© Manşet Haber Gazetesi 2021

6284 Sayılı Kanun Etkin Ve Eksiksiz Uygulansın

Türkiye Barolar Birliği Kadın Hukuku Komisyonu (TÜBAKKOM) üyeleri 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü nedeniyle Kırklareli Adliye binası önünde bugün saat 11.00 de bir basın açıklaması gerçekleştirdi.
Adliye binası önünde yapılan basın açıklamasını Kırklareli Barosu Yönetim Kurulu Üyesi ve  Kadın Hukuku Komisyonu Başkanı Av.Ilgaz Lale Kocakundakçı okudu.Kocakundakçı okuduğu basın açıklamasında,
8 Mart’ta Hukukun Terazisi: Kadınların Yaşam Hakkı İçin,
8 Mart; kadınların eşitlik, özgürlük ve adalet mücadelesinin tarihsel hafızasını temsil eden uluslararası bir gündür.
Kadınların yaşam hakkı, şiddetten uzak bir hayat sürme hakkı ve eşit yurttaşlık hakkı tartışmaya açık değildir. Bu haklar, Anayasa ve tarafı olduğumuz uluslararası insan hakları sözleşmeleriyle güvence altındadır. Ancak bugün Türkiye’de kadınlar;
– Erkek şiddeti karşısında yeterince korunamadıkları,
– Ekonomik eşitsizliklerle derinleşen yoksullukla mücadele ettikleri,
– Siyasal ve kamusal temsilde geri bırakıldıkları,
– Hak arama süreçlerinde yapısal engellerle karşılaştıkları bir tabloyla karşı karşıyadır.
Bu 8 Mart’ı, aramızda olmayan kadınların gerçeğiyle karşılıyoruz.Koruma talep ettiği hâlde korunamayan, defalarca başvurduğu hâlde etkili tedbir sağlanamayan, hakkında uzaklaştırma kararı bulunduğu hâlde yaşam hakkı güvence altına alınamayan kadınların sorusu hâlâ ortadadır: Mekanizmalar neden işlemedi?
Kadına yönelik şiddet münferit değildir; önlenebilir olduğu hâlde önlenmeyen her vakada kamusal sorumluluğu da gündeme getiren ağır bir insan hakları ihlalidir. Yaşam hakkı yalnızca müdahale etmeme yükümlülüğü değil, aktif ve etkili koruma sorumluluğunu da içerir.
Her kadın cinayeti, koruma sisteminin nerede aksadığını sorgulamamızı zorunlu kılar.
Her şüpheli kadın ölümü, etkin ve bağımsız soruşturma yükümlülüğünü hatırlatır.
Her cezasızlık algısı, şiddeti besleyen zemini güçlendirir.
6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun, şiddetle mücadelede temel hukuki dayanaklardan biridir. Ancak kanunun etkin uygulanmaması, koruma kararlarının yeterince izlenmemesi ve yaptırımların caydırıcılığının zayıflaması ciddi bir sorundur. Hukuk metinlerinin varlığı tek başına yeterli değildir; esas olan, kararlı ve bütüncül uygulamadır.
İstanbul Sözleşmesi artık yürürlükte olmasa da, kadına yönelik şiddetle mücadelede devletin uluslararası insan hakları hukukundan doğan yükümlülükleri devam etmektedir. Şiddeti önleme, koruma sağlama, etkin soruşturma yürütme ve veri temelli politika geliştirme sorumluluğu ortadan kalkmamıştır.
Etkili veri toplama ve şeffaf paylaşım mekanizmaları kurulmadan, bağımsız izleme süreçleri işletilmeden ve toplumsal cinsiyet eşitliği perspektifi tüm kamu politikalarına entegre edilmeden kalıcı çözüm üretilemez.
Kadınların ekonomik güçlenmesi; güvenceli istihdam, eşit işe eşit ücret ve bakım yükünün kamusal politikalarla paylaşılmasıyla mümkündür. Siyasal temsilde eşitlik ise demokrasinin vazgeçilmez koşuludur.
Türkiye Barolar Birliği Kadın Hukuku Komisyonu (TÜBAKKOM) olarak;
– 6284 sayılı Kanun’un etkin ve eksiksiz uygulanmasını,
– Koruma kararlarının sistematik biçimde izlenmesini,
– Şiddet vakalarına ilişkin şeffaf ve düzenli veri paylaşımını,
– Etkin soruşturma ve cezasızlıkla mücadele mekanizmalarının güçlendirilmesini,
– Kadınların adalete erişiminin önündeki engellerin kaldırılmasını talep ediyoruz.
8 Mart’ta bir kez daha vurguluyoruz:
Yaşam hakkı korunamadığında eşitlikten söz edilemez.
Şiddet karşısında suskunluk tarafsızlık değil, sorumluluktur.
Adalet ertelenemez.
Mücadelemiz, kadınların yaşam hakkı ve eşit yurttaşlık hakkı tam olarak güvence altına alınana kadar sürecektir dedi.

İlginizi Çekebilir

TÜM HABERLER