© Manşet Haber Gazetesi 2021

Ülkemizin ve Halkımızın Geleceğini Emperyalizmin Savaş Örgütü NATO'ya Teslim Etmeyeceğiz!

 

Kısaa adı TMMOB olan Türk Mühendisleri Odaları Birliği  Genel Merkezi Türkiye yapılması planlanan NATO toplantısı ile ilgil yazılı bir açıklama yaptı.
Genel Merkez adına yapılan yazılı açıklamayı Kırklareli TMMMOB İl Koordinasyon kurulu adına Dr.Erol Özkan yaptı.Özkan yaptığı açıklamada,

Değerli Basın Emekçileri, Değerli Arkadaşlar,
Emperyalizmin savaş örgütü NATO’nun 7-8 Temmuz 2026 tarihlerinde Ankara’da gerçekleştireceği zirve öncesinde, ülkemizde temel hak ve özgürlükleri hedef alan baskı politikaları giderek ağırlaşmaktadır.NATO Zirvesi gerekçe gösterilerek günlerdir ev baskınları yapılmakta, çok sayıda kişi gözaltına alınmakta, toplantı ve gösteri yürüyüşleri yasaklanmaktadır. Başkentin güvenlikçi uygulamalarla kuşatılması, ifade, örgütlenme ve gösteri hakkının fiilen engellenmesi demokratik toplum düzeniyle bağdaşmamaktadır. Temel hak ve özgürlükleri hedef alan bu uygulamaları kabul etmiyoruz.
Demokratik hakların kullanılmasının suç gibi gösterilmesine göz yummayacağız. Gözaltına alınanlar derhal serbest bırakılmalı, temel hak ve özgürlüklere yönelik bu antidemokratik uygulamalara derhal son verilmelidir. Ülkenin dört bir yanında halkların kardeşliğini, eşitliği, özgürlüğü ve bağımsızlığı savunmaya; sesimizi yükseltmeye devam edeceğiz. 
Değerli Arkadaşlar,
Bu saldırıların nedenini çok iyi biliyoruz. Halkın desteğini ve rızasını kaybeden siyasi iktidar, meşruiyetini halktan değil emperyalist merkezlerle kurduğu ilişkilerden ve onların bölgesel politikalarıyla kurduğu uyumdan almaya çalışmaktadır.
Siyasal iktidarın varlığını sürdürebilmek uğruna ülkemizi emperyalist güçlerin bölgesel hesaplarına daha fazla bağımlı hale getirmesini, NATO'nun saldırgan stratejilerinin bir parçası haline getirmesini kabul etmiyoruz.
NATO, kuruluşundan bu yana halklara barış değil savaş, güvenlik değil istikrarsızlık, demokrasi değil baskı getirmiştir. Darbelerden kontrgerilla faaliyetlerine, işgallerden vekâlet savaşlarına kadar uzanan sicili bunun en açık kanıtıdır. Başta Ortadoğu olmak üzere bölgemizi enerji kaynakları, ticaret yolları ve jeopolitik çıkarlar uğruna yeniden savaşların ve gerilimlerin merkezine sürüklemektedir.
Afganistan'dan Libya'ya, Irak'tan Suriye’ ye, Venezuela’dan Küba’ya kadar dünyanın dört bir yanında milyonlarca insanın yaşamını altüst eden müdahalelerin arkasında emperyalist güçlerin çıkarları bulunmaktadır.
Ülkemiz de bu karanlık tarihten bağımsız değildir. Türkiye'nin yakın tarihi, NATO'nun gölgesinde şekillenen darbelerin, kontrgerilla faaliyetlerinin ve halk iradesine yönelik müdahalelerin ağır sonuçlarıyla doludur. 12 Mart'tan 12 Eylül'e uzanan süreçte emek ve demokrasi güçlerine yönelen saldırılar, sendikal hakların ortadan kaldırılması, özgürlüklerin gasp edilmesi ve toplumun baskı altına alınması hafızalarımızdaki yerini korumaktadır. Grevleri yasaklayarak, sendikacıları idamla yargılayarak işe başlayan 12 Eylül askeri darbesinin yarattığı yıkım, NATO'nun ülkemizdeki tarihsel rolünü anlamak açısından hâlâ önemli bir yerde durmaktadır.
Değerli Arkadaşlar, 
Bizler çok iyi biliyoruz ki savaşların gerçek bedelini halklar ödemektedir. Silahlanmaya, askeri harcamalara ve savaş teknolojilerine ayrılan kaynaklar; eğitimden, sağlıktan, sosyal güvenlikten, barınmadan, bilimden ve kamusal yatırımlardan çalınmaktadır. Emperyalist-kapitalist sistemin yarattığı krizlerin faturası işçilere, emekçilere, gençlere, kadınlara ve emeklilere kesilmektedir.
Mühendislerin, mimarların ve şehir plancılarının örgütlü gücü olan TMMOB olarak bizim için de savaş politikaları yalnızca dış politika meselesi değildir. Savaş; kentlerin yıkımıdır, doğanın talanıdır, yaşam alanlarının yok edilmesidir. Savaş; halkın ihtiyaçlarına ayrılması gereken kaynakların silah tekellerine aktarılmasıdır. Savaş; bilimsel ve teknik birikimin insanlığın yararı için değil, yıkım için kullanılmasıdır. Bizler mesleki bilgi ve birikimimizin savaşın değil yaşamın, yıkımın değil yeniden kurmanın, rantın değil kamu yararının hizmetinde olmasını savunuyoruz.
Oysa halkların gerçek ihtiyacı daha fazla silahlanma değil barış, daha fazla sömürü değil eşitlik, daha fazla baskı değil demokrasi ve özgürlüktür. Bu ülkenin geleceği NATO karargâhlarında değil; halkın iradesinde, emekte, demokraside, laiklikte ve tam bağımsızlık mücadelesindedir.
Bizler TMMOB olarak bir kez daha vurguluyoruz:
•    NATO bir savaş örgütüdür.
•    Ülkemizdeki NATO üsleri kapatılmalıdır.
•    NATO'dan derhal çıkılmalıdır.
•    Halkların kardeşliğini hedef alan emperyalist müdahalelere son verilmelidir.
•    Savaş politikalarına değil halkın ihtiyaçlarına bütçe ayrılmalıdır.
Ne olursa olsun barışı, eşitliği, demokrasiyi, laikliği ve tam bağımsızlığı savunmaya devam edeceğiz.
Kahrolsun Emperyalizm! Yaşasın Tam Bağımsız Türkiye!
Yaşasın Halkların Kardeşliği! dedi.

İlginizi Çekebilir

TÜM HABERLER