Türkiye-Arabistan-Pakistan, Mekke antlaşmasını imzaladılar. Bu üç devlet, bu antlaşma ile, ekonomik ve askeri alanlarda işbirliği yapacaklarını, birine yönelecek askeri tehdidin hepsine yönelmiş sayacaklarını, ortak tepkiler vereceklerini, bu antlaşmayı, Ortadoğu’da, güvenlik ve barış için yaptıklarını, özel olarak belli bir kesime ve gruba karşı olmadıklarını, masum bir antlaşma olduğunu belirttiler. Acaba gerçekten masum mu?
Emperyalist haydutluk sisteminin elebaşı Tramp haydutu ve Siyonist Netanyahu katilinin, bütün bölgeyi felakete sürükledikleri, İran savaşının bütün hızıyla sürdüğü bir dönemde, doğrudan ABD işbirlikçisi ve Tramp dostu üç devlet yöneticilerinin imzalamış olması ve zamanlama dikkat çekici. Ayrıca, ABD adına, Ankara’ya büyükelçi olarak atanan, ama gerçekte Ortadoğu’yu sömürge valisi yetkisiyle bölgeyi gezen, Tom Barak adlı CIA ajanı, aylardır bölgede gezerek, Genişletilmiş BOP temelinde, her işbirlikçi iktidara görevler verdiği bir dönemde bu anlaşma yapılıyor. Diğer yandan, ABD de Tramp katili, İsrailde Netanyahu canisi seçime gidiyorlar ve durumları parlak görünmüyor. Böyle bir dönemde yapılan Mekke anlaşması için yapılan, barış, kardeşlik vb güzellemeleri pek de inandırıcı olmuyor.
BOP, ABD emperyalist haydutluğunun, Kuzey Afrika’dan Ortaasya’ya kadar, egemenliği ile, İsrail Siyonizminin, Ortadoğu bölgesinde, genişlemesini ve güvenliğini sağlamayı amaçlayan Emperyalist bir projedir. ABD bu projeyi, kendisi doğrudan askeri güç kullanarak yaptığı gibi, işbirlikçi bölge ülkelerinin, kukla yönetimlerinin, halklarına ve bölgeye ihanetlerini sağlayarak gerçekleştiriyor. Arap baharı masalıyla, Libya’dan Irak’a kadar ele geçirdi. BOP engelsiz ilerlerken, İran engeli ile karşılaştılar. ABD, emperyalist işgal ve bölgenin yeraltı yerüstü kaynaklarının sömürülmesi için, İran engelini aşması gerekiyor. Bunun için, işbirlikçi bölge ülkelerinin, ABD/İsrail lehine, bu alçak sömürge savaşına destek için, bu ülkelerdeki askeri üstleri ve tesisleri kullanıyor, kullandırıyor. Bununla yetinmiyor. Uzun vadede, ABD’nin istila ve sömürüsünün devamı için, işbirlikçi bölge ülkelerinin, gerektiğinde ABD çıkarı uğruna, savaşa dahil olmaları için, çeşitli adlar altında, ortak kurumlar oluşturmalarını planlıyorlar. Ortadoğu coğrafyasında, Müslüman Arap ülkeleri, ne yazık ki, ulus ve ulusal devletler değil, kabile/ aşiret devletçikleridir. Bu devletler, birinci paylaşım savaşı sonrası, İngiliz emperyalizmi tarafından kurulup, himaye edilmiş, ikinci paylaşım savaşından sonra da, galip gelen ABD emperyalizmi tarafından himaye edilen, her alanda emperyalizmin ileri karakolları niteliğindeki devletlerdir. Buralarda siyallaşan din kuralları geçerli olduğundan, emperyalistler buralarda, dinci yapı ve kurumları öne çıkardılar. Bu gün gerçekleştirilmeye çalışılan, Mekke anlaşması, Bedir Mutabakatı vb adlarla oluşturulacak yapılar, bu zihniyetin ürünüdür. AKP siyasal dinci-islamcı iktidarı da, Türkiye’yi bu maceraya ortak etmek istiyor.
Mekke anlaşması, NATO’nun Ortadoğu’daki yansıması ve yedeğidir. NATO gibi savaş örgütü olacaktır. Çünkü, anlaşma maddelerine göre, taraflardan birine saldırana, savaş açana karşı, diğer üyeler de, topluca savaşa gireceklerdir. NATO üyelerinde olduğu gibi. Şimdi işi güncelleyelim. ABD ve İsrail katil çeteleri, İran’a saldırıyorlar, vahşet yaratıyorlar. ABD ve İsrail, bir yandan, doğrudan kendi savaş araçlarını kullanırken, diğer yandan da, bölgedeki sözde bağımsız, gerçekte iliğine kadar ABD’ye bağlı işbirlikçi ülkelerdeki, askeri üsleri kullanıp saldırıyor. Şimdi, İran veya saldırılan bir başka ülke, doğal ve haklı olarak, o ülkedeki, örneğin Arabistan’daki üstlere saldıracak. Bu durumda, Mekke anlaşmasına göre, Türkiye ve Pakistan da, savaşa katılması gerekiyor. Diğer yandan ,Türkiye bir NATO üyesidir. NATO’nun 4.-5. Maddelerine göre, Türkiye’nin yanında savaşa girmesi gerekecek. ABD haydutluğunun çıkarı için, bütün bölge ve hatta dünya, ateşe atılmış olacak. Bu gün değilse yarın, aynen böyle olacak. Bu bir kabus projesidir. Çünkü, ABD haydutluğu, savaşları kendi topraklarının dışında sürdürmek ve bölgede kendisi için ölecek askerler istiyor. Bunun en kolay yolu da, Türkiye dahil, Ortadoğu’daki sözde Müslüman ülkeler olacaktır. İktidarın, Mekke anlaşmasına düzdüğü güzellemeler, bu felaket senaryosunu gizlemek içindir, gerisi boş laftır.
ABD, İkinci dünya savaşı sonrası, nasıl ki, komünizm tehlikesi var diye, Yeşil Kuşak teorisi ile Sovyetler Birliği’ni, dinci-islamcı ülkeleri kullanarak çevrelemeye çalıştıysa, şimdi de, BOP ile, yine islamcı-dinci ülkeleri kullanarak, Rusya, Çin, Hindistan vb ülkeleri çevrelemeye çalışıyor. Mekke anlaşması, Bedir Mutabakatı, veya başka bir dini kavramlarla oluşturulacak islamcı yapılar, gerçekte barış için değil, başta ABD olmak üzere emperyalizmin ve İsrail Siyonizmin, sömürgeciliğini ve soygununu gizlemeye yöneliktir, maskedir.
Türkiye Cumhuriyetinin temel politikası ‘’YURTTA BARIŞ, DÜNYADA BARIŞ’’TIR. Türkiye’nin, Halkımızın, AKP saray iktidarının, yeni Osmanlıcılık hayalleriyle, emperyalizme yedeklenerek, ABD ve İsrail sömürgeciliği için Arabistan çöllerinde ve Ortadoğu bataklığında ölüme sürüklenecek, askeri ve çocukları yoktur. BİRLİKTE HAYKIRALIM.. SAVAŞA HAYIR…