Kırklareli’nde 14 Mart Tıp Bayramı Dolayısıyla Tören Düzenlendi.
GÜNDEM
14 Mart Tıp Bayramı nedeniyle Kırklareli Tabip Odası tarafından bir etkinlik düzenlendi.
Atatürk Anıtı’nda düzenlenen programda Tabip Odası yöneticileri tarafından Atatürk anıtına çelenk konulup saygı duruşunda saygı bulunuldu ve ardından da basın açıklaması yapıldı.
Basın açıklamasını Kırklareli Tabip Odası Başkanı Dr.Taner Pehlivan okudu.Pehlivan okuduğu basın açıklamasında, Değerli Dostlar, Değerli Meslektaşlarım, Değerli Basın Emekçileri,
14 Mart, Osmanlı İmparatorluğu’nda modern tıp eğitiminin başladığı gün olarak kabul ediliyor. Ancak, bayramın bugünkü anlamını kazanması 1919 yılında İstanbul emperyalist işgal altındayken Tıp öğrencilerinin işgale karşı bir direniş ve protesto eylemi olarak bugünü kutlamasıyla başlamıştır. O günün üzerinden tam 107 yıl geçti ama dünyamızda ne yazık ki çok bir şey değişmedi.
Hemen yanı başımızda komşumuz İran ağır bir emperyalist saldırı altında, bölgemizde bombalar, füzeler, insansız hava araçları sivil-askeri hedef gözetmeksizin her yere düşebiliyor. Sivil ve askeri kayıplar her geçen gün artıyor.
Emperyalist saldırganlık, okulları ve hastaneleri dahi vurmaktan çekinmiyor. Savaş sadece fiziksel kayıplar yaratmıyor. Tüm bölgede sosyal, ekonomik ve psikolojik açıdan da büyük yaralar açıyor. Biz hekimler için insan hayatı her şeyden önemlidir, ancak görevimiz insan hayatını kurtarmaya da indirgenemez.
DSÖ sağlığı şöyle tarif ediyor. “sadece hastalık ve sakatlığın olmayışı değil, bedensel, ruhsal ve sosyal yönlerden tam bir iyilik halidir”
Bu tanımdan yola çıkarsak barışın bir an önce sağlanmasını ve emperyalist saldırının bir an önce durmasını talep etmek zorundayız.
Evet değerli dostlar; savaşlar, çevresel ve ekolojik yıkım, giderek bozulan gelir paylaşımı, otoriter yönetimler bunların hepsi çok önemli halk sağlığı sorunları olarak karşımızda duruyor.
Demokrasi standartları her geçen gün düşmekte, en temel insan haklarını dahi savunmakta zorlandığımız bir dönemi yaşamaktayız.
Ülkemizde her ay onlarca kadın cinayete kurban gidiyor ve en temel insan hakkı olan yaşam haklarını koruyamıyoruz. İş cinayetleri almış başını gidiyor, hekimlerimizi, öğretmenlerimizi dahi şiddet sarmalından koruyamıyoruz.
Değerli dostlar; bu 14 Mart’ta da bayram gibi kutlayabileceğimiz bir güne uyanmadık ne yazık ki. Bizler bu 14 Mart’ı da 107 yıl öncesinde olduğu gibi bir mücadele günü olarak görüyoruz.
Sağlık alanında yaşanan, şiddet, ekonomik ve özlük haklarımızdaki kayıplar, uzun ve kötü çalışma koşulları, sağlığın giderek özelleştirilmesi ve kamusal sağlık sisteminin zayıflatılması başta olmak üzere pek çok sorunumuz ancak mücadele ile çözülecektir.
TTB uzun yıllardır herkese eşit, ulaşılabilir, ücretsiz, nitelikli sağlık hizmeti talep etmektedir. Bunun yolu da iyi organize edilmiş kamusal bir sağlık sisteminden geçmektedir. Bizler başka bir sağlık sisteminin mümkün olduğuna inanıyor ve dün olduğu gibi bugün de bunun mücadelesini vermeye devam ediyoruz dedi..
İlginizi Çekebilir