“BİZ SUSMAYACAĞIZ, GERİ ADIM ATMAYACAĞIZ”
GÜNDEMİğneada Sisli Vadi’de 6 kişinin hayatını kaybettiği, 3 kişinin yaralandığı sel felaketine ilişkin 5 kamu görevlisinin yargılandığı davanın ikinci duruşması öncesinde mağdur aileler adliye önünde basın açıklaması yaptı. Çiçek Dinç ve Safiye Yaşa, adalet mücadelelerini sonuna kadar sürdüreceklerini belirterek yetkililere çağrıda bulundu.
Kırklareli’nin İğneada beldesindeki Sisli Vadi’de 2023 yılında meydana gelen, 6 kişinin hayatını kaybettiği ve 3 kişinin yaralandığı sel felaketine ilişkin açılan davanın ikinci duruşması, Kırklareli 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.
Duruşma öncesinde mağdur aileler, Kırklareli Adliyesi önünde bir araya gelerek basın açıklaması yaptı. Felakette kız kardeşini kaybeden Çiçek Dinç ile doktor kızını ve damadını kaybeden Safiye Yaşa, yaptıkları açıklamalarda adalet taleplerini dile getirerek sorumluların hesap vermesini istedi.
ÇİÇEK DİNÇ: “BİZ SUSMAYACAĞIZ, GERİ ADIM ATMAYACAĞIZ”
Basın açıklamasında ilk olarak söz alan, sel felaketinde kız kardeşini kaybeden mağdur ailelerden Çiçek Dinç, yaşananların yalnızca bir dosyadan ibaret olmadığını belirterek adalet çağrısında bulundu.
Dinç, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Değerli basın mensupları ve yüce Türk milleti;
İğneada Sisli Vadi’de toprak altında kalanlar sadece bedenler değildi; bu ülkenin adalete olan inancı, vicdanı ve insan onuruydu! Bugün bu adliye koridorlarında, o tozlu rafların arasında dönen dosyaların üzerinde sadece sayılar, sadece harfler yazıyor olabilir. Ama o dosyaların içinde bizim canlarımız var! Analarımız, babalarımız, evlatlarımız var! Onlar birer rakam, birer kuru dosya numarası değildir! Her biri bir candı, bir hayattı, bir gelecekti ve o gelecek, göz göre göre gelen kamu ihmalleriyle ellerimizden sökülüp alındı!
Buradan yargının saygın temsilcilerine, vicdan sahibi hâkim ve savcılara sesleniyoruz: Önünüzdeki dosyaya sadece bir evrak olarak bakmayın! O dosya, dere yatağına kaçak yapılar kurulurken kör taklidi yapanların, yıkım kararlarını sümen altı edenlerin, denetim görevini koltuk konforuna değişenlerin suç vesikasıdır!
Yargı makamlarından beklentimiz, hiçbir gücün, hiçbir unvanın ve hiçbir makamın gölgesinde kalmadan, bu katliama resmî yollarla davetiye çıkaran her bir kamu görevlisine hak ettiği en ağır cezayı vermesidir. Adalet, güçlüyü koruma mekanizması değil; mazlumun hakkını teslim etme terazisidir!
O vadideki cinayetin altında imzası olan, ihmali olan, sessiz kalarak bu suça ortak olan tüm sorumlulara da açıkça haykırıyoruz: Koltuklarınızın arkasına, bürokratik zırhlarınızın içine saklanamayacaksınız! Canlarımızı bizden alan o sorumsuzluğun hesabını kanun önünde sonuna kadar vereceksiniz! Bizi davalarla korkutabileceğinizi, acımızı susturabileceğinizi sanıyorsanız gaflet içindesiniz.
Biz susmayacağız! Biz geri adım atmayacağız! Adalet tecelli edene, canlarımızın hesabı sorulana kadar bu meydanlar da adliye koridorları da bizim adalet nöbetimiz olacaktır!
Canlarımızın hesabı sorulacak, adalet yerini bulacak!”
SAFİYE YAŞA: “BİZİ TEHDİT EDEREK DAVADAN VAZGEÇİREMEZLER”
Çiçek Dinç’in ardından, sel felaketinde doktor kızını ve damadını kaybeden Safiye Yaşa da basın açıklaması yaptı. Adalet arayışlarını sürdürmek için yeniden Kırklareli’nde olduklarını belirten Yaşa, kendilerinin tehdit edildiğini ve davadan vazgeçmeye zorlandıklarını öne sürdü.
Yaşa, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Dün olduğu gibi bugün de adalet talebimiz için Kırklareli’ndeyiz. Dün mahkeme öncesinde davayla ilgili savcılığa bir dilekçe verdik. Bizi yıldırmaya, korkutmaya çalışıyorlar. Aralarında kamu görevlilerinin de bulunduğu kişiler tarafından ölümle tehdit ediliyoruz. ‘Bize bu davadan vazgeçin, aksi takdirde sizin için iyi olmaz’ şeklindeki tehditlerle bizi korkutmaya, yıldırmaya ve davadan vazgeçmeye zorluyorlar.”
Adalet arayışlarından vazgeçmeyeceklerini vurgulayan Yaşa, mücadelenin kimlere dokunursa dokunsun sonuna kadar devam edeceğini belirterek, “Herkes şunu bilsin ki adalet arayışımızın sonu ne olursa olsun, kime dokunursa dokunsun bu mücadelemizi sonuna kadar sürdüreceğiz. Gülistan Doku örneğinde olduğu gibi, kamu görevlileri ve işin içinden kimlerin çıktığını hepimiz gördük. Biz de bu davada soruşturmayı yürüten, delilleri cesurca ortaya koyan kamu görevlilerinin, hâkim ve savcıların olduğuna inanıyoruz. İnanmak istiyoruz. Mücadelemizi adalet yerini bulana kadar sürdüreceğiz” dedi.
“HSK MÜFETTİŞİ GELMELİ”
Açıklamasında tehdit iddialarını ve soruşturma sürecine ilişkin endişelerini de dile getiren Safiye Yaşa, Kırklareli Cumhuriyet Başsavcısı dâhil çeşitli yetkililer tarafından kendilerinin davadan vazgeçmeye zorlandığını ileri sürdü. Yaşa, Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürü Hazım Aslancı ile ilgili kendilerine çok sayıda e-posta geldiğini belirterek bu mesajların araştırılması gerektiğini savundu.
Kendilerine gelen e-postalar konusunda yaptıkları başvurulardan sonuç alamadıklarını öne süren Yaşa, Kırklareli Adliyesi’nin ve Siber birimlerinin söz konusu mesajları bulamadığını ifade etti.
“Benim devletim güçlüdür” diyen Yaşa, yaşananların aydınlatılması için Hâkimler ve Savcılar Kurulu (HSK) müfettişlerinin Kırklareli’ne gelmesi gerektiğini söyledi.
Yaşa, açıklamasını şu sözlerle sürdürdü:
“Buraya acilen HSK müfettişi gelmeli. Müfettiş gelmezse kimse burada adalet çıkacak diye beklemesin. Pazartesi gününden itibaren yeni gelişmeler olacak. Biz şimdiye kadar konuştuk ama artık toprak konuşacak. Toprak nasıl konuşur göreceksiniz.”
AİLELERİN ADALET MÜCADELESİ SÜRÜYOR
İğneada Sisli Vadi’de yaşanan ve 6 kişinin hayatını kaybettiği sel felaketine ilişkin davanın ikinci duruşması öncesinde yapılan açıklamalarda mağdur aileler, sorumluların ortaya çıkarılmasını ve adaletin sağlanmasını istedi.
Aileler, açıklamalarında kamu görevlilerine yönelik ihmal ve tehdit iddialarını gündeme getirirken, adalet arayışlarından vazgeçmeyeceklerini ve süreci takip etmeyi sürdüreceklerini vurguladı.
İlginizi Çekebilir