© Manşet Haber Gazetesi 2021

"TÜİK YALANLARINA VE SEFALETE TESLİM OLMAYACAĞIZ!"

Kırklareli Emek ve Demokrasi Platformu üyeleri"TÜİK YALANLARINA TESLİM OLMAYACAĞIZ, HAKLARIMIZA SAHİP ÇIKACAĞIZ" diyerek alanlara çıktı ve basın açıklaması yaptı.
05.01.2026 günü saat 12.45 te Öğretmenevi önündeki Özgürlük parkında yapılan basın açıklamasına soğuk havaya rağmen üyeler kitlesel bir katılım sağladı.
Açılış konuşmasını 2021 Tüm Emekliler Sendikası Kırklareli Şube Başkanı Hüseyin Budak, Kırklareli Emek ve Demokrasi Platformu adına basın açıklamasını ise KESK Kırklareli Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü ve Eğitim Sen Kırklareli Şube Başkanı Okan Balcı okudu.Balcı okuduğu basın açıklamasında,        

     SEFALETE TESLİM OLMAYACAĞIZ!
Gözümüzü iğneden ipliğe her şeye yapılan zam fırtınası ile açtığımız, bir yılı,  2025 yılını geride bıraktık. Yıllardır devam eden yoksullaştırma politikalarından 4 Milyon kamu emekçisi ve 2,5 milyon kamu emeklisi olarak bizler de payımıza düşeni aldık. 2025 yılı asgari ücretlisinden emeklisine, işçisinden kamu emekçisine emeği ile geçinen milyonlar için, bizler için adeta bir kâbus yılı oldu. Maaşlarımız her ay gittikçe erirken yoksulluğumuz günden güne arttı.Evet, 2025 yılını geride bıraktık. Ama sorunlarımız artarak devam ediyor. Ülkeyi yönetenler yıllardır çarşıda, pazarda, mutfakta yaşadığımız gerçek enflasyonun yarısına bile denk gelmeyen suni verileri resmi enflasyon olarak açıkladılar. Maaş artışlarımızı TÜİK’’in bu sahte verileri ile sınırladılar. Böylece bu ülkenin ezici çoğunluğunu oluşturan, bizleri, emeği ile geçim mücadelesi veren milyonları her geçen gün daha fazla yoksullaştırdılar, sefalete ittiler.
İktidar temsilcileri, yandaş konfederasyon yönetimi ve Hakem Kurulundan oluşan Bermuda Şeytan Üçgeni “toplu sözleşme” adı altında her seferinde Merkez Bankası’nın hiçbir zaman tutmayan enflasyon tahminini esas aldı. 
TÜİK bugün 2025 yılının son enflasyon verilerini açıkladı. 
TÜİK’e göre Aralık ayı enflasyonu yüzde 0,89 yıllık enflasyon yüzde 30,89 son altı aylık enflasyon yüzde 12,2 kira artışlarında esas alınan 12 aylık ortalama enflasyon ise yüzde 34,88 olmuştur. 
Bu ülkede yaşayan herkes biliyor ki bu verilerin yaşadığımız gerçek enflasyonla hiçbir alakası yoktur. Nitekim İstanbul Ticaret Odası (İTO) 4 gün önce yıllık enflasyon %37,68 olduğunu açıklamıştır. 
Bugün açıklanan Enflasyon Araştırma Grubu (ENAG) verilerine göre ise enflasyon aylık yüzde 2,11 yıllık ise yüzde 56,14 artmıştır. Şimdi buradan işçilere, emekçilere, emeklilere, tüm kamuoyuna soruyoruz: TÜİK’in enflasyonu mu yoksa sizin yaşadığınız hayat pahalılığı mı daha gerçekçi? Hükümet sözcüleri “enflasyon düştü” diyor.

Peki, sizin enflasyonunuz düştü mü? Bugün açıklanan TÜİK verilerine göre:

TÜİK’in gerçekleşen enflasyon verileri dahi temel alınmış olsaydı bugün asgari ücretin 32 bin165 TL olması gerekiyordu. Dolayısıyla TÜİK’in sahte enflasyon verilerine göre bile her asgari ücretlinin aylık 4 bin 100 TL’sine yıllık ise 49 bin 200 TL’sine, yani yaklaşık 2 aylık ücretine el konulmuştur. 
Öte yandan ‘enflasyon farkı’ adı üzerinde geçtiğimiz altı ay yaşanan enflasyondan doğan farktır. Dolayısıyla kamu emekçileri ve emeklileri olarak 2026 yılına aslında ortalama yüzde 12,5 maaş zammı ile başlıyoruz. 
Buna karşın kira, ulaşım, gıda başta olmak üzere temel giderlerimizdeki artışlar maaş artışımızı katlamakta, dolayısıyla reel gelirimiz hızla buharlaşmaktadır. Bizler 2026 yılına maaşlarımızda ortalama yüzde %12,5 artış ile başlarken: Gelir vergisi adaletsizliği de derinleşmeye devam etmektedir. Maaşlarımızdan kaynakta kesilen Gelir Vergisi,  Yeniden Değerleme Oranının 5 puan altında tutulmuştur. Dolayısıyla maaş artışımız yine cebimize girmeden buharlaşacaktır. 10 yıl önce bugün bir adet çeyrek altın 175 TL’ydi.  En düşük memur maaşı ile 17 adet çeyrek altın alınıyordu.  Bugün çeyrek altının fiyatı 10 bin 500 TL. En düşük memur maaşı ile 6 adet çeyrek altın bile alınamıyor. Son 10 yılda en az 11 çeyrek altınımızı elimizden aldılar.Yıllardır büyüme nutukları attılar. Ama büyüyen sermaye, patronlar, yandaşlar oldu.  Bizlerin ise yoksulluğu, sefaleti büyüdü. 
2024 yılını ‘emekli yılı’ ilan etmişlerdi. Ama emeklileri kuru ekmeğe muhtaç hale getirdiler. On binlerce emekliyi ucuz otel köşelerinde, otogarlarda yaşamaya sürüklediler. 
2025 yılını ‘aile yılı’ ilan ettiler. Ama milyonlarca aileyi açlığa mahkûm ettiler. 2026 yılını ise emeği ile geçinen tüm kesimler için bir yıkım yılına çevirmek istiyorlar. ‘Sefalete, köleliğe alışın’ diyorlar. Bizlerin ücretlerini, maaşlarını sefalet düzeyinde arttırırken hep aynı şeyi söylediler. ‘Kaynak yok’ dediler. Oysa bu ülkenin işçisine, asgari ücretlisine, emeklisine, kamu emekçisine insanca yaşam koşulları sunmak için yeterince kaynağı vardır. Ama bu kaynaklar çalışanlara, yoksullaştırılan halka değil bir avuç asalağa faiz, teşvik, hazine garantisi olarak aktarılıyor. Bizler,
Bu kölelik düzenine, sefalete alışmadık. Alışmayacağız. Çünkü bizler biliyoruz ki alışmak kanıksamaktır, kabullenmektir. Bugün açıklanan TÜİK verileri ile de ortaya çıkmıştır ki Ağustos ayında Hakem Kurulu dayatması ile biten toplu sözleşme hükümsüz hale gelmiştir.   Toplu sözleşmenin gerçek bir toplu sözleşme olacak şekilde yenilenmesi ve bu dönem içerisinde hak kayıplarımızın daha da büyümemesi için maaşlarımızda ek zam yapılmalıdır. Aksi durum kamu emekçilerini açlık sınırına yaklaşması anlamına gelir. Bunun için tüm konfederasyonları, sendikaları, kamu emekçilerini; 
•    En düşük kamu emekçisi maaşının yoksulluk sınırı üzerine çıkarıldığı; 
•    İnsanca yaşamaya yetecek bir ücret, 
•    Güvenceli istihdam- güvenli gelecek, 
•    Demokratik- adil bir çalışma yaşamı, 
•    Halktan yana bir kamu hizmeti, 
•    Grev hakkımızın önündeki engellerin kaldırıldığı Gerçek Bir Toplu Pazarlık Sistemi 
İçin birlikte mücadele etmeye, omuz omuza vermeye davet ediyoruz.
Özellikle açlığa mahkûm edilen emekliler için; 
1.Emekli ve dul/yetim aylıkları, en düşük memur aylığıyla eşitlensin.
2.Memur emeklilerine, iki yıldır ödenmeyen seyyanen zamlar topluca ödensin.
3.Konut sorunları çözülsün. Emeklilere ve asgari ücretlilere uygun koşullarda kredi sağlansın. Deprem konutları, kar ve çıkar amacı güdülmeden bitirilsin.
4.Emeklilere sendika hakkı tanınsın. Bu hak anayasal güvenceye alınsın 
6.Aylık bağlama oranı (ABO) eskiden olduğu gibi yüzde 70 olsun.
7.Yıllardır savsaklanan İntibak Yasası, derhal çıkarılsın.
8.İşçi, Memur ve Bağ- Kur emekli aylıkları arasındaki eşitsizlik giderilsin.
9. Tüm emeklilere yılda dört defa birer aylık tutarında ikramiye ödensin.12.Toplu taşıma araçlarında emeklilere ve eşlerine ücretsiz ulaşım hakkı sağlansın.
Hepimizi sefalette eşitlemeyi hedefleyenlere artık yeter demenin vakti çoktan gelmiştir.
Gelin yıllardır hepimize kaybettiren bu yoksulluk ve sefalet düzenine karşı insanca yaşayacak ücret, güvenceli iş, güvenli gelecek için omuz omuza verelim dedi.
 

İlginizi Çekebilir

TÜM HABERLER