CHP İL-İLÇE ÖRGÜTLERİNDEN ZEHİR ZEMBEREK AÇIKLAMA
GÜNDEM"CHP Kırklareli il ve ilçe örgütleri, AK Parti Milletvekili Ahmet Gökhan Sarıçam’ın belediye başkanlarına yönelik 'yolsuzluk' suçlamalarına zehir zemberek bir basın açıklamasıyla yanıt verdi: 'Hukuksuzluğu normalleştirmeyeceğiz!'" dedi.
CHP Kırklareli İl Başkanı Av.Bora Terzi ve ilçe Başkanlarının imzaladığı ortak basın açıklamasında,27.01.2026 Tarihinde AKP Kırklareli Milletvekili Ahmet Gökhan SARIÇAM partisinin il danışma kurulu toplantısında Cumhuriyet Halk Partili seçilmiş belediye başkanlarını, haklarında kesinleşmiş bir mahkeme kararı olmamasına rağmen siyasi ahlaktan yoksun bir şekilde hırsızlık ve yolsuzluk yapmakla itham etmiştir.
Maalesef, AKP Kırklareli Milletvekili SARIÇAM zaman zaman haddini ve maksadını aşan laflar etmekte, dilinin ayarını kaçırmaktadır. Geçen sene bu zamanlar yine yaptığı bir açıklamada doktorları ve sağlık çalışanlarını hedef göstermiş, yapmış olduğu açıklamalar o kutsal mesleği icra eden sağlık çalışanlarını derinden üzmüştür.
Bir kere, hırsızlık ve yolsuzluk kelimelerinin yanına en çok yakışan partinin hangi parti olduğunu Milletimiz çok iyi bilmektedir.
Ülkemiz, hukuk devletinin askıya alındığı, seçme ve seçilme hakkının gasp edildiği karanlık bir dönemden geçmektedir. Cumhuriyet Halk Partili belediye başkanlarımıza yönelik başlatılan hukuk dışı operasyonlar ve tutuklama kararları; sadece şahıslara değil, doğrudan milletin iradesine ve sandığa yapılmış bir darbedir.
Belediye başkanlarımız, yıllar öncesine dayanan asılsız iddialarla ya da hukuken geçerliliği olmayan gerekçelerle özgürlüklerinden alıkonulmaktadır. Yargı, bağımsızlığını yitirmiş; iktidarın kaybettiği belediyeleri "yargı eliyle" geri alma stratejisinin bir parçası haline getirilmiştir.
Tutuklama kararlarının hemen ardından belediyelerimize kayyum atanması, iktidarın "demokrasi hazımsızlığının" en somut kanıtıdır. Halkın seçtiği meclisleri devre dışı bırakmak, belediye koridorlarını halka kapatmak bir yönetim biçimi değil, bir dayatmadır. Bizler bu hukuksuzluğu kanıksamayacağız, normalleştirmeyeceğiz!
Sandıkta halkın teveccühünü kazanan, şehirlerini şeffaf ve dürüst bir şekilde yöneten belediye başkanlarımızın hedef alınması tesadüf değildir. İktidar, ve iktidar mensupları halkın sorunlarına çözüm üretemedikçe; başarılarıyla göz dolduran Cumhuriyet Halk Partili belediyeleri algı operasyonlarıyla yıpratmaya çalışmaktadır. Ancak bilinmelidir ki; demokrasi, mahkeme koridorlarında değil, sandık başında tecelli eder. Cesaretiniz varsa getirin sandığı vatandaşımız versin kararını.
Bugün Ülkemiz, tarihinin en derin ve en sistematik ekonomik çöküşlerinden birini yaşamaktadır. AKP iktidarının yıllardır uyguladığı bilime aykırı ekonomi politikaları, toplumun geniş kesimlerini "Derin Yoksulluk" adı verilen bir hayatta kalma mücadelesine mahkûm etmiştir.
2026 yılının ilk verileri, acı tabloyu tüm çıplaklığıyla gözler önüne sermektedir. Bugün dört kişilik bir ailenin sağlıklı dengeli ve yeterli beslenebilmesi için gereken harcama tutarı(açlık sınırı) 30 bin TL’yi, insanca yaşayabilmesi için gereken yoksulluk sınırı ise 98 bin TL’yi aşmıştır. Belirlenen asgari ücret daha işçinin cebine girmeden açlık sınırının altında kalmış; milyonlarca emeklimiz ise "diri diri tabuta konulurcasına" 25 bin TL bandındaki maaşlarla mucize yaratmaya zorlanmıştır.
Ülkemizde çocuklar okullarına aç gitmekte, yetersiz beslenme nedeniyle fiziksel ve zihinsel gelişimlerini tamamlayamamaktadır. Gençlerimiz, bir gelecek kurma umudunu tamamen yitirmiş, durumdadır. Derin yoksulluk, artık nesilden nesile aktarılan kronik bir yoksulluk sarmalına dönüşmüştür.
Halkımız çöpten rızık toplarken, pazarların atıklarını beklerken; iktidar sahipleri lüks içindeki yaşamlarından, saray harcamalarından ve yandaş müteahhitlere aktarılan milyarlardan taviz vermemektedir. "Vergide adalet" rafa kalkmış, fatura her zamanki gibi işçiye, memura, emekliye ve esnafa kesilmiştir.
Hal böyle iken, Ülkeyi yöneten iktidar partisinin milletvekili olan Ahmet Gökhan SARIÇAM, Ülkenin temel sorunlarına çözüm üretmek, vatandaşların ekonomik durumlarını iyileştirmek, vatandaşlarımızın refah seviyesini yükseltecek çalışmalar yapmak yerine, yapmış olduğu konuşma ile seçilmiş belediye başkanlarımıza iftira atmakta, hukukun ve insan haklarının temel ilkelerinden olan masumiyet karinesi ve lekelenmeme hakkını ayaklar altına almaktadır.
En büyük mahkeme halkın vicdanıdır. Vatandaşlarımız, sandık önüne geldiğinde en doğru kararı verecek, kendisine yaşatılan bu yoksulluğun, sofrasından çalınan her lokmanın hesabını soracaktır.
Bu derin yoksulluk Türkiye’nin kaderi değildir; bu bir tercih meselesidir. Cumhuriyet Halk Partililer olarak bizler bu tercihi halktan yana değiştirmeye kararlıyız!
İlginizi Çekebilir