KIRKLARELİ'NDE 5 KAMU GÖREVLİSİNİN YARGILANMALARINA BAŞLANDI
GÜNDEM
Kırklareli’nin İğneada beldesinde Sisli Vadi'deki bungalov evlerinde tatil yapan 6 kişinin ölümüne ilişkin olarak, İl Özel İdaresi'nde görevli 5 kamu personeli hakkında açılan davanın birinci oturumu Kırklareli 1.Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü
5 Kamu görevlisi sanığın yargılandığı dava Kırklareli 1'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde saat 11.00 de başladı ve gece saat 23.00 te sona erdi.
Duruşmaya mağdur ailelerinden Safiye Yaşa, Kadir Yaşa, Mehmet Han Yaşa, Emine Solmaz ve Çiçek Dinç ile tarafların avukatları ile sanık yakınları ve avukatları katıldı.Mahkeme Başkanı tarafından 5 kamu görevlisi hakkında hazırlanan İddianamenin okunmasının ardından söz alan Safiye Yaşa, sel felaketinde 2 çocuğunu kaybettiğini belirterek, davanın eksik delillerle hazırlandığını öne sürdü. Yaşa,duruşma savcısının tarafsız olmadığını ve yaşadığı olayı anlatarak cumhuriyet savcısını red ettiklerini ve davadan çekilmesini talep ettiklerini ifade etti. Mahkeme heyeti ise savcının reddi talebini oy birliğiyle reddetti.
5 KAMU GÖREVLİSİNİN YARGILANMALARINA BAŞLANDI
Kırklareli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan ve tamamlanan İddianamede, olay tarihinde görevli Kırklareli İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Bilal Kuşoğlu, Kırklareli İl Özel İdaresi İmar ve Kentsel İyileştirme Müdür Vekili Rahim Zobu, Kırklareli İl Özel İdaresi İmar ve Kentsel İyileştirme Müdür Vekili Yüksel Akış, Kırklareli İl Özel İdaresi Yol ve Ulaşım Hizmetleri Müdürü Ufuk Gürsel ile Kırklareli İl Özel İdaresi Çevre Koruma ve Kontrol Müdürü Hüseyin Ören'in olaydaki kusurlarına yer verildi.İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Bilal Kuşoğlu'nun da aralarında olduğu 5 kamu görevlisi sanıklar hakkında ''olası kast ile öldürme'' suçundan 20 yıldan 25 yıla, ''kasten yaralama'' suçundan 8 yıl 6 aya kadar ceza istendi. İddianamede, sanıkların yüksek riski bilmelerine rağmen 'olursa olsun' düşüncesi ile hareket ettikleri belirtildi. Sanıkların risklerin önüne geçmek için herhangi bir girişimde bulunmayarak ''neticeyi kabul ettikleri'' kaydedilen iddianamede, sel felaketinden olası kast ile sorumlu oldukları değerlendirildi.
KAMU GÖREVLİLERİ OLASI KAST SORUMLUDUR
Kırklareli 1.Ağır Ceza Mahkemesinde görülmeye başlanan ilk duruşma yapılan 5 kamu görevlisinin gerçekleşen olaydan olası kast ile sorumlu oldukları belirtildi.Ağır Caza Mahkeme Başkanı tarafından okunan iddianamede, 'Eylemlerinden dolayı meydana gelen olayda, öngörmekle birlikte gerçekleşmeyeceği düşünülen ve istenmeyen bir neticeden bahsedilemeyeceği, bunun da ötesine geçilerek ve bilinçli taksir unsurları aşılarak, işin oluruna aykırı davranışlar ile kendi kurumlarının denetimi neticesi tespit edilen eksiklerin giderilmemesinin yüksek risk oluşturduğunun bilinmesine rağmen 'olursa olsun' düşüncesi ile hareket ederek ve de bu risklerin önüne geçmek için herhangi bir girişimde bulunmayarak neticeyi kabul ettikleri, bu hali ile gerçekleşen olayda olası kastları ile sorumlu oldukları' ifadelerine yer verildi. 5 Kamu görevlisinin yargılandığı davada 'Olası kast ile ölüme sebebiyet verme' suçunu işledikleri gerekçesiyle 20 yıldan 25'er yıla kadar hapis cezası istendi. Savcılık iddianamesinde ayrıca, şüphelilerin 3 kişinin de yaralanmasıyla ilgili 'Kasten yaralama' suçunu işledikleri gerekçesiyle ceza talep edildi.
SİSLİ VADİYE HİÇ GİTMEDİM
Kırklareli İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Bilal Kuşoğlu savunmasına İl Özel İdaresi Kanun ve yetkilerini okuyarak başladı.Kuşoğlu Mahkeme Başkanı ve Mağdur ailelerinin avukatlarının sorularını cevapladı.İl Özel İdaresi Genel sekreterinin mağdur ailelerin ve avukatlarının sorularını "Bilmiyorum, Hatırlamıyorum,Duymadım o diğer birim Müdürlüklerinin sorumluluğunda" gibi cevaplar vermesi dikkat çekti. Kuşoğlu bir soru üzerine Sisli Vadi bölgesine gitmedim.Yerin varlığını da bölgede meydana sel felaketinin olduğu gün haberdar olduğunu, daha önce bölgeye hiç gitmediğini ve yıkımlarada engel olmadığını ifade etti.Hakkında İsnat edilen suçlamaları kabul etmediğini belirten Kuşoğlu', Mahkeme Başkanının yıkımı neden yapmadınız sorusuna "Yıkılacak yapıların tespitinden sonra yıkım tarihlerinin belirlenerek vatandaşlara tebliğ yazılarını hazırlayıp benim imzamla tebliğ edilmesi sonucu yıkımlar gerçekleşmektedir.Bu konuda gereğini ilgili müdürlükler yapar ben koordine ederim dedi.Mahkeme Başkanının tesisi işleten Bülent Bayrak'ı tanıyıp tanımadığı sorusuna ise "tanımıyorum "dedi.Kuşoğlu görev yaptığı konuda "Ruhsatsız yapı tespiti ve mühürleme işlemleri gerçekleştirilmiştir. Bu süreçte kişisel menfaat sağlama ya da görevi ihmal etme gibi bir durum söz konusu değildir. Yıkım kararları encümen tarafından alınır.Yapıların inşaat faaliyetlerinin ise devam ettiğine ilişkin durumun ilgili birimler tarafından raporlanması gerekiyordu. Bu konuda bilgim yoktu" dedi.Sisli Vadi olarak bilinen tesisin sel felaketinin ardından "turizm amaçlı" kullanıldığını öğrendiklerini belirterek, "Tesise yalnızca afet günü gittim.Sanık avuktalarının ve Mahkeme Başkanının Görkem Gökçe'nin düğün öncesi iş makinelerin Sisli Vadi'de çalıştığı sorusuna ise İl Özel İdaresi iş makinelerinin tesise gönderildiğine ilişkin bilgim yok" diyerek beraatını talep etti.
İl Özel İdaresi İmar ve Kentsel İyileştirme Müdür Vekili Yüksel Akış'ta verdiği ifadede görevi görevi kaçak yapılara izin vermem yada müsade etmem söz konusu değildir.Hakkımdaki suçlamaları da kabul etmiyorum.Ben kamu görevlisi olarak hiçbir kaçak yapıya izin vermediğim gibi kaçak yapıların yıkımına yönelik herhangi bir engellemesinin söz konusu olmadığını söyledi.Akış aksine, "Ruhsatsız yapıların yıkılması için onay verdim. Sisli Vadi olayında ilgili birimlere gerekli talimatları ilettim.Sanık avukatlarının ve Mahkeme Başkanının sorusuna ise Akış Bahse konu SİSLİ VADİ olarak bilinen tesise hiç gitmedim, yolunu dahi bilmem" dedi.
GERGİNLİK YAŞANDI
Duruşma sırasında müşteki Safiye Yaşa ile sanık avukatları arasında gerginlik yaşandı.Mağdur ailelerden Safiye Yaşa Kuşoğlu'nun tutuklanmasını talep etti.Çünkü Kuşoğlu görevde ve çalışanlarına mobing uyguluyor.2 personelini aleyhine ifade verdi diye Vize ilçesine sürdü.O kamu görevlilerinin mahkeme kararıyla geri döndüğünü,bu kişinin görevde olması durumunda delillerinde karartacağını ve mahkemenin seyrini değiştireceğini ifade etti.Yaşa bizler mağdur aileler olarak mahkeme heyetinden Adalet bekliyoruz.Kartalkaya otelinde yaşananlarla burada yaşananlar arasında fark yok.Her ikiside Turizm tesisi.Orada olayda adı geçen Özel İdare ve diğer memurlar tutuklanırken burada neden bırakın tutuklamayı görevden alınma,açığa alınma bile yok diye sordu?.Yaşa ifadesinde, bakın kimler ile uğraşıyoruz diyerek eski bakanlardan Mehmet Ağar'ın aralarında olduğu bir fotoğrafı mahkemeye gösterdi ve emirleri buralardanmı alıyorsunuz diye de sordu.Kuşoğlu'na dönerek seni Vali Osman Bilgin, Süleymen Soylu ve AKP Kırklareli milletvekili koruyor biliyorum. gözlerime bak ben evladını kaybetmiş anneyim diyerek seslenmesi ve sanık savukatınında Yaşa'ya dönerek yarın duruşman var demesi üzerine Safiye Yaşa sinir krizleri geçirdi ve duruşmaya bir saat ara verildi.Yaşa'ya gelen sağlık ekibi ilk müdaheleyi yaptı. Verilen aranın ardından durşma yeniden başladı.Yaşa'nın sakinleşmesinin ardından yeniden salona alınarak mahkeme heyetinden özür diledi.
Verilen aranın ardından Savunmasını yapan Yol ve Ulaşım Hizmetleri Müdürü Ufuk Gürsel, Sorulan soru üzerine "Sisli Vadi'ye hiç gitmedim. Yıkımla ilgili herhangi bir yetkim yoktur" diyerek beraatını istedi.İl Özel İdaresi Çevre Koruma ve Kontrol Müdürü Hüseyin Ören de tesisin ruhsat sürecine ilişkin bilgisinin olmadığını, SİSLİ VADİ olarak bilinen yeri bilmediğini ve hayatında gitmediğini ifade ederek kendisini savundu beraat talebinde bulundu.
İmar ve Kentsel İyileştirme Müdür Vekili Rahim Zobu ise verdiği ifadesinde, teknik eleman ve iş yoğnluğu bakımından zor şartlarda görev alıyoruz.Görev yaptığı süre içiersinde kendisinin eski Kırklareli Valisi Osman Bilgin tarafından nedensiz olarak görevden alındığını kendisinin görevden alınma nedenini hala bilmediğini, bir dönem Belediyede de görev yaptığını ifade ederek görev yaptığı süre içinde kaçak yapılarla ilgili yıkım kararlarını iki kez Genel Sekreter Kuşoğlu'na ilettiğini belirtti.Mahkeme Başkanının Genel sekreter sizin talebinize ne dedi sorusunu ise bakarız, size dönerim dediğini ifade ederek ben "Görevimi layıkıyla yerine getirdim. Sisli Vadi'ye hiç gitmedim.Beraatimi istiyorum" diyerek kendisi savundu.
YIKIM KARARI NEDEN UYGULANMADI?
Mağdur aileler ve avukatları 26.04 2021 tarih 250 sayılı kararda 3 İl genel Meclis üyesinin red oyu verdiği yine 9 Mart 2022 sayılı kararları hatırlattı ve yıkım kararı alındığı halde neden 2.5 ay geciktiğini ve söz konusu yapının yıkılmadığını sordu.İl daimi encümen kararında sizlerin kabul il genel meclis üyelerinin red kararında size Vali Baskı yaptımı?.O karara imza atan kamu görevlileri olarak suçlusunuz ve cazlandırılmalarını talep ederiz dediler. Mahkeme Başkanı sanıklara''Yıkım kararı neden uygulanmadı? Mağdur ailelerde sanıklara Sisli Vadi'ye gittiniz mi sorusuna sanıklar " Sisli Vadi'ye hiç gitmedik, bilmiyoruz" dediler.Mağdur aileler orada yüzlerce kişinin katıldığı düğün yapılmış,Vali Osman Bilgin ve kamu görevlileri gitmiş, tesisle ilgili sosyal medyada ilan reklamlar var ve tesislerde kalanlar var ve sizler oranın varlığından haberiniz yok demeniz hiçte inandırıcı değil diyerek tepki gösterdi.Mahkeme Başkanı ve mağdur aileler sanık kamu personelinin, 2020 yılından itibaren tesisin ruhsatsız yapılaşmasına ve faaliyet göstermesine göz yumdukları, tesisin mührün kırılarak yeniden faaliyete geçmesine yönelik suç duyurusunda bulunmadıkları ve İl Encümeni'nin 23 Mayıs 2022 tarihli yıkım kararını neden uygulamadıkları soruları ise havada kaldı.Sanık savunmalarının ardından, müşteki ve sanık avukatları beyanda bulundu. Safiye Yaşa ve mağdur aileler sanıkların hak ettiği cezayı almasını istediğini söyledi.
'SANIKLARA YURT DIŞI ÇIKIŞ YASAĞI
Verilen aranın ardından Mahkeme Başkanı tarafından karar okundu.Okunan karar gereği tutuksuz yargılanan 5 sanık hakkında yurt dışı çıkış yasağı kararı verildi.Duruşmada ayrıcı Safiye Yaşa, hakkında sanık Bilal Kuşoğlu ve avukatına yönelik hakaret içerikli beyanları nedeniyle Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunulması karar verilip, duruşla 8 Ekim tarihine ertelendi.
İlginizi Çekebilir