"BÜYÜYEN SU KRİZİ VE TRAKYA'YA ETKİSİ " PANELİ YAPILDI
GÜNDEMKırklareli TMMOB ( Türk Mühendisler ve Mimarlar Odası) Kırklarei Kent Konseyi ve Belediye Başkanlığının katkılarıyla, Dr. Akgün İlhan'ın panelist olarak katıldığı "BÜYÜYEN SU KRİZİ VE TRAKYA'YA ETKİSİ " konulu paneL Kırklareli AKM salonunda yapıldı.
Açılış, saygı duruşu ve İstiklal Marşının okunması ile başlayan panelin açılış konuşmasını Kent Konseyi Başkanı d.t. Yasemin Ertaş yaptı.Ertaş konuşmasında,Bilindiği gibi; içinde bulunduğumuz yüzyılın en önemli sorunlarından biri, temiz su kaynaklarının hızla azalması, suya erişimin zorlaşması ve su yoksulluğunun, kirliliğin giderek artmasıdır dedi. Ertaş,Türkiye’nin cenneti Kaz dağlarının %79’u, ormanların %80’i, korunan alanların % 55’i, endemik türlerin olduğu doğal alanların % 95’i tarım alanlarının % 78’i maden şirketlerine ruhsatlanmış durumda Tokat’ın %46’sı, Karaman’ın %55’i , Tunceli-Erzincan’ın %52’si, Tekirdağ-Kırklareli ‘nin %65’i, Zonguldak-Bartı’ın %72’sş, Karaman’ın %58’i, Eskişehir ‘in %71’i, Afyon’un %52’si , Muğla’nın % 59 maden ruhsatlı Dahası var. Samsun, Artvin, Yalova, İzmir, Gaziantep, Kastamonu, Çorum , Kütahya, Mersin , Gümüşhane, Bingöl , Karabük, Bursa, Antalya’nın ormanları artık orman değil ! Türkiye bilinçli bir yok oluş içindeyken;
Soruyorum sizlere bu yapılanlar Türkiye ekonomisinin kalkınması , sanayi için mi , yoksa ruhsat ekonomisine gelir yaratmak için mi ? Türkiye gerçek anlamda madencilikten kazanıyor mu? diye sordu.?
TMMOB il Koordinasyon Kurulu Kırklareli il sekreteri Dr.Erol Özkan da konuşmasında,TMMOB İKK olarak düzenlediğimiz bu panele başta hocamız Dr. Akgün İlhan olmak üzere tüm katılımcılara çok teşekkür ederiz dedi.Özkan konuşmasında, Ayrıca konferansın hazırlığında katkı koyan ve destek olan tüm arkadaşlarına teşekkür etti.
Özkan konuşmasında,Özetle; Dünya Su Günü, Dünya Meteoroloji Günü, Dünya Ormancılık Gününün tarihçesinden, anlam ve gerekçelerinden bahsetti. Dünya'daki ve ülkemizdeki su varlığından, tatlı suyun kıtlığı ve bu suya erişim zorluğu ve bunun yarattığı yaşam ve sağlık sorunlarından, ķuraklık ve iklim değişikliğinden, bu nedenle de su kaynaklarını korumanın öneminden, su tasarrufunun gerekliliğinden, gıdaya erişim için suyun öneminden, tarımda ve sanayide su kullanımı, doğal yağışların çeşitli yöntemlerle değerlendirilerek içnecsuyu haricindeki kullanıma yönlendirilmesi vb konulardan söz etti.
Panele panelist olarak katılan Dr. Akgün İlhan da konuşmasında, Kent Konseyi Başkanı ile TMMON İKK Sekreteri çok güzel açıklamalar yaptı.Bende o açıklamalara ilave olarak su krizinin toplum içinde eşit yaşanmadığına dikkat çekerek, “Su krizini herkes aynı şekilde ve şiddette yaşamıyor. Özellikle kadınlar ve kız çocukları, düşük gelirli gruplar ve bakım emeğini üstlenenler bu krizden çok daha ağır etkilenebiliyor bu konuya dikkat çekmek isterim ” dedi.Dr. Akgün İlhan konuşmasında, Kent Konseyi Başkanı ile TMMON İKK Sekreteri çok güzel açıklamalar yaptı.Bende o açıklamalara ilave olarak su krizinin toplum içinde eşit yaşanmadığına dikkat çekerek, “Su krizini herkes aynı şekilde ve şiddette yaşamıyor. Özellikle kadınlar ve kız çocukları, düşük gelirli gruplar ve bakım emeğini üstlenenler bu krizden çok daha ağır etkilenebiliyor bu konuya dikkat çekmek isterim ” dedi.
SU BİR İNSAN HAKKIDIR
Türkiye’de su politikalarının artık değişmesi gerektiğine işaret eden İlhan, suyun bir insan hakkı olarak ele alınmasının politika önceliklerini değiştireceğini belirtti. “Suyu bir insan hakkı olarak ele almak, Türkiye’de su politikalarının yalnızca arzı artırmaya ve altyapı yatırımlarına odaklanması yerine, suya adil ve güvenli erişimi merkeze almasını gerektirir. Böylece politika önceliği sadece daha fazla su temin etmek değil, kırılgan hanelerin, kadınların, çocukların, yaşlıların ve yoksul kesimlerin su hizmetine eşit biçimde erişmesini sağlamak olur dedi.”
SU TÜKETİMİNE DİKKAT EDİLMELİ
İlhan’ın verdiği bilgilere göre,Avrupada yağmur sularının, apartmanlarda ve işyerlerinde kullanılan suların bir yerde depo edilerek tekrar damıtılarak başta tarım ve çeşitli alanlarda kullanılarak aynı tüketilen suyun devir daim yapılması ile tüketiminde azaltılabileceğinde dikkat çekti.Bu uygulama hem su maliyetlerini, enerji tüketimide azaltarak suyun verimliliğide arttılabilir.Su politikalarında temel nedenlerinden biri veri eksikliği. İlhan bu durumu şu sözlerle ifade etti: “Bunun temel nedeni, su politikalarının mühendislik ve arz güvenliği odaklıyken, suyun hane içi kullanımının, bakım emeğinin ve zaman maliyetinin politika radarının dışında bırakılması. Suyun bu yönü ölçülmüyor. Ölçülmeyen şey de yönetilmiyor.”
“EŞİTSİZLİK DERİNLEŞECEK”
İlhan verilere dayandırdığı İklim kriziyle birlikte bu eşitsizliklerin daha da derinleşeceğine dikkat çekerek özellikle kırılgan grupların daha büyük risk altında olduğunu belirtti. İlhan’ın verdiği bilgilere göre önümüzdeki dönemde suya erişim çok daha kritik bir mesele haline gelecek: “Önümüzdeki yıllarda iklim değişikliğinin şiddetlenmesi ve beraberinde artan su stresi, suya erişimdeki eşitsizlikleri derinleştirecek. Kuraklık, aşırı yağışların neden olacağı seller, sıcak dalgaları, aşırı iklim olaylarının neden olacağı altyapı sorunları ve hizmet kesintileri, artan maliyetler suya erişimde mevcut sosyal eşitsizlikleri büyütecek. dedi.”
Yapılan sunum ve konuşmalarda, Trakya’da çevre ve su kaynaklarına ilişkin endişelerin giderek arttığı uzmanlar ve bölge temsilcileri, temiz su kaynaklarının hızla azaldığına, kirliliğin ise etkin önlemler alınmadığı için büyüdüğüne dikkat çekildi. Yeni plan değişikliklerinin çevreyi korumak yerine, havzalara ek yük getirdiği ve kirliliği artırabileceği ifade edildi.Bölgenin verimli tarım alanlarının, iklim krizi ve kontrolsüz sanayileşme nedeniyle tehdit altında olduğu belirtilirken; sürdürülebilir, bilimsel ve toplumsal mutabakata dayalı bir çevre planının acil ihtiyaç olduğu vurgulandı.
MADENCİLİK FAALİYETLERİ DE TARTŞMA KONUSU
Türkiye genelinde geniş alanların maden ruhsatına açıldığına dikkat çekilerek, mevcut uygulamaların doğaya zarar verdiği ve bu yöntemlerle kalkınmanın mümkün olmadığı savunuluyor. Su havzaları, ormanlar ve tarım alanlarının geri dönüşü olmayan şekilde tahrip edildiği uyarısı yapılıyor.Uzmanlar, çevre sorunlarının yalnızca teknik değil, aynı zamanda toplumsal bir mesele olduğuna işaret ediyor.
Panelde konuşan İstanbul Politikalar Merkezi’nden Dr. Akgün İlhan, su krizinin toplumda eşit yaşanmadığını belirterek, özellikle kadınlar, çocuklar ve düşük gelirli kesimlerin daha fazla etkilendiğini söylüyor.Çevre savunucuları ise çağrısını net ifade ediyor: Doğal varlıkların rant uğruna feda edilmemesi, bilim ve hukuk temelinde sürdürülebilir politikaların hayata geçirilmesi ve tüm kesimlerin ortak hareket etmesi gerekiyor. Aksi halde, hem doğa hem de gelecek nesiller için ağır sonuçlar kaçınılmaz olabilir dedi.
Panel daha sonra soru cevap şeklinde bilgilendirilmesinin ardından çekilen aile gotoğrafı ile sona erdi..
İlginizi Çekebilir