevin gerektirdiği bilgiye, yetkinliğe ve sorumluluk bilincine sahip olması gerekir” dedi.

Kamu görevlerinde temel ölçünün liyakat olması gerektiğini belirten Yaprak, sözlerini şöyle tamamladı:

“Bürokratik süreçler, yazışmalar ve yetki tartışmaları çocuklarımızın can güvenliğinin önüne geçmemelidir. Çocuklarımızın başına bir şey geldikten sonra ‘Neden önlem alınmadı?’ diye sormak istemiyoruz. Önce tedbir. Önce denetim. Önce çocuklarımızın can güvenliği.

Kamu görevlerinde ölçü belli olmalı: Tanıdık değil, liyakat. Referans değil, ehliyet. Ayrıcalık değil, adalet.”

İlginizi Çekebilir

TÜM HABERLER