© Manşet Haber Gazetesi 2021

Kız çocuklarının ilkokul sonrası eğitimini tamamen yasaklayan Taliban, şimdi de köleliği resmîleştirdi.

 

Afganistan’da Taliban yönetimi kadınların ve kız çocuklarının okullara erişimini kalıcı olarak yasaklayarak kız çocuklarının eğitim hakkını fiilen ve açık şekilde ortadan kaldırmıştır.

Hatırlanacağı üzere, Taliban Ağustos 2021’de iktidara geldikten sonra, ilkokuldan sonra kız çocuklarının okumasını fiilen yasaklamış, “İslami hukuk ve Afgan kültürüne uygun” koşulların yaratılması sonrası okula gidebileceklerini buyurmuştu.

UNESCO verilerine göre Taliban iktidara geldikten sonra getirilen yasaklamalarla 2,2 milyon kız çocuğu ilkokul sonrası eğitimden mahrum bırakıldı. Yaklaşık iki gün önce ise Taliban bu yasakları kalıcı hale getirdiğini açıkladı. Kadınların Taliban tarafından yasaklanan hakları sadece eğitim de değil. İktidara geldiği günden bugüne, kadınların çalışmasını, mesleki eğitim almasını, erkek refakatçi olmadan seyahat etmesini, sokağa çıkmasını, spor salonlarına, güzellik merkezlerine gitmesini, evinin penceresinden bakmasını, neredeyse nefes almasını yasaklayan Taliban, kadınların giyim ve davranışlarına da çok sıkı kısıtlamalar getiriyor.

Taliban rejiminin insanlık dışı yasak ve uygulamaları bir yönetim tercihi ya da milli/kültürel bir tercih değildir. Taliban, kadınları kamusal yaşamdan tamamen dışlamış, kadınları erkek vesayetine mahkûm eden bir düzen kurmuştur. Yaşananlar, din temelli totaliter Taliban rejiminin kadınlara ve kız çocuklarına karşı uyguladığı sistematik, bilinçli ve kurumsallaşmış devlet politikası, uluslararası hukukta toplumsal cinsiyete dayalı zulüm (gender-based persecution) olarak tanımlanmış bir insanlık suçudur.

Eşitlik İçin Kadın Platformu’nun da içinde olduğu kadın ve insan hakları örgütleri 2021 senesinden beri Taliban’ın Afganistan’da kadınları kamusal alandan tamamen silen ve eve hapseden bir gender apartheid rejimi tesis ettiğini ifade etmekte ve bunun da insanlığa karşı işlenmiş bir suç olarak açıkça tanınması için mücadele vermektedir.

Bu mücadelenin hayati önemi ve kadınları aşağı sınıf vatandaş olarak görme, hatta köleleştirmeyi normalleştirmenin, herkes için tehdit olduğu Taliban’ın son ceza düzenlemelerinde daha da açık olarak görülmektedir.

Taliban, 4 Ocak 2026’da Ceza Yasasının uygulanmasına yönelik mahkemelere gönderdiği yönetmelikle insanları “özgür” ve “köle olarak nitelendirmekte, toplumu "Alimler", "Eşraf" (Soylular), "Orta Sınıf" ve "Alt Sınıf" olarak dört kategoriye ayırmaktadır. Eşitlikten uzak, sınıf ve statü temelli cezalandırma getirerek, Taliban yönetiminin insanlık onuru ve bunun temelinde yükselen insan hakları çerçevesiyle hiçbir bağının kalmadığını açıkça ortaya koymuştur.

Rawadari İnsan Hakları Örgütü tarafından 22 Ocak’ta yapılan açıklamaya göre, siyasi muhalefet ve “Taliban liderlerine hakaret” suç sayılmıştır. “Ahlaki çöküş”e sebep olan, “fesat mekanlarının" yıkılmasına değinen ceza düzenlemelerinde "fesat" kavramının genel yorumuna dayanan bu düzenlemelerin kız çocuklarının gizli eğitimi için toplanılan mekanlar dahil pek çok mekân ve iş yeri için kullanılacağı açıktır.

Düzenleme, her Müslüman’ın günahkâr kişileri günah işlerken gördüğünde onları cezalandırmaya yetkili olduğunu belirterek Taliban yanlılarına, sivillere, din görevlilerine, ahlak polislerine şiddet uygulama ve işkence yetkisi veriyor. Kadın ve çocuklara yönelik şiddeti meşrulaştırılıyor. Taliban’ın mahkemelere gönderdiği bu düzenlemelerle hukuk güvenliği, adil yargılanma hakkı tamamen ortadan kalkmış, hukuk itaat, baskı ve kontrol aracına dönüştürülmüştür.

Bir kez daha görüyoruz ki, kadınların yalnızca cinsiyetleri nedeniyle eğitimden, istihdamdan, kamusal alandan sistematik biçimde dışlanması, yani eşitlik ve laiklik ilkelerinin reddi başta kadınlar olmak üzere herkes için büyük bir tehdittir. Bu Afganistan’ın iç meselesi değil, uluslararası bir sorundur. Taliban’ı Afganistan’ın başına musallat eden güçlerin, bugün Ortadoğu coğrafyasını çıkarları uğruna kana bulayan güçlerle aynı olduğunu biliyoruz. Ve bu karanlığın kadınların özgürlüğünü, haklarını, yaşamlarını sömürerek beslendiğini de biliyoruz.

Eşitlik İçin Kadın Platformu olarak bir kez daha vurguluyoruz:

Afganistan’da kadınlara ve kız çocuklarına yönelik bu uygulamaları meşru görmüyor, tanımıyoruz. Bu uygulamaları aklamaya çalışanları, meşru görenleri ve Taliban’ı tanıyanları da TANIMIYORUZ! Taliban yönetiminin kadınlara karşı yürüttüğü politikaların insanlığa karşı suçlar kapsamında değerlendirilmesi ve “gender apartheid” olarak tanınması gerektiğini hatırlatıyoruz. Uluslararası toplumu, Taliban ile yürütülen her türlü “normalleşme” politikasına son vermeye; bu rejimi dolaylı ya da doğrudan meşrulaştıran tüm diplomatik ve siyasi tutumlarını terk etmeye çağırıyoruz. Eşitlik ve laikliğin, demokratik toplum düzeninin temeli olduğunu, kadınların ve kız çocuklarının hayatlarının ve en temel haklarının güvencesi olduğunu tekrar hatırlatıyoruz. Eşitlik ve laiklikten verilen her taviz önce kadınları, sonra herkesi vuracaktır. 

#KölelikİnsanlıkSuçudur #EğitimHakkıYasaklanamaz

#GenderApartheid #NoToTalibanYesToWomensRights

 

İlginizi Çekebilir

TÜM HABERLER