Trakya’da Nükleer Santral İstemiyoruz!
GÜNDEM
Trakya Platformu ve Trakya Kent Konseyleri Birliği, Trakya’da yapılması planlanan nükleer santral projesini bilimsel ve sosyal açıdan ele almak üzere 18 Nisan’da Vize ilçesinde bir panel düzenledi.
Vize ilçesi Belediye kapalı düğün salonunda gerçekleşen panel 18 Nisan Cumartesi günü saat 13.00’te salonu dolduran vatandaşların yoğun katılımı ile yapıldı.
Panel açılış, saygı duruşu ve İstiklal Marşının okunmasının ardından Trakya Platformu adına Prof.Dr.Osman İnci,Edirne Kent Konseyi Başkanı Özer Demir, Edirne Baro Başkanı Av.Gökhan Karakoç,Vize Belediye Başkanı Ercan Özalp ve Kırklareli CHP Milletvekili Vecdi Gündoğdu'nun açılış konuşmalarının ardından başladı.
Yapılan açılış konuşmaların ardından moderatörlüğünü Av. Bülent Kaçar’ın yaptığı etkinliğe İstanbul Barosu Başkanı Prof.Dr.İbrahim Kaboğlu da katılarak yapılması planlanan Nükleer Santral projesi ile ilgili hukuki değerlendirmelerde bulundu.
Ardında da yapılması planlanan Nükleer Santral projesi ile ilgili panelde Ekosfer Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Özgür Gürbüz, Halk Sağlığı Uzmanı Prof. Dr. Faruk Yorulmaz, İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Orman Fakültesi Öğretim Üyesi Doğanay Tolunay ve Sosyolog/Nükleersiz.org Koordinatörü Dr. Öğr. Gör. Pınar Demircan konuşmacı olarak yer aldı.
Panel kapsamında panelistler yaptıkları konuşmalarda ve sunumlarda enerji politikaları ve nükleer gerçekliği, halk sağlığı ve çevresel riskler, ekosistem ve iklim etkileri, bölgesel ve toplumsal etkiler ile hukuki süreçler ve haklar konuları ayrıntılı şekilde anlatıldı.Konuşmacılar sunumarında ve konuşmalarında gündemi “Nükleere Hayır!” ve nükleer tehlikelere dikkat çekerek sürecin sonunda yapılacak projenin yaratacağı sonuçların başta Vize ve Trakya olmak üzere bilimsel ve sosyal açılardan sonuçlarını anlatarak dikkat çektiler.
Panel başlamadan önce düğün salonu önünde İstanbul Nükleer Karşıtı Platformu tarafından da bir basın açıklaması yapıldı.Basın açıklamasını Nükleer Karşıtı Platform bileşenleri adına İstanbul Dönem Sözcüsü Nurhan Altınakar yaptı. Altınakar, 1986 yılında yaşanan Çernobil nükleer faciasının üzerinden 40 yıl geçmesine rağmen etkilerinin hâlâ sürdüğünü belirterek, başta Karadeniz olmak üzere Türkiye genelinde görülen hastalıklar ve çevresel kirlilikte yayılan radyasyonun payı olduğunun bilindiğini ifade etti. Çernobil faciasının 40. yılı hatırlatılarak nükleer enerjinin yarattığı sağlık ve çevre risklerine dikkat çekildi. Akkuyu, Sinop ve Trakya’da planlanan santral projelerine karşı çıkılan açıklamada, nükleerin “pahalı, kirli ve riskli” olduğu vurgulanırken, savaş ve krizler üzerinden nükleer politikaların meşrulaştırılmasına tepki gösterildi. Nükleer Karşıtı Platform, Türkiye’nin hiçbir bölgesinde nükleer tesis istemediklerini belirterek, tüm iktidarları bu politikalardan vazgeçmeye çağırdı.İstanbul Nükleer Karşıtı Platform adına yapılan ikinci konuşmayı ise Yılmaz Sami Gökçe yaptı.Gökçe okuduğu basın açıklamasına ",Ne Akkuyu’da ne Sinop’ta ne de Trakya’da nükleer santral istemiyoruz!” diyerek başladı.
Okunan basın açıklamasında, Çernobil Nükleer Santral kazası 40 yıldır yol açtığı sonuçlarla hayatımızın içinde önemli bir yer işgal ediyor. Karadeniz başta olmak üzere ülkemizin her yerinde yaygınlaşan hastalıklarda, yediğimizden içtiğimiz her şeye nüfus eden zehirde Çernobil’den yayılan radyasyonun da etkisi olduğu biliniyor. Şimdi bunlara ülkemizin kuzeyinde ve güneyinde yaşanan savaşların yarattığı nükleer tehditlerin gölgesinde, biri Sinop’a biri de Trakya’ya inşa edilmek istenen nükleer santral projeleri ekleniyor.50 yıldır faaliyet gösteren Nükleer Karşıtı Platform, ülkemizi ve tüm insanlığı bu nükleer kıyamet ısrarından çıkarabilmek için durmadan, usanmadan yürüttüğü mücadelesine devam ediyor.
Değerli Vize halkı, Kırklarelililer, katılımcılar ve basın emekçileri,
Çernobil nükleer faciasının 40. yılında, Nuh’un gemisinden bu yana, bunca canlıyı bir araya getirebilen, belki tek ortak konu olan nükleer konusunda bir araya gelmiş bulunuyoruz. Bizler, mühendislik, mimarlık, şehir plancıları emekçileri ile birlikte pek çok dernek ve STK’nın yan yana durarak, nükleer santrallara karşı mücadele ettiği Nükleer Karşıtı Platform İstanbul bileşenleri adına sizleri yürekten selamlıyorum.Dünyadaki ve Türkiye’deki tüm enerji politikaları da sorgulanmak kaydıyla, sadece ve sadece “elektrik enerjisi elde etmek amacıyla” bugünlerde Akkuyu’da kurulmakta olan, yarın Trakya’da Sinop’ta kurulmak istenen nükleer santralleri, çok tehlikeli, pahalı, kirli ve riskli buluyor ve bunların insanlık-doğa düşmanı tesisler olduğunu vurgulamak istiyorum.
Bugün sadece Türkiye’de değil, tüm dünyada, yaşanan enerji savaşları bahane edilerek, “nükleer güzellemesi” yapılıyor. Oysa Ukrayna-Rusya savaşında Zaporijya’da, İran’da Natanz’da İsrail’de Dimona’da olanlar ortadadır. 40 yıl önce Çernobil’de 26 Nisan 1986’da gerçekleşen, hem de bir güvenlik testi sırasında kontrolden çıkma sonucu oluşan kaza, bize, insanlık için, tüm canlılar ve doğa için konunun ne kadar vahim olduğunu göstermiştir.Ukrayna Tripyat şehri yakınlarında gerçekleşen bu kaza sonrası 4.000 km²’lik bir bölge hala terk edilmiş durumdadır. Bu kaza anında ve sonrasında kaç canımızı yitirdiğimizi net olarak hiçbir zaman bilmiyoruz. Nükleer santral konusundaki bilgiler her zamanki gibi bugün de asla şeffaf ve izlenebilir durumda değildir ve biz istemesek olmayacak da…Yaşamı savunan bizler, elektrik enerjisi elde etmek için bu ölümcül riskleri göze almayı akıldışı, ahlak dışı buluyoruz. Kaynak olarak nükleer reaksiyonun ve uranyum çubuklarının kullanıldığı her türlü enerji elde edimi, asrın yüzünden pahalı uygulamalardır, bütün insanlığa karşı yapılmış bir saldırıdır. Çünkü bu santrallar kuruluşundan sökümüne kadar binlerce yıl etkisi geçmeyen atık üretmekte ve bu atıkların nasıl bertaraf edileceği hala bilinmemektedir.
Bu amaçla Mersin Akkuyu’da yapılmakta olan nükleer tesis başta olmak üzere, ne Trakya’da ne Sinop’ta, ülkemizin hiçbir bölgesinde nükleer tesis istemediğimizi kararlılıkla dile getiriyor ve bu mücadelede her zaman birlikte olacağımızı bir kere daha vurgulamak istiyoruz.
Bu panele katılım ve destek verebilmek için, bugün Çernobil faciasının 40. yılı nedeniyle İstanbul’da yapmayı planladığımız basın açıklamamızı burada sizlerle birlikte yapmayı tercih ettik.Arkadaşlar, tüm iktidarları, tüm egemenleri bu belalı, kirli ve insanlık düşmanı uygulamadan vazgeçmeye davet ediyoruz.
Trakya Platformuna ve Trakya Kent Konseyi Birliğine bu panel için çok teşekkür ediyor, “Nükleer savaşta da, barışta da ölüm getirir!” diyerek sözlerime son vermek istiyorum dedi..
Panelistlerin sunumlarının bitirilmesinin ardından soru cevap şeklinde devam eden panele saat 18.00 de sona erdi.
Vize Belediyesi Düğün Salonu’nda gerçekleştirilen panele Türkiye’nin farklı illerinden gelen hak savunucuları, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, belediye başkanları ve salonu dolduran çok sayıda yurttaş katıldı.
İlginizi Çekebilir